1. Haberler
  2. GÜNCEL
  3. Başbuğ: Erhürman’ın Türkiye ile yakın istişare taahhüdü büyük bir güvence

Başbuğ: Erhürman’ın Türkiye ile yakın istişare taahhüdü büyük bir güvence

KKTC'de Tufan Erhürman'ın cumhurbaşkanlığı zaferi sonrası güvenlik uzmanı Coşkun Başbuğ, Türkiye ile istişarenin önemini vurgulayarak sosyal medyadaki algılara dikkat çekti.

featured
0
Paylaş

Güvenlik ve Terör Uzmanı Coşkun Başbuğ, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde Tufan Erhürman’ın cumhurbaşkanlığı seçiminden zaferle çıkmasının ardından, Erhürman’ın dış politika alanında Türkiye ile yakın istişare vurgusunun beklentileri altüst ettiğini belirtti. Başbuğ, “Türkiye ile istişare edilmeden Kıbrıs’ta bir dış politikanın oluşturulması benim dönemimde asla mümkün olmayacak” ifadeleriyle bu durumu değerlendirdi. Bu, oldukça önemli bir taahhüt ve güvence.” dedi.

Sosyal Medyadaki Algıya Dikkat!

Başbuğ, ileriki dönemde kendilerine olumlu bir perspektif sunacak işaretler olduğunu dile getirerek, sosyal medyada bu durumu başka yöne çekmeye çalışan bir zihniyetin mevcut olduğunu ve bu zihniyetin belirsiz havaları sevip süreci sabote etmeye çalıştığını açıkça ifade etti.

Erhürman’ın Eski Açıklamalarını Nasıl Değerlendirmeliyiz?

Başbuğ, Kıbrıs’ın temel meselelerinin enflasyon, ekonomik sıkıntılar ve istihdam gibi konular olduğunu, ancak asıl ilgi alanlarının dış politika ve bölgesel etkiler olduğunu vurguladı. Kıbrıs’ta daha önce dikkat çeken bazı şahısların Fırat Kalkanı Harekatı’nı eleştirdiğini ve “kararlarımızı kendimiz alırız, yönümüz batıya” dediğini aktaran Başbuğ, bu tür endişelerin asıl mesele olduğunu, burada bariz bir küresel oyun ve planın var olduğunu söyledi.

Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve İsrail Endişeleri

Başbuğ, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin son dönemde önemli bir uyanış yaşadığını ve geniş bir kitlenin “İsrail ülkemizi işgal ediyor, bu kadar mal satmak ve yer vermek hayati bir mesele” diyerek ayağa kalktığını ifade etti. Bu tespitin doğru olduğunu belirten Başbuğ, Güney Kıbrıs Rum Kesimi’nin gelecekte İsrail ile çeşitli sorunlar yaşayacağına dikkat çekti. Ancak bu durumun yalnızca Güney Kıbrıs Rum Kesimi’ni değil, adanın tamamını hedef aldığını ve bu bağlamda bazı faaliyetlerin mevcut olduğunu ekledi. Tatar döneminde Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tarafında İsrail’e ait mülklerin alındığını, ancak sonrasında gerekli tedbirlerin alındığı yöndeki açıklamaların hatırlandığını belirtti. Bu meselelerin Yavru Vatan, Türkiye ve bölgenin güvenliği açısından dikkatli bir şekilde izlendiğini vurguladı.

Erhürman’ın İlk Açıklamaları Çok Büyük Bir Taahhüt ve Garanti

Geçmiş deneyimlerden ötürü Erhürman’ın temsil ettiği çizgiye dair bazı kaygılar olduğunu dile getiren Başbuğ, yapılacak ilk açıklamanın süreçlerine dair kendilerine yol göstereceğini ve nasıl bir politikası olacağını açıkça ortaya koymasının son derece önemli olduğunu belirtti. Erhürman’ın açıklamalarının kendisi gibi birçok kişiye ferahlattığını dile getiren Başbuğ, “Dış politika kesinlikle Türkiye ile yakın istişare içerisinde yürütülecek. Bu konuda kimsenin tereddütü olmasın. Ve diyor ki, ‘Türkiye ile istişare olmadan Kıbrıs’ta bir dış politika belirlemek benim dönemimde asla mümkün olmayacak’. Bu, son derece büyük bir taahhüt ve güvence.” ifadelerini kullandı.

Doğu Akdeniz ve Halkın Menfaatleri

Doğu Akdeniz’in önemine vurgu yapan Başbuğ, İsrail, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Yunanistan ve Mısır’ın çeşitli ilişkiler geliştirmeye çabaladığını ve Kıbrıs’ın helal hidrokarbon kaynaklarına el uzatmaya çalıştığını, Türkiye’nin ise buna asla müsaade etmeyeceğini ve bunun Kıbrıs halkının kazancı olduğunu ifade etti.

