Ara eleman açığı sorunu sektörlerin en büyük sorunu haline gelmeye başladı. İŞKUR’un Nisan 2025 dönemine ilişkin verilerine göre imalat sanayisinde yalnızca ilk dört ayda 341 bin civarında ara eleman açığı bulundu. İkinci sırada yer alan idari hizmet faaliyetlerinde 128 bin 468, toptan ve perakende ticaret sektöründe ise 113 bin 509 açık iş bulunduğu tespit edildi. Bu üç alanda oluşan büyük açık, hem üretimin aksamasına hem de piyasa taleplerine cevap verilememesine yol açıyor. İŞKUR’un yaptığı değerlendirmede, en fazla açık iş pozisyonu içeren meslek grubu özel güvenlik görevlisi oldu. Turizm ve otelcilik elemanı, reyon görevlisi, garson ve konfeksiyon işçisi gibi pozisyonlarda da açık olduğunun altı çizildi. Sadece özel güvenlik görevlisi alanında yaklaşık 22 bin, reyon görevlisinde 16 bin, konfeksiyon işçisi pozisyonunda 16 bin, garson pozisyonunda ise 20 bin açık olduğu bildirildi. Haziran 2025’te bildirilen toplam açık iş sayısı 208 bin 139 ilan olurken, Ocak–Haziran döneminde toplam 1 milyon 195 bin 954 ilan sisteme kaydedildi.

POZİSYONLAR DOLMUYOR
Ara eleman bulamayan işverenler genellikle asgari ücretin yüzde elli ile seksen üstünde maaşlar teklif ettiğini ancak çalışma koşulları, vardiya düzeni ya da yan haklar nedeniyle halen pozisyonları doldurmakta zorlandıklarını belirtiyorlar. Uzmanların yorumuna göre, bu açığın temel nedeni vasıfsız ya da mesleki eğitimden geçmemiş iş gücünün sayısının yetersiz olması.
MEMLEKET MESELESİ
Ekonomist Şeref Oğuz ise, “Ara eleman; diplomadan ziyade beceri odaklı kariyerin genel adı” uyarısında bulunurken, şunları söyledi: “Türkiye’nin sıkıntısını çektiği, sanayinin mumla aradığı ve bir türlü yeterince yetiştiremediğimiz nitelikli işgücünün dilimizdeki karşılığı. ‘Ne iş olsa yaparım’ niteliksizliğindeki işgücü veya kapı gibi diploma sahibi mühendis. Peki değer zinciri bundan ibaret mi? Ortada muazzam boşluk var ve bunu biz teoride endüstri meslek liseleri, sanat okullarıyla doldurmaya çalıştık ancak üniversite sınavı odaklı eğitim sisteminde meslek okullarının; eksik kabiliyet adresi gibi algılanmasına yol açınca, ara eleman dediğimiz büyük açlığımız açığa çıkıverdi.”
DİPLOMALI İŞSİZLER
“Meslek lisesi memleket meselesi feryadımız bundandır. Üniversiteye yığılıp diplomalı işsiz mühendis yetiştirmek yerine meslek liselerine yönlendirip beceri sahibi ara elemanlar yetiştirme ihtiyacımız var. Ayağına tarla çamuru değmemiş hocaların diploma verip gönderdiği, bitkiyi tanımayan ziraat mühendisi yerine, işi bilen ara eleman yetiştirmektir.”
ZANAATKARLIK ÖLÜYOR!
Sektör temsilcileri ise ara eleman sorununun meslek liseleri veya gençlerin küçük yaşta çıraklığa yönlendirilerek çözülebileceği düşüncesinde. Adana Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanı Niyazi Göger, vasıflı ve vasıfsız eleman bulamadıklarını belirterek, “El becerisi ve bilgi birikimi gereken zanaatkarlar artık bulunmuyor. Bunun en önemli nedenlerinden birisi yetiştirecek çırak bulunmaması. Eskiden meslek sahibi olmak altın bilezikti” ifadelerini kullandı.

MAAŞLAR YETERSİZ
Eğitim Uzmanı İlhan Sevim ise, Türkiye’de, özellikle son yıllarda, kalifiye ara eleman, usta, tekniker ve teknisyenlere olan ihtiyacın giderek arttığını belirtirken, şunları söyledi: “Meslek liseleriyle ilgili yanlış politikalar, mühendis veya yönetici niteliğine sahip lisans mezunlarının sayısındaki sürekli artış ve beyaz yakalı işler için duyulan talebin mavi yakalı işleri geride bırakması önemli nedenler arasında. Ayrıca düşük maaşlar ve cazip olmayan çalışma koşulları, özlük haklarının yetersizliği de gençleri çalışmaktan uzaklaştırıyor.
NİTELİKLİ OKULLAR GEREK
“Teknofest, TÜBİTAK ve Erasmus gibi projelerde aktif olarak yer alan okullar, öğrenciler açısından daha cazip hale geldi. Sanayi ve üniversite işbirliğiyle kurulan nitelikli meslek liselerinin sayısının artırılması da dönüştürücü bir etki yaratır. Bu tür girişimler, meslek liselerinin standartlarını yükseltmekle kalmaz, aynı zamanda bu okullara duyulan ilginin de artmasını sağlar.”
MESLEK LİSELERİ ARTTIRILMALI
“Sorunun çözümü için öncelikli adımın meslek liselerine olan talebin artırılması gerektiği açıktır. Ancak bunun gerçekleşmesi için öncelikle meslek liselerine karşı toplumda mevcut olumsuz algının iyileştirilmesi gerekir. Bu okulların organize sanayi bölgelerine yakın konumlandırılması, iş dünyası ile daha güçlü bir bağ kurulmasını sağlar. Ayrıca, Liselere Geçiş Sınavı (LGS) kapsamında daha yüksek puanlı öğrencileri kabul eden meslek liselerinin sayısının artırılması gerekir. Bilişim, yazılım ve savunma sanayi alanlarında halihazırda LGS’de yüksek puanlı öğrenciler tarafından tercih edilen birkaç meslek lisesi bulunuyor. Bu sayı halen yeterli değil.”
Kaynak: Web Özel

Yorumlar kapalı.