Türkiye siyasetinin ana muhalefet partisi CHP, son yılların en sert iç hesaplaşma süreçlerinden birinden geçerken, Genel Başkan Özgür Özel’in grup kürsüsünden yükselttiği “Kaybeden CHP’yi salsın” çıkışı siyaset kulislerinde deprem etkisi yarattı.
Özgür Özel’in, selefi Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik bu doğrudan meydan okuması, sadece bir liderlik yarışı talebi değil, aynı zamanda partinin geleceği üzerindeki vesayet tartışmalarına vurulmak istenen bir neşterdir. Bu restleşme, CHP içindeki “çift başlılık” algısını bitirme amacı taşısa da, beraberinde ciddi riskler ve derin bir kutuplaşma ihtimalini de barındırıyor.
Siyasi Meşruiyet Arayışı ve “Gölge Kabine” Sorunsalı
Özgür Özel’in “İkimiz genel başkanlık yarışına girelim” demesinin ardında yatan temel sebep, genel başkanlık koltuğunda oturmasına rağmen partinin üzerinde hâlâ Kemal Kılıçdaroğlu’nun siyasi gölgesinin hissedilmesidir. Kılıçdaroğlu’nun ofis çalışmaları, sosyal medya üzerinden yaptığı sert çıkışlar ve parti içi muhalefetle dirsek teması, Özel’in liderlik otoritesini sarsmaktadır.
Neden “Kaybeden Salsın”?
Özel’in bu cümleyi üç kez üst üste tekrarlaması, aslında bir psikolojik eşiği temsil ediyor. Siyasette “salmak” tabiri, müdahaleyi kesmek, elini eteğini çekmek ve yeni yönetimin önünü açmak anlamına gelir. Özel, Kılıçdaroğlu’na şu mesajı veriyor: “Eğer benden daha iyi yöneteceğine inanıyorsan sandığa gel, ama kaybedersen artık partinin yakasını bırak.”
CHP İçinde Kurultay Tartışmalarının Zamanlaması
Türkiye ekonomik kriz ve anayasa tartışmalarıyla çalkalanırken, ana muhalefet partisinin kendi içine dönmesi seçmen nezdinde her zaman riskli bir durumdur. Ancak Özgür Özel, erken seçim veya 2028 hedefleri öncesinde partisinin arkasında tam bir blok oluşturmak istiyor. Parçalı bir yapı ve sürekli “eski genel başkan ne diyecek?” kaygısı taşıyan bir örgütle iktidar yürüyüşünün yapılamayacağının farkında.
Örgüt ve Taban Bu Duruma Ne Diyor?
CHP tabanı, 31 Mart yerel seçimlerinde elde edilen başarının ardından bir iç kavga görmek istemiyor. Ancak Kılıçdaroğlu destekçilerinin “emanetçi başkan” söylemleri, Özel’i bu sert çıkışı yapmaya mecbur bırakmış görünüyor. Meşruiyetin tek tescil yeri kurultay delegeleridir ve Özel, bu kozu kullanarak tartışmayı kökten bitirmeyi hedefliyor.
Demokrasi mi, Yoksa Kaos mu?
Özel’in resti, ilk bakışta demokratik bir yarış gibi görünse de, kaybeden tarafın gerçekten “salsın” kuralına uyup uymayacağı belirsizdir. Türk siyasi tarihinde, kaybeden liderlerin partilerinden tamamen koptuğu örnekler oldukça azdır. Eğer bu yarış gerçekleşirse ve Kılıçdaroğlu kaybederse, bu durum onun siyasi veda belgesi olacaktır. Ancak Kılıçdaroğlu’nun bu çağrıya sessiz kalması veya dolaylı yanıt vermesi, parti içindeki gerilimi daha da kronik hale getirebilir.
Sonuç: CHP İçin Yeni Bir Yol Ayrımı
Özgür Özel’in Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik “Kaybeden CHP’yi salsın” çıkışı, partideki geçiş döneminin sancılı bir şekilde sona ermesi gerektiğini göstermektedir. Bu restleşme, CHP’nin ya tek bir lider etrafında kenetlenerek iktidar yürüyüşünü hızlandırmasına ya da derinleşen bir klikleşme ile enerjisini içeride tüketmesine yol açacaktır.
Özetle; istikrar ve netlik, bir siyasi parti için en büyük sermayedir. Özgür Özel, bu sermayeyi geri kazanmak için büyük bir kumar oynamış ve topu tamamen Kemal Kılıçdaroğlu’nun sahasına atmıştır. Sonuç ne olursa olsun, CHP’de artık hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı açıktır.

Yorumlar kapalı.