Dünya genelinde, İkinci Dünya Savaşı öncesinde inşa edilen pek çok teleskop, gökyüzüne meraklı zengin bireyler tarafından destekleniyordu. Ancak savaşın ardından bu durum köklü bir değişim yaşadı.
- yüzyılın ortalarında meydana gelen iki önemli olay, büyük teleskopların finansman yükünü büyük ölçüde devletler ve akademik kuruluşlara kaydırdı. İlk olarak, evrenin derinliklerine bakabilmek amacıyla aynaların boyutu arttıkça maliyetler de önemli ölçüde yükseldi. Ardından, uzay uçuşlarının başlamasıyla birlikte uzaya yerleştirilen teleskopların maliyetleri daha da yükseklere fırladı.
Ancak günümüzde bu denge tekrar değişim gösterebilir.
Eski Google CEO’su Eric Schmidt ve eşi Wendy Schmidt, Çarşamba akşamı sadece bir projeye değil, toplamda dört farklı teleskop girişimine büyük bir yatırım yaptıklarını açıkladı. Her biri farklı ve yenilikçi yetenekler sunan bu projeler, topluca Schmidt Observatory System adı altında bir araya getirilecek.
Bu dört teleskop arasında en çok dikkat çeken olanı Lazuli isimli uzay teleskobu. Eğer başarılı bir şekilde fırlatılıp devreye alınırsa, Lazuli yaklaşık 30 yıldır görevde olan Hubble Uzay Teleskobu’nun çok daha modern ve güçlü bir alternatifi olarak hizmet verecek.
Schmidt çifti yatırım miktarını açıklamasa da, toplam bütçenin en az yarım milyar dolar seviyesinde olduğu tahmin ediliyor.
Wendy Schmidt, bu konuyla ilgili yaptığı açıklamada, uzun zamandır hükümetlerin ya da özel sektörü aşan araştırmaları desteklemeyi hedeflediklerini belirterek, bu sistem sayesinde evreni anlama yönünde çoklu yaklaşımların mümkün olacağını vurguladı.
Lazuli, adını lapis lazuli taşının derin mavi renginden alacak ve 3,1 metre çapında bir aynaya sahip bir optik uzay teleskobu olacak. Karşılaştırıldığında, Hubble’ın ana aynası 2,4 metre çapındadır.
Lazuli’nin 2028 yılının sonlarına doğru fırlatılması ve bilimsel gözlemlere 2029’da başlanması planlanıyor.
Lazuli’nin Yörüngesi ve Özellikleri
Lazuli’nin Hubble’dan ayıran en büyük farklardan biri yörüngesi. Bu yeni teleskop, Dünya’dan çok daha uzak bir konumda; en uzak noktası 275 bin kilometre, en yakın noktası ise 77 bin kilometreye ulaşan eliptik bir yörüngede çalışacak. Bu mesafe, jeostatik yörüngenin yaklaşık iki katı kadar.
Bu sayede Lazuli, günümüzde Hubble’ı giderek daha fazla etkileyen Starlink gibi uydu geçişlerinden büyük ölçüde kurtulacak. Ekip, bu yükseklikte teleskop üzerindeki kontrolün sürekli sağlanabileceğini ve verilerin hızlı bir şekilde Dünya’ya aktarılabileceğini ifade ediyor.
Schmidt Sciences bünyesindeki Astrofizik ve Uzay Enstitüsü’nün başında bulunan Arpita Roy, Lazuli’yi “Hubble’ın modern bir yorumu” olarak adlandırıyor. Daha büyük bir ayna, daha hızlı bir tepki süresi ve güncel enstrümanlar bu yaklaşımın temelini oluşturuyor.
Lazuli’de geniş açılı bir kamera, bir spektrograf ve özellikle dikkat çeken bir koronagraf bulunacak. Bu sistem, yıldız ışığını bastırarak çevresindeki ötegezegenlerin atmosferlerini ve diğer detaylarını incelemeye olanak tanıyacak.
