Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE

Kuşakların paraya bakışı: Çalışmak artık gelecek vaat ediyor mu

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Baby Boomer’dan Z Kuşağına: Paranın Değişen Anlamı

Çalışmanın güvence olduğu dönemden, çalışmanın geleceği garanti etmediği döneme…

Bir kuşağın paraya bakışını yalnızca karakteriyle açıklayabilir miyiz?

Belki de hayır. Çünkü para, yalnızca cebimizde taşıdığımız bir değer değil; içinde büyüdüğümüz ekonomik dönemin de hafızası.

Bugün emekli olduğu halde çalışan bir insanla çalışma hayatına yeni başlayan genç bir insanın paraya ve işe aynı gözle bakmasını bekliyoruz. Oysa aralarında yalnızca yaş farkı yok. Farklı ekonomik dönemlerde yetiştiler.

Hikâyeyi anlamak için 1970’lere dönmek gerekiyor.

Türkiye 1970’lerde yüksek enflasyon ve ekonomik dalgalanmalarla mücadele ediyordu. TCMB verilerine göre 1970’lerde ortalama enflasyon %32,2 seviyesindeydi. 1978’de %53,3’e, 1979’da %62’ye çıkan enflasyon 1980’de %101,4’e ulaştı.

Bu dönemin içinde yetişen Baby Boomer ve X kuşağı için para öncelikle güvenceydi.

“Ne iş olsa yaparım.”

“Az para da olsa paradır.”

“Yeter ki iş olsun.”

Bu cümleler bugün bize eski moda gelebilir. Fakat ekonomik şartları düşündüğümüzde oldukça anlaşılır. Para; ev, eğitim, çocukların geleceği ve kötü günler için güvenceydi. Çalışmak ise hayat kurmanın temel yoluydu.

Sonra 2001 krizi geldi.

Türkiye ekonomisinin %5,8 küçüldüğü bu kriz, çalışma hayatında ve hane bütçelerinde derin izler bıraktı. Fakat kriz sonrasında ekonomi ve özellikle enflasyon cephesinde önemli bir kırılma yaşandı.

2002’de yıl sonu enflasyonu %29,7 iken 2004’te %9,3’e, 2005’te %7,7’ye geriledi. 2010’da %6,4, 2012’de %6,2 ve 2013’te %7,4 seviyeleri görüldü.

Y kuşağının önemli bölümü çalışma hayatına işte bu görece daha düşük enflasyon döneminde girdi.

Dolayısıyla ekonomik hafızası önceki kuşaklardan farklı oluştu.

Soru artık yalnızca “İşim var mı?” değildi.

“Bu işin karşılığında ne elde ediyorum?”

Maaşın yanında kariyer, zaman, özgürlük, iş-yaşam dengesi ve yapılan işin anlamı da önem kazandı.

Fakat 2018 sonrasında ekonomik denklem yeniden değişti.

Yıl sonu enflasyonu 2017’de %11,92 iken 2018’de %20,30’a yükseldi. 2021’de %36,08, 2022’de %64,27, 2023’te %64,77 oldu. 2024’te %44,38’e, 2025 sonunda ise %30,89’a geriledi.

  • Z kuşağının ekonomik hafızası büyük ölçüde bu yüksek enflasyon döneminde şekillendi.
  • Bu kuşağı anlatırken en kolay cümle şu:
  • “Çalışmak istemiyorlar.”
  • Bence bu cümle fazla kolay.

Çünkü mesele belki de çalışmak istememeleri değil; çalışmanın karşılığında ulaşabilecekleri hayata duydukları inancın azalması.

2025’te 15-24 yaş grubunda genç işsizlik %15,3 oldu. Aynı yıl Türkiye’de hanehalklarının tüketim harcamalarında en yüksek pay %29,3 ile konut ve kiraya ayrıldı. En düşük gelir grubunda ise bu oran %38,7’ye yükseldi.

Bugünün gençleri yalnızca “Maaşım kaç lira?” diye bakmıyor.

Asıl soru şu:

“Bu maaş bana nasıl bir hayat satın alıyor?”

Kira, gıda, ulaşım ve faturalar çıktıktan sonra geriye kalan gelirle birikim yapmak, ev almak, yatırım yapmak ve geleceği planlamak zorlaşıyorsa çalışma hayatına bakışın değişmesi şaşırtıcı değil.

