Son dakika gelişmesi olarak gündeme düşen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’in açıklamaları, Türkiye ile Avrupa Birliği arasındaki ilişkilerde stratejik bir kırılma noktasını ve Ankara’nın kararlı duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Avrupa Parlamentosu’nun (AP) Türkiye aleyhine aldığı son kararlara yönelik yaptığı sert açıklamayla, uluslararası kamuoyuna net bir mesaj gönderdi. Bakan Güler, özellikle Rum lobilerinin etkisi altında hazırlanan bu rapor ve kararların Türkiye nezdinde “yok hükmünde” olduğunu ifade etti. Bu çıkış, sadece diplomatik bir tepki değil, aynı zamanda Türkiye’nin milli güvenlik stratejilerinin ve bölgesel haklarının pazarlık konusu yapılamayacağının bir ilanıdır.
Avrupa Parlamentosu’nun Taraflı Yaklaşımı ve Lobi Faaliyetleri
Avrupa Parlamentosu, uzun süredir Türkiye ile olan ilişkilerinde yapıcı bir köprü kurmak yerine, belirli odakların etkisi altında kalarak tek taraflı ve ön yargılı bir tutum sergilemektedir. Bakan Güler’in de belirttiği üzere, bu kararların mutfağında yer alan Rum ve Yunan lobileri, Avrupa’nın demokratik değerlerini kendi dar siyasi çıkarları için bir silah olarak kullanmaktadır.
Rum Lobilerinin AP Üzerindeki Gölgesi
Kıbrıs meselesi ve Doğu Akdeniz’deki hakkaniyetli paylaşımlar söz konusu olduğunda, AP’nin tarafsızlığını yitirdiği defalarca kanıtlanmıştır. Rum lobisi, Avrupa koridorlarında yürüttüğü dezenformasyon faaliyetleriyle Türkiye’yi haksız bir konuma itmeye çalışmaktadır. Ancak bu tür girişimler, sahadaki gerçekleri değiştirmekten uzaktır.
Gerçekten Uzak Raporlar ve Stratejik Hatalar
Hazırlanan raporların içeriği incelendiğinde, Türkiye’nin terörle mücadelesinden Ege’deki haklarına kadar pek çok konuda gerçek dışı iddiaların yer aldığı görülmektedir. Milli Savunma Bakanlığı, bu durumu rasyonel bir dış politikanın sonucu değil, tamamen ideolojik bir körlüğün ürünü olarak değerlendirmektedir.
“Yok Hükmünde” Demek Ne Anlama Geliyor?
Diplomatik dilde bir kararın “yok hükmünde” sayılması, o kararın meşruiyetinin tanınmadığı ve Türkiye’nin bu karara dayanarak atılacak hiçbir adımı ciddiye almayacağı anlamına gelir. Yaşar Güler’in bu vurgusu, Türkiye’nin savunma politikalarını belirlerken Brüksel’den onay alma ihtiyacı duymadığının altını çizmektedir.
Türkiye, NATO’nun en güçlü kanatlarından biri olarak Avrupa’nın güvenliğine en büyük katkıyı sağlayan ülkelerin başında gelmektedir. Buna rağmen, AP’nin Türkiye’yi hedef alan kararlar alması, kendi güvenlik mimarisine de zarar veren bir tutarsızlıktır. Stratejik körlük olarak tanımlanabilecek bu durum, Avrupa’nın küresel bir aktör olma iddiasını zayıflatmaktadır.
Milli Savunma Vizyonu ve Kararlılık
Bakan Yaşar Güler önderliğindeki Milli Savunma Bakanlığı, Türkiye’nin sınır güvenliğini ve Mavi Vatan’daki haklarını korumak için tavizsiz bir yol izlemektedir. Avrupa’dan gelen “yanlı” seslerin, Türkiye’nin yerli ve milli savunma sanayii hamlelerini veya terörle mücadele operasyonlarını durdurması mümkün değildir.
Sonuç: Türkiye Kendi Yolunu Çiziyor
Sonuç olarak, Avrupa Parlamentosu’nun Türkiye’yi hedef alan bu son hamlesi, beklenen etkiyi yaratmaktan ziyade Türkiye’nin haklı davasındaki kararlılığını pekiştirmiştir. Bakan Yaşar Güler’in ifadeleri, sadece bir tepki değil, aynı zamanda Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak kendi rotasını çizdiğinin bir kanıtıdır.
- Türkiye, Avrupa ile ilişkilerinde her zaman hakkaniyet ve diyalogdan yana olmuştur.
- Ancak egemenlik hakları ve milli güvenlik söz konusu olduğunda, hiçbir dış müdahaleye izin verilmeyeceği açıktır.
- Rum lobilerinin gölgesinde hazırlanan raporlar, AP’nin prestijini sarsmaktan başka bir işe yaramamaktadır.
Türkiye’nin duruşu nettir: Adaletli bir ortaklık evet, ancak dayatmalara ve asılsız suçlamalara hayır.

Yorumlar kapalı.