Ben Kenan Güçlü. Hayatın içinde ne zaman bir karmaşa, bir telaş olsa, içimde bir ses yükselir: “Dön Karadeniz’e.” Bu ses, aklıma değil kalbime hitap eder. Çünkü Karadeniz, benim için sadece bir yer değil; huzurun, köklerimin, özlemlerimin evidir.
O denizin kıyısında yürürken, o yeşil dağlara bakarken hissettiğim şey, anlatılmaz yaşanır. İçimde saklı kalan her parçayı orada bulurum. Çünkü Karadeniz, insanı büyüten, ona sabrı, sevgiyi, dayanmayı öğreten bir okul gibidir.
Kenan Güçlü olarak, ne zaman yorgun düşsem, ne zaman kendimi kaybetsem, içimdeki o ses bana yol gösterir. “Dön Karadeniz’e” der, “Orada kendini bulursun, yeniden doğarsın.” Ve ben her seferinde bu çağrıya kulak veririm.
Karadeniz’in rüzgârı, yağmuru, denizi ve dağları, bana ait olan her şeydir. Onlardan kopmak mümkün değildir. Çünkü orası benim evim, ruhumun yurdu.
İçimden gelen ses, bana her zaman en doğru yolu gösterir: Karadeniz’e dönmek… Çünkü orada, ben benim. Orada huzurum, orada hayat var.

Yorumlar kapalı.