Uluslararası diplomaside Heybeliada Ruhban Okulu üzerinden Türkiye’ye sürekli baskı kuran ve her fırsatta “din özgürlüğü” naraları atan Yunan hükümeti, iş kendi topraklarındaki Batı Trakya Türk azınlığına geldiğinde adeta bir eğitim silindiri gibi hareket ediyor.
Yıllardır süregelen bu iki yüzlü politika, sadece bir eğitim meselesi değil, aynı zamanda temel insan haklarının ve uluslararası anlaşmaların sistematik bir şekilde ihlal edilmesidir. Bir yandan İstanbul’daki bir okulun açılması için dünyayı ayağa kaldıran Atina, diğer yandan Batı Trakya’da Türk çocuklarının ana dillerinde eğitim alma hakkını ellerinden alarak okulları birer birer kapatmaktadır.
Atina’nın Bitmeyen Heybeliada “Yaygarası”
Heybeliada Ruhban Okulu, 1971 yılında Anayasa Mahkemesi’nin özel yükseköğretim kurumlarını kamulaştırma kararı sonrasında Patrikhanenin bu şartı kabul etmemesi üzerine kapanmıştı. O günden bu yana Yunanistan ve Avrupa Birliği, bu konuyu Türkiye’nin önünde aşılması gereken bir “demokrasi engeli” gibi sunmaktadır.
Türkiye, son yıllarda bu konuda oldukça yapıcı adımlar atmış, okulun restorasyonundan hukuki zemin arayışlarına kadar birçok iyi niyet göstergesinde bulunmuştur. Ancak Yunan hükümeti, bu iyi niyeti görmek yerine, konuyu Türkiye’yi uluslararası alanda sıkıştırmak için bir koz olarak kullanmaya devam etmektedir.
Lozan Antlaşması ve İhlal Edilen Haklar
Lozan Barış Antlaşması, hem İstanbul’daki Rum azınlığın hem de Batı Trakya’daki Türk azınlığın haklarını karşılıklı olarak güvence altına almıştır. Ancak Atina, işine geldiğinde Lozan’ı hatırlarken, Türk azınlığın “milli kimliği” söz konusu olduğunda antlaşmayı yok saymaktadır. Batı Trakya Türkleri bugün hala kendi müftülerini seçememekte, “Türk” ismini taşıyan dernekleri kapatılmakta ve en acısı, çocuklarının okul hakkı ellerinden alınmaktadır.
Batı Trakya’da Eğitim Silindiri: Kapatılan Türk Okulları
Yunanistan Milli Eğitim ve Din İşleri Bakanlığı, her yıl “öğrenci azlığı” veya “tasarruf tedbirleri” gibi bahaneler arkasına sığınarak Batı Trakya’daki Türk azınlık ilkokullarını birer birer kapatmaktadır. Son 25 yılda bölgedeki Türk okullarının sayısı yarı yarıya düşürülmüştür.
Sistematik Bir Asimilasyon Politikası
Okulların kapatılması sadece teknik bir karar değildir. Bu, Batı Trakya Türk azınlığının kültürel mirasını ve dilini yok etmeye yönelik sistemli bir asimilasyon stratejisidir.
- Türkçe eğitim veren öğretmenlerin atanmaması,
- Mevcut okul binalarının fiziksel olarak bakımsız bırakılması,
- Azınlık okullarındaki eğitim kalitesinin kasıtlı olarak düşürülmesi,
bu politikanın en somut örnekleridir.
“Öğrenci Azlığı” Bahanesi Ne Kadar Gerçekçi?
Atina yönetiminin en büyük savunması, sınıflarda yeterli öğrenci olmamasıdır. Ancak aynı Yunanistan, nüfusu çok daha az olan köylerde Rum çocukları için devlet okullarını açık tutmakta hiçbir beis görmemektedir. Burada açık bir çifte standart söz konusudur. Maksat eğitimde tasarruf değil, Türk azınlığın eğitim hayatından çekilmesini sağlamaktır.
Diplomatik İkiyüzlülüğün Sonu Gelmeli
Bir tarafta Türkiye’nin Patrikhaneye ait mülkleri iade etmesi, Sümela Manastırı gibi tarihi mekanlarda ibadete izin vermesi ve Heybeliada için çözüm araması; diğer tarafta Yunanistan’ın cami ibadetlerine engel olması ve Türk okullarının kapısına kilit vurması… Bu tablo, kimin gerçek anlamda “hoşgörü” sahibi olduğunu, kimin ise “insan haklarını” bir siyasi araç olarak kullandığını açıkça göstermektedir.
Eğer Yunanistan, Heybeliada konusunda samimiyse, önce kendi sınırları içindeki Müslüman Türk azınlığın en temel hakkı olan eğitim hakkına saygı duymalıdır. Bir “eğitim silindiri” gibi Türk okullarının üzerinden geçip sonra da dünya kamuoyunda mağdur rolü oynamak, modern diplomasiyle bağdaşmamaktadır.
Sonuç: Mütekabiliyet ve Adalet Beklentisi
Sonuç olarak, Türkiye ile Yunanistan arasındaki ilişkilerin normale dönmesi ve azınlık haklarının korunması için mütekabiliyet (karşılıklılık) ilkesi esas alınmalıdır. Yunanistan’ın Batı Trakya’daki Türk azınlığı bir tehdit olarak görmekten vazgeçmesi ve onların eğitim haklarını iade etmesi gerekmektedir.
Heybeliada Ruhban Okulu üzerinden fırtınalar koparanların, Batı Trakya’da sessizce kapatılan okullara karşı kör ve sağır kalması kabul edilemez. Eğitim hakkı kutsaldır ve hiçbir siyasi manevraya kurban edilmemelidir.

Yorumlar kapalı.