1. Haberler
  2. GÜNCEL
  3. Ali Koç ve Sadettin Saran’dan gergin genel kurulda çarpıcı açıklamalar! İbra ve yetki kararları…

Ali Koç ve Sadettin Saran’dan gergin genel kurulda çarpıcı açıklamalar! İbra ve yetki kararları…

featured
0
Paylaş

Fenerbahçe Başkanı Ali Koç: “Yarın sonuç ne olursa olsun, başkanımız etrafında kenetlenmemiz gerektiğini ben de düşünüyorum.

Fenerbahçemiz’e bugüne kadar hizmet etmiş tüm başkanlarımıza, yöneticilerimize, sporcularımıza ve emek vermiş herkese teşekkür ediyorum. Yarın bir kez daha sandığa gideceğiz. Görüyorum ki camia olarak ciddi anlamda kutuplaşmışız.

Şöyle ki karaborsa yapan birini oy çokluğuyla değil oy birliğiyle onaylamamız gerekirken oy çokluğuyla, şöyle bakıyorum ki Fenerbahçe başkanlık makamına ağza alınmayacak küfürler eden birine lehte oy kullanabiliyoruz. Aslında bu camiamızın şu an bulunduğu noktayı göstermektedir.

Fenerbahçe başkan adayı Sayın Sadettin Saran ve muhtemel yönetim kuruluna bakıyorum, başkanlık makamına hakaret eden biri için ellerini bile kaldırmıyorlar. Geldiğimiz nokta işte bu.

Yarınki sandık herhangi bir seçim değil, Fenerbahçemiz’in yarınlarına sahip çıkma seçimidir. Sadettin Bey’in sözlerine şunu ekliyorum; sil baştan belirsiz bir maceraya mı atılacağız sabırla verilen mücadelenin meyvesini mi toplayacağız? Yarın bunun kararını vereceğiz.

Birazdan görüş ayrılıklarımıza tek tek değineceğim. Şunu bilin; biz gerçek bir şekilde adayız. Yıllarca kendimizi aday gösterip sonra aday olmayıp, sonra artık bir kez daha aday olmazsam ayıp olur diye aday değiliz. Canımızla kanımızla, çoluğumuzun çocuğumuzun rızkıyla, itibarımızla, sağlığımızla 7 senedir mücadele ediyoruz.

Madem ki özellere girdik, söyleyeceğim çok şey var, söyleyeceğim. Hepimiz aynı gemideyiz. Sadettin Bey’i de, Aziz Bey’i de, bizi de destekleyenlerin isteği Fenerbahçe. Zorlu bir yolda beraber yürüdük, kumpaslarla boğuştuk. 21. yüzyıl Fenerbahçemiz’in yüzüne istediğimiz şekilde gülmedi. Tek bir gerçek var, ne kadar engel çıkarsa çıksın Fenerbahçe için mücadeleden korkmadık, o ne der bu ne der diye hareket etmedik.

Bu kirli futbol dünyasında kulübümüzü tertemiz tutmanın gururunu yaşadık. Fenerbahçe’nin ne karaborsayla, ne herhangi bahis işiyle, ne bağlantılı sponsorluk işiyle anılmasına izin vermedik, vermeyiz de…

Günü kurtarma çabası içinde olmadık, yarınları kazanacağız dedik. Tırnaklarımızla sıkıntılı günlerden bugünlere geldik. Tabii kolay… Sadettin Bey’in sarf ettiği sözler. Onlara biraz sonra geleceğim. Bekara kadın boşamak çok çok kolaymış, bir kez daha gördüm bugün.

Sırf taraftarın hoşuna gidecek popülist vaatler peşinde koşmadık. Bugün gururla söylüyorum, bir çoğunuzun burada olan ve hafife alan, ne kıymeti var diyenlere söyleyeyim; Fenerbahçe’yi zor şartlarda aldık ve onarımını tamamladık. Atılım dönemine geçtik ve adımlarını attık.

Sizler için mali bağımsızlığın kıymeti yok ama adım adım mali bağımsızlığa ulaştık. Tesisleşmeler için geleceğimiz için büyük hamleler başlattık. Amatör branşlarda Avrupa’nın zirvesindeyiz. Sıra şampiyonluklarda. Bu sezon camiamıza şampiyonluk borcunu ödeyeceğiz.

