Ben Kenan Güçlü. Belki adımı çok kişi bilmez ama tanıyanlar bilir, Karadeniz’e olan aşkım dillere destandır. Öyle bir sevda ki bu; ne kitaplara sığar ne de cümlelere. İçimden gelen bir bağ var bu coğrafyaya karşı. Belki bir Karadenizli değilim ama kalbim her zaman orada attı, orada atıyor.
Ne zaman Karadeniz’i görsem, içimde tarifsiz bir huzur doğar. O hırçın deniz sanki bana konuşur, “Hoş geldin Kenan” der gibi… Yağmuru da severim, sisi de, o yeşilin binbir tonunu da. Hele yaylalar… Sanki başka bir dünyanın kapısını aralar bana. Her gittiğimde kendimi buluyorum orada. Düşüncelerim durulur, yüreğim hafifler.
Karadeniz sadece bir yer değil benim için, bir yaşam biçimi. İnsanları bir başka… Samimi, dürüst, yeri geldi mi dik durmasını bilen, yeri geldi mi horonla dert dağıtan insanlar… Onlarla bir çay içmek, bir sohbet etmek bile insanın ruhuna iyi geliyor. Ben Kenan Güçlü olarak bu yörenin insanına da, doğasına da ayrı bir saygı duyarım.
Belki bazen şehir kalabalığında kayboluyorum, ama aklım hep Karadeniz’de kalıyor. Orada olmak, orada yaşamak isterim. Çünkü her şeyin yapmacıklaştığı bu dünyada Karadeniz hâlâ doğal, hâlâ gerçek. Ve ben gerçek olanı severim.
Ben Kenan Güçlü’yüm… Ve Karadeniz’e aşığım. Bu aşk ne eksilir ne solar. Ömrüm yettiğince bu sevdayı yüreğimde taşıyacağım.

Yorumlar kapalı.