Belki de Z kuşağının bir bölümü çalışmayı değil, eski çalışma sözleşmesini sorguluyor.

“Çalışırsam hayatımı kurarım.”

Önceki kuşakların bu cümleye duyduğu güven, bugün herkes için aynı ölçüde geçerli olmayabilir.

Fakat burada önemli bir başka dönüşüm daha var.

Z kuşağında yalnızca çalışma motivasyonu değil, çalışmanın kendisi de değişiyor.

Çünkü onların çalışma hayatı klasik bir işyeriyle sınırlı değil.

Telefon artık yalnızca iletişim ya da eğlence aracı değil; aynı zamanda bir ofis, vitrin, satış kanalı ve kimi zaman gelir kapısı.

TÜİK’in 2024 verilerine göre 16-24 yaş grubundaki gençlerin %95,7’si internet üzerinden sosyal medyada profil oluşturuyor ve içerik paylaşıyor.

Türkiye’de 2025’in başında 58,5 milyon sosyal medya kullanıcı kimliği bulunuyordu; internet kullanıcılarının %75,6’sı en az bir sosyal medya platformu kullanıyordu.

Bu nedenle Z kuşağının bir bölümü için sosyal medya yalnızca sosyalleşilen bir alan değil, ekonomik bir fırsat alanı.

İçerik üretmek, kişisel marka oluşturmak, takipçi kazanmak, canlı yayın yapmak, reklam almak, ürün satmak veya dijital bir iş kurmak; klasik çalışma hayatının yanında yeni gelir modelleri yaratıyor.

Elbette sosyal medya herkese zenginlik sağlamıyor. Hatta gelirlerin dağılımı oldukça eşitsiz olabilir. Fakat burada önemli olan başka bir şey:

Çalışmanın adresi değişiyor.

Önceki kuşaklar için çalışmak çoğunlukla bir işyerine gitmekti.

Bugün bazı gençler için çalışmak; bir ekranın arkasında üretmek, görünürlük yaratmak ve bunu gelire dönüştürmeye çalışmak anlamına geliyor.

Yani Z kuşağı çalışmaktan vazgeçmedi.

Çalışmanın tanımını değiştirdi.

Bir tarafta emekli olduğu halde çalışmaya devam eden insanlar, diğer tarafta çalışma hayatına girerken geleceğinden endişe eden gençler var.

Bu iki görüntü birbirinden bağımsız değil.

Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun işgücüne katılma oranı 2020’de %10 iken 2024’te %13,1’e yükseldi. Bu yaş grubundaki erkeklerin işgücüne katılımı %21,4, kadınlarınki %6,5 oldu. Çalışan yaşlı nüfusun %56,9’u ise tarım sektöründe yer aldı.

Bir kuşak emeklilikten sonra bile çalışırken, başka bir kuşak çalışmanın gelecekte kendisine ne sağlayacağını sorguluyor.

  • Bence kuşaklar arasındaki fark tam olarak burada.
  • Baby Boomer için çalışma güvenceydi.
  • X kuşağı için düzen kurmanın yoluydu.
  • Y kuşağı için karşılığını sorguladığı bir ilişkiye dönüştü.
  • Z kuşağında ise soru daha temel:
  • “Çalışırsam gerçekten bir gelecek kurabilecek miyim?”

Bu nedenle gençleri tembellikle suçlamak kolay, fakat ekonomiyi anlamak daha zor.

Çünkü bir toplumda gençler çalışarak hayatlarını değiştirebileceklerine inanıyorsa üretir, biriktirir, yatırım yapar ve geleceğe plan yapar.

Fakat çalışma ile gelecek arasındaki bağ zayıfladığında, çalışma biçimi de değişir.

Belki bugün konuşmamız gereken şey, gençlerin neden çalışmak istemediği değil.

Çalışmanın neden eskisi kadar güçlü bir gelecek vaadi sunmadığı.

Çünkü kuşaklar değişirken yalnızca para değişmedi.

Paranın vaat ettiği hayat değişti.

Yasemin Keleş

Kuşakların paraya bakışı: Çalışmak artık gelecek vaat ediyor mu
0

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

En son tv ile Sohbet Et

En son tv ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir