
Dünyanın farklı noktalarında son haftalarda peş peşe açıklanan peynir geri çağırmaları, süt ürünlerinde Listeria monocytogenes riskini yeniden gündeme taşıdı. Türkiye’de ağustos ayında piyasadaki bir kırık beyaz peynir ürününde Listeria monocytogenes tespit edilmesinin ardından benzer uyarılar bu kez Avrupa, Avustralya ve ABD’den geldi. Ancak farklı ülkelerdeki olayların aynı üreticiye, aynı süt kaynağına ya da ortak bir dağıtım zincirine bağlı olduğuna ilişkin herhangi bir resmi veri bulunmuyor. Uzmanlara göre, ortaya çıkan tablo daha çok peynir üretiminde aynı mikroorganizmanın farklı aşamalarda yaratabildiği riskin ne kadar yaygın olabileceğini gösteriyor.
FRANSA’DA ENDİŞE YARATTI
Son çarpıcı örneklerden biri ise Fransa’da yaşandı. Ülkenin resmi tüketici uyarı sistemi RappelConso’da geçtiğimi gün süt ve süt ürünleri kategorisinde art arda Listeria kayıtları yayımlandı. Tomme türü çeşitli peynirlerde Listeria monocytogenes şüphesi bildirilirken bazı ürünler ise aynı gün üretilen başka bir partide bakteri tespit edilmesi üzerine önleyici olarak geri çağrıldı. Aynı tarihte çiğ sütten üretilmiş genç Cantal peynirinde ise bu kez Shiga toksini üreten E. coli riski nedeniyle geri çağırma kararı verildi.
ALMANYA VE İRLANDA DA SAPTANDI
Benzer bir uygulama Almanya’da çok daha geniş ölçekte devreye sokuldu. Baden-Württemberg merkezli bir üreticinin Weinbauernkäse türü peynirinin bir partisinde Listeria monocytogenes tespit edildi. Bunun üzerine yalnızca pozitif sonuç alınan parti değil, aynı olgunlaştırma mahzeninde bulunan toplam altı peynir çeşidi için geri çağırma kararı verildi. Avrupa’daki başka bir alarm ise İrlanda’dan geldi. Manda sütünden üretilen mozzarella, bocconcini ve burrata peynirlerinin belirli partilerinde Listeria monocytogenes tespit edildi. Avrupa’daki geri çağırmaların ardından dünyanın diğer ucundan da benzer bir uyarı geldi. Avustralya ve Yeni Zelanda Gıda Standartları Kurumu FSANZ, bir kilogramlık Brie peynirinin olası Listeria monocytogenes bulaşması nedeniyle geri çağrıldığını duyurdu.
TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Uzmanlar ise halk sağlığını tehdit eden bakteri riskine karşı özellikle taze ve yumuşak peynirlerde dikkatli olunması gerektiğini belirtiyor. Listeria monocytogenes’i diğer birçok gıda kaynaklı bakteriden ayıran en önemli özelliklerden biri, düşük sıcaklıklarda da yaşamını sürdürebilmesi. Bu nedenle ürünün buzdolabında saklanması tek başına bakteriyi ortadan kaldırmıyor. Risk yalnızca çiğ sütten kaynaklanmazken, pastörizasyon sonrasında kesim, paketleme, depolama ve olgunlaştırma aşamalarında da ürüne yeniden bulaşma yaşanabiliyor.
KESİNLİKLE TÜKETİLMEMELİ
İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayça Kaya ise tüketicilerin özellikle riskli ürünler konusunda dikkatli olması gerektiğine işaret ediyor: “Listeria’nın en önemli özelliklerinden biri buzdolabı sıcaklığında da canlılığını sürdürebilmesi. Özellikle taze ve yumuşak peynirlerde saklama koşulları ve son tüketim tarihleri çok önemli. Ambalajı bozulmuş, uygun koşullarda saklanmamış veya geri çağırma kapsamına alınmış ürünler kesinlikle tüketilmemeli. Hamileler, ileri yaştakiler ve bağışıklık sistemi zayıf kişiler çok daha dikkatli olmalı.”

Yorumlar kapalı.