Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE
  1. Haberler
  2. GÜNCEL
  3. Bu Şehir Sadece Taş Değil, Sır Taşır

Bu Şehir Sadece Taş Değil, Sır Taşır

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

İstanbul’u sadece bir şehir sananlar, onun sokaklarında yürür;

İstanbul’u bir emanet bilenler ise, onun üzerinde yürümeye çekinir.

Çünkü bu toprak, sıradan bir fetih hikâyesinin değil,

asırlar süren bir duanın kabul oluşunun mekânıdır.

Resûlullah’ın müjdesiyle yola çıkan ordular,

sadece surları aşmak için değil,

zamana mühür vurmak için yürüdüler bu şehre doğru.

Her sefer bir askerî hamle değil, bir iman yürüyüşüydü.

Her şehit düşen nefer, toprağa değil;

bu şehrin kaderine emanet edildi.

Sahabe…

Tâbiîn…

Tebeü’t-tâbiîn…

İsimlerini bilsek de bilmesek de,

kemikleri bugün İstanbul’un bağrında saklı olan nice mübarek şahsiyet,

bu şehri yalnızca bir başkent değil,

manevî bir ufuk hâline getirdi.

Fakat acı olan şu ki:

Biz bugün bu şehirde yaşıyor,

ama onun kimlerin omuzlarında yükseldiğini hatırlamakta zorlanıyoruz.

Birkaç mübarek kabir dışında,

bu aziz emanetlerin çoğu sessizliğe terk edilmiş durumda.

Oysa bu toprak, sadece tarihî eserlerle değil,

şehitlerin sessiz duasıyla ayakta.

Bir kavram vardır: “Nîmel Ceyş.”

Yani “Ne güzel asker.”

Bu iltifat sadece bir orduya değil,

niyeti fetih olan, kalbi ihlâs taşıyan, yükü ağır ama adımı sağlam olan bütün mü’min yürüyüşlerine söylenmiştir aslında.

Bugün biz, o askerlerin torunları olarak

aynı surların gölgesinde yaşıyoruz.

Ama sorulması gereken soru şu:

Biz bu şehri tüketenlerden miyiz,

yoksa onu emanet bilenlerden mi?

Çünkü İstanbul, sadece geçmişte fethedilmedi.

Bu şehir her çağda yeniden fethedilmeyi bekler.

Ama artık surlar taş değil —

kalpler.

Eğer bu topraklarda yatanların ruhuna vefamız zayıflarsa,

şehir büyür ama ruhu küçülür.

Işıklar artar ama nur azalır.

Yollar genişler ama yön kaybolur.

İstanbul’u korumak, sadece yapılarını değil;

hatırasını, hürmetini ve manevî dokusunu korumaktır.

Bu yüzden sahabe kabirleri sadece ziyaretgâh değildir.

Onlar bu şehrin manevî pusulasıdır.

Bir millet, pusulasını kaybederse yolunu şaşırır.

Bir şehir, hatırasını kaybederse kimliğini yitirir.

Belki de bugün İstanbul’un en büyük ihtiyacı,

yeni binalar değil;

eski emanete yeniden saygıdır.

Çünkü bu şehir,

üzerinde yaşayanlara değil,

uğruna toprağa girenlere aittir önce.

Ve biz burada nefes alabiliyorsak,

bu sadece bir coğrafya meselesi değil,

bir vefa borcudur.

Bu Şehir Sadece Taş Değil, Sır Taşır
0

Yorumlar kapalı.

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

En son tv ile Sohbet Et

En son tv ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir