
‘Biz toprağa bina yapmayız, ağaç dikeriz.’ diyen Chamseddine, bu zeytin ağaçlarının geçmişte birçok savaşı atlattığını ancak bu kez tamamen ortadan kaldırıldığını savundu.
Paylaşımında, 25 Haziran ve 20 Temmuz tarihlerine ait iki fotoğrafa da yer veren Chamseddine, arazide yangın ya da hava saldırısına işaret eden izler bulunmadığını, buna karşın toprağın iş makineleriyle kazınmış gibi göründüğünü ifade etti. 500 yıllık zeytin ağaçlarının zarar verilmeden sökülmesinin ağır iş makineleri ve uzmanlık gerektirdiğini belirten Chamseddine, bunun savaşın rastlantısal bir sonucu değil, planlı bir operasyon olduğunu iddia etti.
Chamseddine ayrıca, kendilerine ulaşan tanıklıklara göre ağaçların İsrail tarafına taşınmış olabileceğini öne sürdü. Ailesinin hiçbir zaman Hizbullah ile bağlantısı olmadığını vurgulayan aktivist, söz konusu arazide askeri bir varlık ya da silah bulunmadığını, yalnızca nesillerdir bakımı yapılan zeytin ağaçlarının yer aldığını söyledi.
Lübnan ile İsrail arasında imzalanan anlaşmanın sivil mülkleri koruduğunu hatırlatan Chamseddine, intikam istemediğini, yalnızca sökülen ağaçların akıbetinin açıklanmasını ve hâlâ hayatta olanların ailelerine iade edilmesini talep etti.
Paylaşımının sonunda dedesini de anan Chamseddine, eski Lübnan Emniyeti’nde general olarak görev yapan dedesinin barışa inanan biri olduğunu belirtti. Dedesinin sık sık, ‘Toprak satılmaz, gelecek nesillere emanet edilir.’ dediğini aktaran Chamseddine, bu nedenle yaşananları kamuoyuyla paylaşmayı bir sorumluluk olarak gördüğünü ifade etti.

Yorumlar kapalı.