Fenerbahçe’yi ileri taşıyacak, Fenerbahçe’yi her anlamda şampiyon yapacak yönetim bizdedir. Zira, biraz evvel 11. 12. 13. maddelerin reddedilmesi, yarın kim başkan seçilecekse önünü kapamıştır. Sadettin Bey’i aradım, öyle söyledim, ‘Ne yapayım’ dedi. ‘Siz destekleyin’ dedim. Bu madde 6 ayrı genel kurulda gündem maddesi olmuştur. Ne hikmetse birileri tarafından bunun korkulacak, zarar verecek maddeler olarak tanımlanması akıl alacak iş değildir.

Siz bunu zıplayarak alkışladınız. Neyi alkışladığınızın farkında değilsiniz. Ne kadar popülist olduğunuzun farkında değilsiniz.

Fenerbahçe başkanı seçim için çalışmaz, Fenerbahçe için çalışır, icraatlarıyla konuşur. Uzun uzun rakamlardan bahsetmeyeceğim.

Unutmayın, ben demedim 7 sene evvel Avrupa’nın iflasa en yakın kulübünün başına geldim. Bugünkü gibi temiz, tertemiz Fenerbahçe’ye aday olmadım. Kulübümüzün en kötü halinde sorumluluk aldım.

Defalarca aday olacağım, aday olacağım deyip geri dönmedim. Sadettin Bey geçen sene için haklı. ‘Sen devam etmelisin, aday olursan çekilirim’ dedi, sözünü tuttu. Ondan önceki dönemlerde birçok kez ‘başkan olacağım’ dedi, aday oldu. Ben olacağım dedim, en kötü günde oldum. 7 sene sonra en sıkıntılı dönemde göğsümü gere gere çıktım, o ne der bu ne der demedim.

Kötü yapmışız, 7 senede finans dehası Murat Salar’a göre hiçbir başarı yok. 7 senede 278 milyon Euro borç ödeyerek, borç kapatmanın kıymeti yok. Yükümlülükleri indirmenin kıymeti yok. Emlak Bank projesiyle Bankalar Birliği’nde çıkışın müjdesini vermenin kıymeti yok. Bağımsız, güçlü ve dimdik Fenerbahçe yaratmanın kıymeti yok. Mali disiplini sağlamış Fenerbahçe’nin, düne kadar bakkal gibi yönetilen Fenerbahçe’nin hiçbir kıymeti harbiyesi yok.

Fenerbahçe devasa bir kuruluştur. Dünyanın en büyük kulübü Fenerbahçe artık geriye gidemez. Fenerbahçe olarak orta vadede küresel marka kimliğimizi gerçekleştirmeliyiz. MSC gibi, Chobani gibi, Adidas gibi firmaları çoğaltmalıyız. 160 milyon Euro’luk sponsorluk anlaşması cebimizde, sadece bu seneye tekabül eden rakamlarını kullandık, tüm parayı kırdırmadık. Mali sorumluluğu gösterdik. Bunları unutmayın!

Taraftarlarımız yıldız futbolcular istiyor. Artık 500-700 bin dolarlar değil, 25 milyon Euro’lardan kapı açılıyor dedik. Ekonomi uygun değilse nasıl sürekli hale getirebilirsiniz. Mali gücünüz olmak zorunda. Ekonominizi büyütecek, sponsorluklar anlaşmaları yapacak kudrette yönetimler olmalıdır. Her geçen gün olimpik başarılarımızın bir hikayesi var. 70 milyon değerindeki takımımızın 300 milyon Euro’ya çıkarken bunun arkasında finansal başarısı yok da ne var!

Kulübümüze ilk defa triple crown ünvanını kazandıran erkek basketbol takımını kurarken, iki sene üst üste Euroleague kazanan kadın basketbol takımını kurmak için güçlü bütçeye ihtiyaç yok mudur? Milli Olimpiyat Takımı’nın belkemiğini oluşturmak, İstiklal Marşımızı dünyada dinletmek için rakipler 6, bizler 25 sporcu göndermenin bir hikayesi, bütçesi yok mu?

