ABD’NİN MADURO OPERASYONU HUKUKA AYKIRI BİR SAVAŞ EYLEMİDİR
Birleşmiş Milletler (BM) kararı olmadan, senatodan onay almadan bir operasyon yapabilir mi? Yanıtını Marmara Üniversitesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Selami Kuran verdi.
BU RESMEN ‘ADAM KALDIRMAK’
“Amerika’nın operasyonu, uluslararası sistemin dayandığı normatif bir metin olan BM Antlaşması’na açıkça aykırı, bir savaş eylemidir. ABD, anlaşmanın 2. maddesi; bir ülkenin egemenlik hakkı, toprak bütünlüğü ve iç işlerine karışmama ilkesini ağır şekilde ihlal etmiştir. Venezuela’nın ekonomik ya da rejim sorunları ayrı bir tartışma konusu. ‘İyi bir lider değildi’, ‘Ülkesinde ekonomik kriz vardı’ gibi ‘Ama’lar ile uluslararası hukuka aykırı bir eylemi meşrulaştırmaya çalışmak yanlış bir okumadır. Devlet başkanlarının dokunulmazlık hakları vardır. Bazen iyi bazen kötü ancak günün sonunda işleyen uluslararası bir sistem vardı. Fakat ABD, bu operasyonuyla bunu paramparça etti. Maduro’nun ‘Adam kaldırma’ denilebilecek bir yöntemle evinden eşiyle beraber alınıp Amerika’ya götürülmesi, mahkemeye çıkarılmak istenmesi kaotik bir düzenin başlangıcıdır, güç kimdeyse onun sözünün geçmesi anlamına gelir, ki bu, tüm dünya devletleri için çok tehlikelidir.”
‘GÜCE’ DAYALI BİR DÜZEN KABUL EDİLEMEZ
O zaman bu, Rusya’nın Azerbaycan, Çin’in Tayvan’a benzer operasyon yapabileceği anlamına mı geliyor? “Tam olarak” diyor Prof. Dr. Kuran, “Bu, küresel güçlerin, dünyanın herhangi bir yerinde istemedikleri bir yönetici, istemedikleri bir rejim, çıkarlarına ters düşen bir durum varsa askeri bir operasyonla buna müdahale edebilmelerinin yolunu açıyor. ‘Güce’ dayalı böyle bir sistem kabul edilemez. Hiçbir devlet küresel jandarma değildir. Evrensel yargı yetkisi de yoktur” cevabını veriyor.

ABD EVRENSEL YARGI MERCİİ DEĞİLDİR
Maduro ve eşi, BM’nin de merkezi olan New York’ta yargılanacak. Peki ama nasıl? “Hukuk teknikleri açısından Maduro ve eşinin meşru bir şekilde, yargılanmasına imkân ve ihtimal yok aslında. Zira ABD, evrensel bir yargı merci değildir. Eğer birine, bir suç isnat ediliyorsa öncelikle bu suç uluslararası bir suç olmalıdır. Mesela savaş suçu, soykırım suçları veya açık denizlerde olması şartıyla uyuşturucu kaçakçılığı gibi… Ancak o zaman her devletin failleri yakalama ve cezalandırma yetkisi yani evrensel yargı yetkisi devreye girer. Yoksa ABD’nin yaptığı suçtur. Trump’ın New York’u adres göstermesi ise suçuna meşruiyet kazandırma çabasıdır” diyor.
BM’YE GİDİLSE DE ABD VETO HAKKINI KULLANIR: HİÇBİR CEZA ALMAZ
BM ve NATO nezdinde Türkiye’nin daimî temsilcisi olarak uzun yıllar görev yapan emekli büyükelçi Ümit Pamir’i aradım. Diyor ki: “ABD’nin bu yaptığı BM yasasının ihlalidir. Başka bir ülkeye operasyon yapıp, oradan bir adam çıkarmanın uluslararası ilişkilerde de hukukta da bir karşılığı yok. Bu, bir ülkenin iç işlerine müdahaledir. BM, konuyu Güvenlik Konseyi’ne taşıyacaktır ama ABD’nin veto hakkı var, bir şey çıkmaz. Konseyden vetolu olacağı için konu, Genel Kurul’a taşınacaktır ama orada da üye devletler ancak Amerika’ya karşı besledikleri öfkeyi dile getirirler. ABD’nin bir ceza ya da yaptırım alacağını sanmıyorum. Zira maalesef BM,
eski BM değil.”
DÜNYA, KAOTİK BİR DÜZENE GİDİYOR
“Hele de kendisini dünyanın jandarması ilan eden, adalet dağıttığını söyleyen bir ülke; ABD’nin böyle bir operasyon yapması kaotik, ‘yeni’ bir dünya düzenine gittiğimizi göstermekte. Ki Çin yarın, Tayvan’a operasyon yapsa, kim ne diyebilir? Dolayısıyla orman kanunlarının işletildiği, gücü olanın sözü geçtiği bir düzen kabul edilemez.”
HUKUKUN İŞLEMEDİĞİ NOKTADA 3. DÜNYA SAVAŞI’NIN YOLU GÖRÜNÜR
Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi Uluslararası Hukuk Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Emete Gözügüzelli de aynı görüşte: “ABD, bu operasyonla bir devletin egemenliği ve eşitliğine saygı ilkesini yerle bir etmiştir. ABD, uzun zamandır denizden abluka uygulayarak ve ticari, ekonomik ambargoları ile Venezuela halkının iradesini de etkisi altına almıştır. Ne bu operasyonun ne de bu ablukanın uluslararası hukukta bir yeri var! Bu bize 1945’te kurulan uluslararası sistemin çöktüğünü gösterir. Bu, BM dışında yeni bir dünya sistemi kurma girişimidir. Deyim yerindeyse ‘haydut’ siyasetidir. Uluslararası normlar hiçe sayılarak yapılan bu operasyon, ‘hukuk güçlünün yanındadır’ algısına yol açar ve bu hepimiz için çok tehlikelidir. Uluslararası hukukun işlemediği bir noktada 3. Dünya Savaşı’nın yolu görünür” yorumunu yapıyor.
DOKUNULMAZLIK PRENSİBİ İHLAL EDİLDİ
Konunun BM Güvenlik Konseyi’nde çözülmesinden hayli uzakta olduğunu da belirten Doç. Dr. Gözügüzelli, ABD’nin veto hakkını hatırlatarak, diyor ki: “ABD’nin terör ve uyuşturucuyla mücadele diyerek Devlet Başkanlarının dokunulmazlığı prensibini dahi yerle bir ettiği bir düzende, kendisine karşı yürütülecek hukuki mekanizmaların önünü tıkaması olası, tıpkı Nikaragua davasındaki gibi.”
MAVİ VATAN’A SAHİP ÇIKMALIYIZ
“Bu operasyon şunu da gösterdi ki her devlet kendi gardını alma, kendi ittifakını kurma arayışı ve çabası içinde. Buradan hareketle konuyu Doğu Akdeniz’e bağlamak isterim. Çünkü Türkiye’ye karşı Güney Kıbrıs, Yunanistan ve İsrail üçlüsünün son dönemdeki saldırganlığının arkasında da benzer bir denklem; ‘enerji’ var. Türkiye’nin askeri ve de enerji bağımsızlık stratejisini bozmak, bölgesel güç haline gelmesini engellemek için suni bir kriz, bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Dolayısıyla Mavi Vatan’a, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de ortaya koyduğu reflekse sarılmamız gerekmekte.”
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.




