
Çiğdecinin bu denli hızlı yayılmasının arkasında, son derece geniş bir beslenme yelpazesinin bulunması yer alıyor. Meyve ve böceklerin yanı sıra kedi mamalarından ekmek artıklarına kadar her şeyi tüketebilen bu kuşlar, insan kaynaklı gıda atıklarını fırsata çevirmeyi başarıyor. Türkiye’ye 2000’li yılların başında kafes kuşu olarak getirilen çiğdeciler, taklit yetenekleri ve zekalarıyla ilgi görseler de doğaya kaçmaları veya serbest bırakılmaları sonucu kentin ekolojik dengesini bozmaya devam ediyor.
2000’li yıllarda ilk kez Kartal civarında küçük gruplar halinde görülen tür; günümüzde Gülhane Parkı, Yıldız Parkı, Emirgan Korusu ve Maltepe Kampüsü gibi stratejik noktalarda yüzlerce bireylik koloniler oluşturmuş durumda. Büyüklükleri ve renkleri nedeniyle yeşil papağanlar kadar belirgin görünmeseler de sessizce kentin dört bir yanına yayılmayı sürdürüyorlar.

Yorumlar kapalı.