Niye bunu söylemek istiyorum? Bizi ağır eleştiren üyelerimizin eleştirilerine saygı duyuyorum. Ne kadar kötüymüşüz? Hiç mi iyi işimiz olmamış, hiç mi hakkımızı verebileceğimiz icraatimiz olmamış. Peki!

Camiamızın başını öne eğdirecek, kara leke sürecek, utandırarak finansal bağlantılar kurmadık. Yasadışı yöntemlerle kasamıza gelirler koymadık. Kasamızdaki parayı özel ihtiyaçlarımız için kullanmadık. Bunlara rağmen Fenerbahçemiz’in gelirlerini artırdık ve sağlıklı bir ekonomiye kavuşturduk.

Ne hikmetse, tam bu dönemde, atılım dönemi başlarken Fenerbahçemiz için hiç uğramadığı kadar saldırıya uğramaya başladı. Sizlere aylardır organize kötülük olarak anlattığımız, sistemli ve düzenli saldırılar tek bir amaca yönelmektedir. Böl parçala yönet. Bölündükçe güçsüzleşeceğiz. Rakiplerimize yapılan kıyaklara sesimizi çıkaramayacağız. Tek bir kulüpte gördüğümüz gibi bizi de dizayn etmeye çalışacaklar.

Sadettin Bey’i bu konuya daha önce bulaştırmadım. Sadettin Bey bugün öyle konuşuyor ki sanki ben yapıyormuşum gibi. Bir süre sonra çoğumuz 3 Temmuz’un artık bittiğini düşünmeye başladık. Yaşayarak gördük ki 3 Temmuz bitmemiş, şekil ve yöntem değiştirmiş. Fenerbahçe’nin önünü kesme çabaları hep sürdü, devam ediyor.

Fenerbahçe’nin uğradığı haksızlıklar, adaletsiz kararlar, elimizden çalınan şampiyonluklarımız… Bazı rakiplerimize sağlanan faydalar! Başımıza gelen bu işlerin bir tesadüf, başarısızlık değil; sistematik olarak maruz kaldığımız, bir yapı tarafından yürütülen operasyon olduğunu dile getirdik.

Aziz Bey’in döneminde 7 senede 3 şampiyonluğumuz çalındı. Bizim dönemimizde 2 şampiyonluğumuz çalındı. Sadettin Bey sanki yapı yok diyor, sistematik bir şey var diyor, tribünlerden şampiyon olamıyorsunuz, sistematik Alanyaspor maçı diyor. Şöyle bir bakalım; aklı selim Fenerbahçeliler neyin ne olduğunu çok iyi biliyor.

Yapı inkar edilemez hale geldi. Yapının propaganda ve ikna gücü o kadar büyük ki ‘yapı var ama siz mücadele edemiyorsunuz’ dendi. Birçok samimi Fenerbahçeli kardeşimiz, bu propagandaya ikna oldu.

Bize ve ailemize her türlü dil uzatıldı. Bizi ve sporcularımızı savunanlar tehdit edildiler, hakaretlere uğradılar. Kulübümüze saldırmak demokratik hak olarak görülürken ama şu tribünlerde oturan, mezara kadar Fenerbahçeli olan insanlar sporcularımıza küfür etmeyin dedikleri zaman, hainler, paralı köpekler diyenlere ‘ciğeri beş para etmez’ denir. Bu kurgunun farkına varmadıkça camiamızın birlik ve beraberliğini sağlamak kolay olmayacaktır.

Sırf şu son hafta içinde 2 maçta yaşananlara bakın, bütün bunlar normal mi, tesadüf mü? Trabzon maçında gol atıyoruz, çizgiyi geçiyor, onların sayılmayan golü her şeyin önüne geçiyor, kırmızı görmesi gereken oyuncuları konuşulmuyor! Niye bunlar sadece Fenerbahçe’nin başına geliyor?

Verdiğimiz tüm mücadeleler şampiyonluğu çok daha anlamlı gelecek. Bir destanın adı olacak Fenerbahçe. Mayısta şampiyon olamazsak şartları yerine getireceğiz.

