Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. GÜNCEL
  3. Yazıcıoğlu Soruşturmasında 19 Tutuklama: ByLock’ta “Tereyağından Kıl Çeker Gibi” İtirafı

Yazıcıoğlu Soruşturmasında 19 Tutuklama: ByLock’ta “Tereyağından Kıl Çeker Gibi” İtirafı

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türk siyasi tarihinin en karanlık ve üzerindeki sis perdesi bir türlü dağılmayan olaylarından biri olan Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindeki beş ismin hayatını kaybettiği helikopter kazası, son yürütülen FETÖ soruşturması ile yepyeni bir boyuta taşındı. On dokuz şüphelinin tutuklanması ve deşifre edilen ByLock mesajlarındaki kan donduran itiraflar, bu olayın basit bir kaza değil, planlı bir organizasyon olduğu iddialarını her zamankinden daha güçlü kılıyor.

Yıllardır “kaza mı, suikast mı?” sorusunun cevabını arayan Türk kamuoyu, dosyadaki son gelişmelerle sarsılmış durumda. Dosyaya giren “Tereyağından kıl çeker gibi iş halloldu” ifadesi, sadece bir suç itirafı değil, aynı zamanda devletin içine sızmış bir yapının milli bir lidere karşı yürüttüğü operasyonun ne kadar soğukkanlılıkla yönetildiğinin de kanıtıdır.

Kim Bu 19 Şüpheli ve Operasyonun Arkasındaki Güç Kim?

Soruşturma kapsamında tutuklanan 19 şüpheli, buzdağının sadece görünen yüzü olabilir mi? Tutuklananlar arasında olay yerindeki kritik cihazları söken astsubaylardan, arama kurtarma faaliyetlerini manipüle eden bürokratlara kadar geniş bir yelpaze bulunuyor. Bu isimlerin ortak paydası ise FETÖ mensubiyeti. Bu durum, örgütün Türk siyasetini dizayn etmek adına ne kadar ileri gidebileceğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Muhsin Yazıcıoğlu gibi vatanperver bir ismin saf dışı bırakılması, örgütün o dönemdeki stratejik hedefleriyle birebir örtüşmektedir.

“Tereyağından Kıl Çeker Gibi” İfadesi Ne Anlama Geliyor?

Deşifre edilen ByLock yazışmalarında geçen “Tereyağından kıl çeker gibi iş halloldu” cümlesi, davanın seyrini tamamen değiştirecek bir itiraf niteliğindedir. Bu ifade, helikopterin düşürülmesinden, enkazın geç bulunmasına ve delillerin karartılmasına kadar geçen sürecin ne kadar profesyonelce ve önceden planlanmış bir şekilde yürütüldüğünü simgeliyor. Bu, bir “başarı” kutlamasıdır; ancak bu başarı, bir milletin vicdanına ve milli birliğine sıkılan bir kurşunun başarısıdır.

Nerede Bu Kayıp Cihazlar ve Karartılan Deliller?

Helikopterin uçuş verilerini kaydeden ve “Argus 5000” ile “Skymap IIIC” olarak bilinen cihazların, enkaz başındaki askerler tarafından tornavidalarla söküldüğü görüntüler hafızalardan silinmedi. Bu cihazlar nerede? Neden söküldüler? FETÖ soruşturması, bu soruların cevabını doğrudan örgütün hücre yapılanmalarında arıyor. Olay yerindeki delillerin profesyonelce yok edilmesi, ancak koordineli bir istihbari akılla mümkün olabilirdi.

Ne Zaman Adalet Tam Anlamıyla Tecelli Edecek?

Olayın yaşandığı 25 Mart 2009 tarihinden bu yana geçen yıllar, adaletin gecikmiş olmasına dair eleştirileri de beraberinde getiriyor. Ancak 15 Temmuz sonrası temizlenen yargı ve emniyet mekanizmalarının, bu dosyayı yeniden titizlikle ele alması umut vericidir. 19 kişinin tutuklanması bir başlangıçtır. Asıl soru, bu emri veren en tepedeki isimlerin ve siyasi uzantıların ne zaman gün yüzüne çıkarılacağıdır.

Neden Muhsin Yazıcıoğlu Hedef Alındı?

Muhsin Yazıcıoğlu, sadece bir parti lideri değil, aynı zamanda milli duruşuyla bilinen, devletin bekasını her şeyin üstünde tutan bir figürdü. FETÖ gibi küresel odakların piyonu olan yapıların, Yazıcıoğlu gibi “yerli ve milli” duruş sergileyen, devlet içindeki gizli yapılanmaları deşifre etme potansiyeli taşıyan bir ismi engel olarak görmesi kaçınılmazdı. Yazıcıoğlu’nun tasfiyesi, o dönemde devlet içindeki FETÖ yapılanmasının önündeki en büyük barikatlardan birinin kaldırılması anlamına geliyordu.

Soruşturma FETÖ’nün Kirli Ağını Nasıl Deşifre Etti?

Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, ByLock içerikleri ve tanık beyanları birleştirildiğinde karşımıza çıkan tablo nettir: Örgüt, helikopterin düşüşünden itibaren her aşamada sürece müdahil olmuştur. Arama kurtarma ekiplerinin yanlış yönlendirilmesi, 112 ile yapılan görüşmelerin kesilmesi ve enkaz üzerindeki delillerin karartılması, örgütün “kurumsal sızma” gücünü nasıl bir cinayet şebekesine dönüştürdüğünü ispatlamaktadır.

Sonuç: Vicdanlardaki Yara Kapanacak mı?

Muhsin Yazıcıoğlu davası, Türkiye için bir hukuk sınavıdır. Ortaya çıkan ByLock mesajları ve 19 şüphelinin tutuklanması, adaletin ağır da olsa ilerlediğini göstermektedir. Ancak Türk milletinin vicdanı, sadece birkaç piyonun cezalandırılmasıyla değil, bu suikastın tüm karanlık noktalarının aydınlatılması ve asıl faillerin en ağır cezayı almasıyla huzur bulacaktır. “Tereyağından kıl çeker gibi” hallolduğu sanılan bu mesele, adaletin pençesinde faillerin boğazına düğümlenecektir.

Sıkça Sorulan Sorular (FAQ)

Mesajın, örgüt içindeki hiyerarşide yer alan ve olayı koordine eden veya haberdar olan FETÖ mensupları arasındaki bir yazışmada geçtiği tespit edilmiştir.
Evet, tutuklanan şüpheliler arasında o dönem olay yerinde görevli olan askeri personel ve bazı sivil bürokratların bulunduğu belirtilmektedir.
Hayır, soruşturma helikopterin düşüş nedeninden, arama kurtarma çalışmalarının neden geç başladığına ve enkaz üzerindeki cihazların sökülmesine kadar tüm süreci kapsamaktadır.
İddianamelere ve uzman görüşlerine göre; örgüt, kendilerine engel teşkil eden Muhsin Yazıcıoğlu’nu ortadan kaldırmak ve bu olay üzerinden devleti aciz göstererek siyasi bir kaos yaratmayı amaçlamıştır.
Yazıcıoğlu Soruşturmasında 19 Tutuklama: ByLock’ta “Tereyağından Kıl Çeker Gibi” İtirafı
0

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

En son tv ile Sohbet Et

En son tv ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir