ABD Başkanı Donald Trump, ikinci görev süresinin başından bu yana Grönland’ı ülkesinin topraklarına katmak istediğini açıkça dile getiriyor. Trump bu arzusunun altında ABD’nin ulusal güvenliğini sağlamak olduğunu öne sürüyor.
Bilindiği üzere, Arktik’te bulunan Grönland adası, Danimarka Krallığı’na bağlı bir özerk bölge. Coğrafi olarak Kuzey Amerika’nın bir parçası olan ada, Kanada kıyılarına oldukça yakın bir konumda bulunuyor.
Trump, Grönland’la ilgili planlarını ilk gündeme getirdiğinde, adanın Rus ve Çin gemileri tarafından istila edildiğini bunun da ABD’nin bölgedeki çıkarlarına ters düştüğünü iddia etti.
Daha sonra söylem değiştiren Trump, bu geniş bölgenin henüz planlama aşamasında olan “Altın Kubbe” füze savunma kalkanı için hayati önem taşıdığını söyledi.
İlk bakışta Trump’ın her iki iddiasında da doğruluk payı var gibi görünüyor. Ancak The Telegraph’a konuşan güvenlik uzmanları, ulusal güvenlik endişelerini gidermek için ABD’nin Grönland’ı topraklarına katmasının gerekli olmadığını savundu.
WASHINGTON’LA MOSKOVA’NIN TAM ORTASINDA
Geniş yüzölçümüne karşın oldukça seyrek bir nüfusa sahip olan ada, ABD ve NATO’nun geniş çaplı hava savunma mimarisinde büyük bir rol oynuyor.
Grönland, Moskova ile Washington arasındaki en kısa uçuş rotasının tam ortasında, yani büyük daire mesafesi olarak bilinen noktada yer alıyor.
Ada Washington’dan da Moskova’dan da yaklaşık 3.200 kilometre uzaklıkta.

ABD, İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana, Grönland’ın kuzey kıyısında bulunan Pituffik Uzay Üssü’nde (eski adıyla Thule Hava Üssü) askeri personel bulunduruyor.
Kuzey Kutbu’ndan yaklaşık 1.450 kilometre uzaklıkta bulunan Pituffik, ABD ordusunun en kuzeydeki üssü. Yaklaşık 150 askere ev sahipliği yapan üs, Washington’un füze erken uyarı sisteminin önemli bir parçası.
Rusya veya Çin’in ABD’ye balistik füze fırlattığı bir senaryoda, füzenin Grönland’ın üzerinden geçmesi çok olası. Bu nedenle, Pituffik’teki personelin birincil görevi, yaklaşan hava tehditlerini tespit etmek için gökyüzünü taramak.
Ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesinden bu yana ABD’nin Grönland’daki askeri varlığı önemli ölçüde azaldı.
1951 TARİHLİ ANLAŞMA GEREKLİ ZEMİNİ OLUŞTURUYOR
Washington, en yoğun döneminde adada 17 tesis ve 15.000 asker bulunduruyordu. Bu askerler, Sovyet denizaltılarını ve gemilerini avlamanın yanı sıra korkulan bir işgale karşı da hazırlık yapıyordu.

Bu durum, ABD ve Danimarka hükümetleri arasında 1951 yılında imzalanan bir anlaşma ile destekleniyordu. Kopenhag, bu anlaşmanın hala geçerli olduğunu defalarca savundu. Bir başka deyişle Trump, Grönland’ı topraklarına katmadan da adaya daha fazla asker gönderebilir. Bunun önünde hiçbir engel bulunmuyor.
Buna, ABD’nin 175 milyar dolarlık Altın Kubbe hava sistemi projesine katkıda bulunacak askeri varlıklar da dahil.