Geçen hafta verilen hakem kararları, bir gol bir maçtan daha fazlası. Türk futbolunda adil rekabete engel koyanlara mücadelemiz sonuna kadar devam edecektir. Perşembe günü TFF çıkışında söyledim, bugün sakin sakin konuya yaklaştığımıza aldanmayın, sükünetin ardından içimizdeki fırtınaların, belge ve bilgilerin gücü vardır. Haklı olmamız değil haklı kalmamız önemlidir. Bu süreç böyle bitecektir. Bu zihniyet için yol bitmek üzeredir. Yapıya karşı kimse bu kadar yol kat etmiştir. Bazen bir şey derseniz, sonra beklenmedik öyle bir olay olur ki, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir. Şampiyon olduğumuz herkes ne demek istediğimizi anlayacaktır.

Fenerbahçe başkanlığı büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluk milyonların onurunu taşımaktır. Bizlerin Fenerbahçe’nin geleceğini belirsizliğe sokma hakkı yoktur. Biz bugünlere gelirken Fenerbahçemiz’i hiç karanlık yollara sokmadık. Başını derde sokacak hiçbir adım atmadık, Fenerbahçe’yi yönetmenin sorumluluğunu taşıyarak bugünlere geldik.

Sadettin Bey seçildiği takdirde, bahis şirketini satacağını, kapatacağını söyledi. Saygı duyuyorum. Mevzuat ve kanun net olmasına rağmen vicdanen haksızlık vardır. Futbol ailesine girdiği zaman bu şirketin sahibi olmaması gerekir, futbol ailesine girmeden şirketi elden çıkarmasını beklemektedir mevzuat. Hem şirketi elden çıkaracaksın, başkan olamazsan şirketi de elden çıkaracaksın. Sadettin Bey ve Bakan Bey’e de söyledim. Bir realite, bir gerçek var. Bunu kongre üyelerimizle paylaşmak zorundayım. Şunu da söyleyeyim; Sadettin Bey 2 gün sanki ben bakanlığı biz arıyormuşuz, adaylığının önünü kesmek için konuştu. Sonra düzeltti. 2 günde yayıldığı kadar yayıldı ama bu konu.

Kendisine sorma ihtiyacı duyuyorum? Siz spordan gelen bir aday olarak TFF, UEFA ve FIFA ile yayın işlerinden çok temasta olan biri olarak, 3 kurumun düzenlemeleri gereğince spor kulübü başkanı ve yönetici olmanıza engel teşkil edeceğini biliyorsunuz. Bunun Fenerbahçemiz için tehlike oluşturacağını bilmenize rağmen, bu beni en çok ilgilendiren konudur, devir işlemleri için neden ağustos sonunu beklediniz. Uzun süre olan bir konudan bahsediyoruz. Ben hatırlarsanız ‘Lütfen TFF’yle konuşun, buna ceza yazarlar, ben de Bakan Bey ile konuşacağım’ dedim size. Fenerbahçemiz’e, size sıkıntı yaratacak konu neden daha evvel önceliklendirilmedi? Bu Fenerbahçe üzerinden oynanan bir kumar değil mi?

Bakanlığa başvurunuzda, küçük olan hisselerinizi bir çalışanınıza, Saran Holding’i kızınıza devredeceğinizi yazıyorsunuz. Etkinliklerde öyle demedim diyorsunuz ama evrak burada. Kızınız da dolaylı, kızınıza devretmeniz bu sorunu aştırtmıyor! Anlamakta sıkıntı çekiyorum. Medyadan gelen ve camiamızdan gelen şirketi kapatabilirim dediniz. Devredeceğiniz şirket, bakanlığın lisansı. Bunun ciddi bir süreci var. Bakanlık ‘devret’ dese bile hesaplar, süreçler var. Tamamen kapatsanız da keza öyle. Danıştay’dan davayı çekseniz de öyle. Elektrik ışığı değil, düğmeye bas kapansın. Bu süreç boyunca biliyor musunuz ki yarın akşam seçildiğinizde pazartesi sabah 9’dan itibaren Fenerbahçe başkanlık makamının inisiyatifi, geleceği başkalarının elinde olacak, TFF’nin, bakanlığın. Bunu biliyorsunuz, bildiğiniz de gayet iyi biliyorum. Biz niye bu riski alıyoruz.