Erhürman’ın “Bu halka mensup olmak benim en büyük onurum ve gururumdur” sözlerine atıfta bulunan Başbuğ, halkın menfaatlerini gözetmenin Erhürman’ın öncelikli görevi olduğunu, yapılması gerekenin emperyal yapı karşısında durmak ve bu yapı ile ciddi bir mücadele içinde olan Türkiye’nin yanında yer almak olduğunu belirtti. Başbuğ, Erhürman’ın böyle bir politikayı izlemeyi açıkça beyan ettiğini ve süreçte olumsuz bir durum görmediğini kaydetti. Birçok beklenti içinde olan grupların tüm umutlarını da kırdığını, çünkü beklenen açıklamanın “Kıbrıs özgür ve bağımsız bir devlettir, kendi politikasını kendisi belirler” şeklinde olmak istediğini ifade etti.

Kıbrıs Halkının Sorgulaması ve İç Dinamikler

Başbuğ, Erhürman’ın söyleminden çıkartılması gereken sonucun, federasyon gibi konuların yönetiminin başında olan kişinin Türkiye ile alınacak kararlar ve yapılacak istişareler üzerinde yoğunlaşacağı ve Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin menfaatleri doğrultusunda hareket edeceği olduğunu belirtti. Bu durumun, karşı tarafın tüm beklentilerini altüst eden bir gelişme olduğunu ifade etti.

Kıbrıs halkının, adada nelerin olduğunu, İsrail’in hedeflerini ve federasyon adındaki dayatmaların arka planını çok iyi bildiğine inandığını belirten Başbuğ, emperyal zihniyetin her yerde parçalamaya çalışırken Kıbrıs’ta birleşme çağrısında bulunmasının tam tersi bir yaklaşım olduğunu söyledi.

Kıbrıs halkının, “Onlar bizim hayrımıza hiçbir şey istemezler. Çok değil, 50 yıl önce burada kan dökülüyordu. Bir Filistin, bir Gazze de vardı. Ne oldu da bir anda bunlar sevgi dolu hale geldi ve Kıbrıs halkının menfaatlerini gözetir hale geldi? Acaba burada bir tuzak yok mu?” diye sorguladığını vurguladı.

Başbuğ, Kıbrıs halkının bu seçimde içteki ekonomik zorluklar ve işsizlik gibi bazı unsurlarla oy kullandığı düşüncesindeydi; Erhürman lehine tercihlerin bu sorunlara çare arayışı olarak ifade edildiğini belirtti. Bunun saygı duyulması gereken ve sevgiyle karşılanması gereken bir durum olduğunu, Kıbrıs’ın kendi meselesi olmakla birlikte Türkiye’nin daima yanında olduğunu ifade etti.

Erhürman’ın Bundan Sonraki Adımları Nasıl Olacak?

Başbuğ, Erhürman’ın net bir ortaklık, işbirliği ve sevgi bağı kurduğunu belirterek, Türkiye’de yüksek öğrenim görüp burada hayatını sürdürmüş birinin Türkiye’yi iyi tanıdığını düşündüğünü söyledi. Erhürman’ın konuşmasında “Türkiye beni çok iyi tanır, düşüncelerimi anlar. Bu nedenle rahat olun, bu kara propaganda kampanyalarına itibar etmeyin” mesajını verdiğini ifade etti. Bunların olması gereken doğru söylemler olduğunu belirtti.

Erhürman’ın Lefkoşa doğumlu ve ailesinin Kıbrıs kökenli olduğunu hatırlatan Başbuğ, Kıbrıs’ta şehit olmayan ya da mücahit olmayan bir aile bulunmadığını, 1974’te Türkiye oraya müdahale etmeseydi, durumun Gazze’den beter olabileceğini ve kaybedilen birçok insan ile toplu mezarların hâlâ gün yüzüne çıkmadığını vurguladı. Bu dönemi yaşamış birisinin hesaplaşma yapma ihtimali olduğuna dikkat çekti.

Seçimin Sonucu İç Dinamik, Dışarıdan Değil

Başbuğ, Kıbrıs halkının ifadesinin “Biz federasyon istemiyoruz. İçteki dinamiklere dayanarak bir sandıkta irademizi ortaya koyduk. Bu, onun bir sonucudur.” şeklinde olduğunu sözlerine ekledi.


En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Tepki Ver | Tepki verilmemiş
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.