KULLANIŞLI BİR BAHANE
Öte yandan Trump, yakın zamana kadar Grönland’dan Altın Kubbe projesi için hayati öneme sahip bir yer olarak bahsetmemişti. Bu da Altın Kubbe’nin Beyaz Saray için kullanışlı bir bahane haline geldiğini düşündürüyor.
Altın Kubbe projesinin, füzeleri izleyen ve kendi mermilerini ateşleyerek füzeleri düşüren bir uydu sistemi de içereceği iddia ediliyor.
Analistler bu teknolojinin var olup olmadığını veya yakın zamanda var olup olmayacağını sorgularken, ABD’nin Grönland’ı topraklarına katması, uydu savunma sisteminin hayata geçirilmesi için bir ön koşul değil.

RUS GEMİLERİ GRÖNLAND YAKINLARINDAN GEÇMEK ZORUNDA
Asıl mesele şu: İklim değişikliğinin etkisiyle eriyen buzulların, Kuzey Amerika’ya yakın yeni ticaret rotaları açarak Kuzey Kutbu’nu yeniden şekillendirmesi ile Pituffik’in önemi artması bekleniyor.
Grönland, Kuzey Buz Denizi’nin Atlantik Okyanusu ile birleştiği noktada yer alıyor. Rus gemileri ve denizaltıları, Arktik bölgesindeki üslerinden ayrılıp güneye doğru ilerlerken Grönland yakınlarından geçmek zorunda.
Ana rotalardan biri, Grönland, İzlanda ve Birleşik Krallık arasındaki sulardan geçiyor. Bu bölge GIUK (Greenland-Iceland-United Kingdom’ın baş harfleri) Boğazı olarak biliniyor. Norveç ve İzlanda arasındaki Bear Boğazı da güneye inmek için bir diğer seçenek.

ANLAŞMALAR BU SORUNA DA ÇÖZÜM OLABİLİR
Vladimir Putin, Şubat 2022’de Ukrayna’yı işgal emrini verdiğinden beri NATO, bölgedeki hava ve deniz devriyelerini artırmış durumda.
Danimarka, bölgeyi korumak amacıyla Arktik Komutanlığı’nı yeni gemiler, insansız hava araçları ve gözetleme uçaklarıyla güçlendirmek için 2 milyar euro yatırım yapacağını açıkladı. Bu harcama geçen yıl ocak ayında Trump’ın Grönland’a olan ilgisini püskürtmek amacıyla duyuruldu.
Ne var ki tıpkı füze savunmasında olduğu gibi, Grönland çevresindeki sularda güvenliği artırmak için de ABD’nin adayı ele geçirmesi gerekmiyor
Danimarka, Washington’un mevcut anlaşmaları kullanarak bu ulusal güvenlik endişelerini giderebileceğinin altını ısrarla çiziyor.

CEVAP 400 YIL ÖNCEDE Mİ YATIYOR?
Trump’ın bu bölgeyi ele geçirme arzusuna dair en basit açıklama ise Grönland’ın coğrafyası.
Adanın başkenti Nuuk, aslında Washington’a Kopenhag’dan çok daha yakın. Ancak bu gerçek, 16’ncı yüzyılda Gerardus Mercator tarafından çizilen ve bugün hala yaygın olarak kullanılan haritalara yansımıyor.
Bunun sebebi, Mercator Haritası’nda, kutuplara yakın alanların boyutlarının büyük ölçüde abartılmış olması.
Grönland yüzölçümü itibarıyla Afrika’nın 14’te biri olmakla birlikte, haritada aşağı yukarı aynı boyutta görünüyor. Aynı şekilde Güney Amerika da haritada Grönland’dan küçük duruyor.
Trump geçmişte yaptığı açıklamalarda, haritaları sevdiğini belirtmiş ve bölgesel süpergüçler olan ABD ile Rusya’nın boyutlarını kıyaslayan sözler söylemişti.
Tam da bu nedenle Trump’ın Mercator Bozulması etkisiyle ABD ve Grönland‘ın birleşik yüzölçümünü Rusya’dan daha büyük görüp Grönland’ı almaya niyetlenmiş olabileceği yorumları yapılıyor.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.