Tekrar söylüyorum, devredip başkan olamamak da haksız bir durum. Elinizdeki bir değeri kurallara uymak için, başkan olamazsanız şirket de gidiyor. Bu haksız bir durum ama sizin değil Fenerbahçe’nin durumunu düşünmek zorundayım. Biz illegal bahisle mücadele ederken, rakibimizin aldığı bahis reklamıyla mücadele ederken, 16 ayrı kuruma yazı yazarken, Allah korusun Fenerbahçe başkanı bahis konusundan işlem görürse nasıl bir durumda olacağımızı hepiniz görüyorsunuzdur.

Sayın Saran dedi ki ‘Geçen sene sizin lehinize çekildiğimde dünyanın en iyi insanıydım’ dedi. Öyle bir şey dediğimi hatırlamıyorum. Özel konuşmalara girildi. Ben teşekkür ettim ama Sadettin Bey siz girmek istemiyordunuz. ‘Bu seçim yapılmasın, yapılırsa girmek zorundayım’ dediniz. Ben sizi hiçbir zaman 3 Temmuz ile suçlamadım. Yakın zamana kadar hiçbirini bilmiyordum. Röportajları bilmiyordum. Size ‘Yok’ dedim ama sonra öğrendim.

Buraya çıkıp ağır bir şey söylediniz Fikret Seçenlerle locada maç seyretmişim. Ben Fikret Seçen’i ne tanırım, ne locada maç seyrettim! Bir tane tanık, fotoğraf varsa ortaya koyun. Ben FETÖ’cülerle en önde savaştım. Sizler gibi almaza gelmedim!

Sizi hiçbir zaman bunlarla suçlamadım. Ta ki şu ana kadar… Bu camianın 3 Temmuz ile ilgili hassasiyeti var. Siz cop yemediniz, gaz yemediniz bu uğurda. Onlara da saygı duymak lazım. Beni yaptırıyormuş gibi pozisyonlamanız, sonra olmayan konuda Fikret Seçen ile llocada maç seyrediyor demeniz büyük insafsızlık.

Ben bugüne kadar parayla, borçla kulübü yönetiyor, üyeleri ikna ediyormuş gibi abesle iştigal söylemler içindesiniz. Ben bugüne kadar şöyle böyle yaptım ağzımdan çıkmamıştır. Öyle bir iddiada bulundunuz ki, yöneticiler çek veriyor, vadesi gelince parası geri alıyor. Benim dönemimde Fenerbahçe’ye para veren, parasını geri almamıştır.

Çekler verip vadesi gelince alma mevzusu doğru değildir. Seçim stratejisi paraya, borca bağlı diyorsunuz. Siz kulübün nereden nereye geldiğini bilmediğiniz için bunları basit görüyorsunuz. ‘Yeni macera’ diyorum, çünkü niye? Fenerbahçe’de olmadığınız dönemlerde Fenerbahçe’nin yanında, locada, projesinde desteğinizi görmedim! Desteklediyseniz affınıza sığınırım. Yayın ihaleleri aldınız bizden, bizden aldığınız ihaleyi başka kuruma verdiniz, bu sene de oldu, şiddetli karşı gelince maçı siz yayınladınız. Kombine iptalleri popülist söylemdir. Biz 200-250 bin kombine satmışız, iptal edilen kombine sayısı 8-9’dur. ‘Samandıra’yı basalım, futbolcuları dövelim’ diyenleri kombineleri, Sevilla maçında çakmak atanın kombinesidir. Yüzlerce kombine iptal edilmiş gibi bir hava yaratıyorsunuz.

Fenerbahçe ekonomisinin nereye geldiğini anlamıyorsunuz, rakamlar açtık size, anlamamışsınız.

Vura vura, kıra kıra şampiyon olacağız. Olamazsak da mayıs ayında hesaplaşırız.”


En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Tepki Ver | Tepki verilmemiş
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.