Ben Kenan Güçlü. Ve evet, benim aslım Karadeniz! Bu bir memleket meselesi değil sadece, bu bir ruh, bir karakter, bir duruş meselesi… Kanımda deli akan bir nehir varsa, bil ki o Karadeniz’in suyundan. Kalbimde esen fırtına, dalgalıysa bil ki o da Karadeniz’in rüzgârından.
Bazıları için Karadeniz sadece bir coğrafya… Ama benim için öyle değil. Benim özüm orada, köküm orada, mayam o dağlarda yoğruldu. Belki doğduğum yer başka, ama karakterimi şekillendiren, bakışımı keskinleştiren, sabrımı kuvvetlendiren yer Karadeniz oldu. Çünkü Karadenizli olmak başka bir şeydir. Dik durmaktır, doğru konuşmaktır, dostuna sahip çıkmak, düşmana pabuç bırakmamaktır.
Yayla yollarını bilen bilir… Yokuşu boldur, ama manzarası da nefes keser. İşte biz Karadenizliler de öyleyiz. Zorluklarla büyürüz, ama sonunda dimdik ayakta dururuz. Doğaya saygılıyız, ama kimseye de boyun eğmeyiz. Bize haksızlık edilirse susmayız, ama haksızlık da etmeyiz.
Benim çocukluğumda sabahları sis içinde uyanmak, akşamları horon sesleriyle uykuya dalmak vardı. O günlerin tadı hâlâ damağımda. Tulumun sesi kulaklarımda, hamsinin kokusu burnumda, yaylanın serinliği tenimde. İşte o yüzden ne zaman “Nerelisin?” deseler, gururla derim: Benim aslım Karadeniz.
Kenan Güçlü ismini duyduğunuzda bilin ki bir Karadeniz sevdalısı geçiyor yanınızdan. Hırçın ama yürekli, inatçı ama adaletli… Çünkü Karadeniz bana sadece memleket değil, aynı zamanda karakter verdi.
Benim aslım Karadeniz. Ve bu aslımdan da, yolumdan da hiç şaşmadım, şaşmam.

Yorumlar kapalı.