Projenin Yönetimi ve Hedefleri
Projenin genel entegrasyonu ve yönetimi Schmidt Sciences tarafından gerçekleştirilecek. Ana yükleniciler henüz açıklanmamış olsa da, hedef oldukça net: konseptten fırlatmaya beş yıldan daha kısa bir sürede ulaşmak.
Schmidt Sciences Başkanı Stuart Feldman’a göre, NASA’nın büyük uzay teleskopları genellikle 25 yıla kadar uzanan geliştirme süreçlerinden geçmektedir. Bu durum bazen bilim insanlarının tasarladığı araçları kariyerlerinin sonuna yaklaşırken kullanabilmelerine yol açmaktadır.
Daha hızlı bir ilerleme, hem maliyetleri kontrol altında tutmayı hem de bilimsel çıktıları öne çekmeyi amaçlıyor. Feldman, Lazuli’nin başarılı olacağına dair “orta-yüksek” seviyede bir güven duyduklarını belirtirken, NASA’nın göze alamayacağı bazı riskleri bilinçli bir şekilde üstlendiklerini de kabul ediyor.
Başarılı olduğunda Lazuli, bu ölçekten özel kaynaklarla finanse edilip uzaya gönderilen ilk teleskop olarak tarihe geçebilir.
Diğer Teleskoplar ve Yenilikçi Özellikleri
Schmidt Observatory System kapsamındaki diğer üç teleskop, ABD’nin güney ve batı bölgelerinde yer tabanlı olarak kurulacak. Ancak bu projeler de en az Lazuli kadar yenilikçi özelliklere sahip.
- Argus Array: Texas’ta kurulması planlanan bu sistem, 11 inçlik aynalara sahip 1.200 küçük teleskoptan oluşacak ve toplamda 8 metrelik tek bir teleskobun etkisini yaratacak.
- DSA Radyo Teleskobu: Nevada’daki bir vadide kurulacak, 6 metre çapında antenlere sahip 1.600 radyo çanağından oluşacak ve evrendeki 1 milyardan fazla radyo kaynağını haritalamayı hedefleyecek.
- LFAST: Arizona’da 20 adet 80 cm’lik aynayı tek bir yapı içinde barındırarak 3 metrelik bir teleskobun gözlem gücünü sunacak.
Bu teleskopları mümkün kılan temel faktörler arasında elektronik bileşenlerin küçülmesi, yapay zekadaki ilerlemeler, daha güçlü bilgisayarlar ve daha uygun fırlatma imkanları yer alıyor. Feldman’a göre, bu projelerin çoğu, yalnızca beş yıl önce bile hayata geçirilemezdi.
Schmidt çifti, tüm verilerin açık ve ücretsiz olarak paylaşılacağını özellikle vurguluyor. Teleskop zamanı satılmayacak; bunun yerine en iyi bilimsel fikirler için açık bir değerlendirme süreci işletilecek. Amaç ise net: Küresel astronomi topluluğuna kalıcı ve erişilebilir bir katkı sağlamak.
Schmidt Sciences, Argus Array gibi projelerde yeni nesil ticari uzay şirketleriyle iş birliği yapıyor. Projelerin maliyetleri tam olarak açıklanmasa da, yalnızca Lazuli’nin yüz milyonlarca dolarlık bir yatırım gerektirdiği ifade ediliyor.
Özetle, hem uzayda hem de yerde hayata geçirilecek bu dört teleskop, modern astronomi için devrim niteliğinde büyük bir adım olarak değerlendiriliyor.
Eric Schmidt’ten dört teleskopluk büyük hamle
Lazuli: Hubble’ın daha güçlü ve modern versiyonu
Daha yüksek yörünge, daha temiz gözlem
Exoplanet avında yeni bir silah
Hızlı geliştirme, daha kontrollü maliyet
Yerdeki üç teleskop da en az Lazuli kadar iddialı
Argus Array: Gökyüzünün filmi çekilecek
DSA Radyo Teleskobu: Evrenin radyo haritası
LFAST: Ölçeklenebilir spektroskopi
Açık veri, açık bilim
Astronomi için tarihi bir katkı
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
