Baltacı Mehmet Paşa Kimdir? Prut Zaferini Barışa Çeviren Sadrazam
Osmanlı tarihinin en tartışmalı sadrazamlarından biri olan Baltacı Mehmet Paşa, 1704 ve 1706-1710 yılları arasında iki dönem sadrazamlık yapmış, adını ise 1711’deki Prut Seferi ile tarihe yazdırmıştır. III. Ahmed döneminde görev yapan Baltacı Mehmet Paşa, gençliğinde saray baltacıları arasında hizmet etmesi nedeniyle bu lakapla anılmaktadır.
Prut Seferi ve Serdar-ı Ekrem Ataması
Baltacı Mehmet Paşa, Şubat 1711’de Serdar-ı Ekrem (başkomutan) olarak atandı. Osmanlı ordusu, 18 Temmuz 1711’de başlayıp dört gün süren muharebede Rus kuvvetlerine karşı üstünlük sağladı. Rusya Çarı I. Petro’nun (Deli Petro) ordusu, Prut Nehri kıyısında açlık ve susuzluk tehlikesiyle kuşatma altına alındı; bu durumda kaçış imkânı kalmayan Çar, barış talebinde bulundu.
Ordusunun yıpranmasından ve kuşatma sırasında yeni bir Avrupa ittifakı oluşabileceğinden endişe eden Baltacı Mehmet Paşa, 21 Temmuz 1711’de barış teklifini kabul etti ve Prut Antlaşması imzalandı.
Prut Antlaşması’nın Şartları
Antlaşmaya göre:
Azak Kalesi Osmanlılara geri verildi
Ruslar İstanbul’da sürekli bir elçi bulundurmayacaktı
İsveç Kralı XII. Karl’ın (Demirbaş Şarl) serbestçe ülkesine dönmesine izin verilecekti
Rusya, Lehistan’ın (Polonya) iç işlerine karışmayacaktı
Antlaşma imzalandığında Sultan III. Ahmed memnuniyetini bildirmişti. Ancak Çar I. Petro’nun antlaşma şartlarını yerine getirmemesi, İstanbul’da sadrazam aleyhinde bir muhalefet grubunun oluşmasına yol açtı.
“Kesin Zafer Kaçtı mı?” Tartışması
Baltacı Mehmet Paşa’nın, Rus ordusunu tamamen imha edip Çar’ı esir alabilecekken barışı tercih etmesi, dönemin ve sonraki tarihçilerin en çok tartıştığı konulardan biri olmuştur. Bazı tarihçiler bu kararı stratejik bir hata olarak değerlendirirken, bazıları ise ordunun lojistik durumu ve olası yeni bir Avrupa ittifakı riski göz önüne alındığında makul bir tercih olduğunu savunur. Kırım Hanı’nın da sadrazamı rüşvet almakla suçladığına dair rivayetler dönemin kaynaklarında yer alsa da, halk arasında yaygın olan “Rus Çariçesi Katerina’nın Baltacı’ya rüşvet verdiği” efsanesinin sağlam bir tarihi dayanağı bulunmamaktadır; bu iddia günümüz araştırmacıları tarafından büyük ölçüde efsane olarak değerlendirilmektedir.
Azli ve Sürgünü
Beklenen kesin zaferin gelmemesi ve antlaşma şartlarının Rusya tarafından uygulanmaması, Baltacı Mehmet Paşa aleyhindeki muhalefeti güçlendirdi. Kendisi hakkındaki olumsuz gelişmelerden çekinerek İstanbul’a dönmeden önce Valide Gülnuş Sultan’a mektuplar yazdığı bilinmektedir. Ordu Edirne’ye geldiğinde 20 Kasım 1711’de görevden alınan Baltacı Mehmet Paşa, Limni Adası’na sürgüne gönderildi.
Sonuç
Baltacı Mehmet Paşa, askeri açıdan üstün konumdayken diplomatik bir çözümü tercih etmesiyle Osmanlı tarihinde hem övülen hem eleştirilen bir figür olarak yerini almıştır. Prut Antlaşması kısa vadede Osmanlı lehine maddeler içerse de, Rusya’nın şartlara uymaması hem sadrazamın siyasi kariyerinin sonunu getirmiş hem de Osmanlı-Rus ilişkilerinin gidişatını uzun vadede etkilemiştir.

Yorumlar kapalı.