Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. GÜNCEL
  3. Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan dan ortak savunma anlaşması

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan dan ortak savunma anlaşması

AI Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan savunma anlaşması, ortak caydırıcılık mekanizmasıyla Ortadoğu'da yeni bir güvenlik dengesi inşa ediyor.

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın 7 Ağustos’ta Mekke’de imzaladığı ortak savunma anlaşması, Ortadoğu’da yıllardır ABD merkezli güvenlik düzeninin sorgulandığı bir dönemde yeni bir caydırıcılık mimarisinin ilk somut adımlarından biri olarak öne çıkıyor. Anlaşmanın temel hükmü, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının diğer ikisine de yapılmış kabul edilmesini öngörüyor. Böylece Riyad, Ankara ve İslamabad, olası bir saldırının maliyetini saldırgan açısından önceden yükseltmeyi hedefliyor. Pakistan Dışişleri Bakanlığı’nın yayımladığı ortak açıklamaya göre anlaşma, yalnızca karşılıklı savunmayı değil, üç ülke arasındaki savunma işbirliğinin bütün alanlarda geliştirilmesini de amaçlıyor.

Mekke Anlaşması! Savaşa girmeden savaşı kazanmak - Resim : 1
Mekke Anlaşması’nın temel stratejisi, savaşmak değil, caydırıcılıkla savaşı daha başlamadan kazanmaya çalışmak olarak değerlendiriliyor.

‘POTANSİYEL SALDIRGAN!’

Anlaşmanın arkasındaki temel fikir, savaş çıktıktan sonra karşılık vermekten çok, savaşın çıkmasını engelleyecek bir güç dengesi oluşturmak. Nitekim Asharq Al-Awsat’ta 18 Ağustos’ta yayımlanan Ahmad Mahmoud Ajaj imzalı değerlendirmede askeri ittifakların temel işlevinin saldırgana, saldırının getireceği maliyetin sağlayacağı kazançtan daha yüksek olduğunu göstermek olduğu vurgulanıyor. Ajaj’a göre Mekke Anlaşması’nın asıl hedefi de üç ülkenin ortak çıkarlarını bir caydırıcılık mekanizmasına dönüştürerek savaşı başlamadan önlemek. Yazara göre anlaşmanın belirsiz bırakılan askeri yükümlülükleri de bir bakıma stratejik avantaj sağlayabilir; potansiyel saldırgan, karşılaşacağı tepkinin boyutunu önceden kesin olarak hesaplayamaz.

KAPSAMI NE OLACAK?

Bu yönüyle anlaşma daha ilk günlerinden itibaren NATO’nun 5. maddesiyle karşılaştırıldı. Ancak iki yapı arasında önemli farklar bulunuyor. NATO’nun 5. maddesi de bir üyeye yönelik silahlı saldırıyı bütün ittifaka yönelik saldırı kabul ediyor, ancak üye devletlerin vereceği karşılığın niteliğini otomatik olarak belirlemiyor. Mekke Anlaşması’nın kamuoyuna açıklanan metninde ise ortak savunmanın hangi askeri mekanizmalarla ve hangi koşullarda işletileceğine ilişkin ayrıntılar henüz ortaya konmuş değil. Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü’ne (IISS) göre de anlaşmanın gerçek ağırlığını belirleyecek unsur, önümüzdeki dönemde bu siyasi taahhüdün ortak planlama, kuvvet koordinasyonu ve kurumsal mekanizmalara ne ölçüde dönüştürüleceği olacak.

BÖLGESEL GÜÇ DENGESİ

Suudi Arabistan açısından anlaşmanın anlamı, güvenlik ortaklıklarını çeşitlendirmek. Riyad, ABD ile stratejik ilişkisini sürdürürken aynı zamanda Türkiye’nin askeri kapasitesini, Pakistan’ın geniş tecrübesini ve iki ülkenin savunma sanayilerindeki potansiyeli kendi güvenlik mimarisine ekliyor. Asharq Al-Awsat’taki değerlendirmeye göre Suudi Arabistan böylece “hem bölgesel güç dengesini yeniden kurmayı hem de ekonomik dönüşüm programının ihtiyaç duyduğu istikrarı güvence altına almayı” hedefliyor. Türkiye ise anlaşmayla Körfez’de ve Kızıldeniz çevresinde daha büyük bir güvenlik rolü üstlenirken, savunma sanayisi açısından Suudi yatırımlarından ve bölgesel pazarlardan yararlanabilecek bir konum kazanıyor. Pakistan açısından ise anlaşma, Körfez’deki stratejik ağırlığını artırırken Türkiye ile savunma sanayisi işbirliğini derinleştirme fırsatı yaratıyor.

İRAN’DA İKİ GÖRÜŞ

İran’ın anlaşmaya yaklaşımı ise dikkat çekici biçimde iki katmanlı. Asharq Al-Awsat’ın haberine göre Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi anlaşmayı “İslam ülkelerinin birliği açısından olumlu ve dış güçlerin bölgeden çekilmesine kapı açabilecek bir gelişme” olarak değerlendirirken, İran’daki daha sert çevreler anlaşmayı doğrudan İran İslam Cumhuriyeti’ne yönelik bir tehdit olarak görüyor. İsrail tarafında da anlaşmanın bölgesel güvenlik dengelerini kendi aleyhine değiştirebileceği yönünde kaygılar bulunuyor. Anlaşmanın doğrudan İran veya İsrail’i hedef aldığına dair resmi bir ifade bulunmaması ise önemli olarak görülüyor.

Mekke Anlaşması! Savaşa girmeden savaşı kazanmak - Resim : 2
Suudi Arabistan’ın ekonomik gücü, Türkiye’nin askeri ve savunma sanayisi kapasitesi, Pakistan’ın askeri tecrübesi ve nükleer güç statüsü aynı denklemde buluşuyor.

‘ARABULUCUK DA OLABİLİR’

Söz konusu değerlendirmeye göre üç ülkenin Hindistan, İran, ABD, Çin ve Rusya ile farklı düzeylerde ilişkilerinin bulunması da anlaşmaya yalnızca askeri değil, diplomatik bir boyut kazandırıyor. Asharq Al-Awsat’taki değerlendirmede bu ilişkilerin, ittifakın yalnızca karşı karşıya gelmek için değil, gerektiğinde taraflar arasında arabuluculuk yapmak için de kullanılabileceği savunuluyor.

[email protected]

Kaynak: Web Özel

Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan dan ortak savunma anlaşması
0

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

En son tv ile Sohbet Et

En son tv ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir