
Danimarka nüfus kayıt sistemi (CPR), yakın zamanda gerçekleşen
bir siber saldırı ile gündeme geldi. Yaklaşık 8,8 milyon kişiye ait
hassas verilerin, üçüncü taraf bir şirket üzerinden sızdırıldığı
ortaya çıktı.
Saldırganların sisteme giriş yapmak için oldukça basit bir
yöntem kullandığı belirlendi. Olay, kurumların üçüncü taraf
erişimlerinde ne kadar dikkatli olması gerektiğini bir kez daha
gözler önüne serdi.
Zayıf şifre ve veri sızıntısı
Danimarka’nın ulusal nüfus kayıt sistemi olan CPR, vatandaşların
isim, adres, doğum tarihi, vatandaşlık durumu ve medeni hal gibi
kritik bilgilerini barındırıyor. Her bireye atanan 10 haneli CPR
numarası; sağlık, vergi ve bankacılık gibi pek çok alanda
kullanılıyor.
Sisteme sızan saldırganın, Pays ApS adlı üçüncü taraf bir
şirketin yasal erişim yetkilerini kötüye kullandığı bildirildi.
Saldırganın, eski bir çalışana ait giriş bilgilerini kullandığı ve
şifrenin 123456 olduğu iddia edildi.
Bu durum, sistemin güvenliğinin ne kadar savunmasız kaldığını
gösteriyor. Saldırgan, üç farklı hesapta da aynı basit şifrenin
kullanıldığını belirtti.
Pays ApS, CPR sistemine erişim yetkisi olan şirketlerden biriydi
ve bu yetki üzerinden sisteme sızılması, tedarik zinciri
saldırılarının tehlikesini ortaya koydu. Şirketin yönetimi,
saldırının kendi sistemleri üzerinden gerçekleştiğini
doğruladı.
Saldırının detayları ve güvenlik açığı
Yerel medya kuruluşu TV 2’nin aktardığına göre, saldırgan on gün
içerisinde 14 milyon otomatik arama gerçekleştirdi. Ay sonunda bir
devlet çalışanının, Pays ApS’nin loglarında olağan dışı bir
hareketlilik fark etmesiyle ihlal tespit edildi.
Pays ApS’nin web sitesi saldırının ardından geçici olarak çevrim
dışı bırakıldı. Saldırgan, verileri sızdırma veya satma niyetinin
olmadığını ifade ederek, sistemin zayıf güvenlik önlemlerine
şaşırdığını dile getirdi.
Saldırgan, durumu bir benzetme ile açıklayarak, “Birisi tren
istasyonunda 10 kilo plütonyum dolu bir bavulu sahipsiz bırakıyor
ve bir evsiz onu çalıyor” ifadesini kullandı. Bağımsız siber
güvenlik araştırmacısı Emil Hørning, saldırganın yöntemlerinin
inandırıcı olduğunu doğruladı.
Saldırgan, Politiken gazetesine CPR numaralarını içeren bir
dosya sunarak iddialarını destekledi. Bu kanıtlar, ihlalin
boyutunun ciddiyetini gözler önüne serdi.
Soruşturma süreci devam ediyor
CPR tarafından yapılan açıklamada, soruşturmanın devam ettiği ve
sistemin güvenlik önlemlerinin artırıldığı belirtildi. İhlal edilen
veriler arasında CPR numaralarının yanı sıra isimler ve adresler de
bulunuyor.
Bu tür verilerin, hedefe yönelik kimlik avı saldırılarında
kullanılabileceği konusunda uzmanlar uyarıyor. Söz konusu saldırı,
devlet kurumlarının üçüncü taraf şirketlerle olan veri paylaşım
protokollerini yeniden gözden geçirmesi gerektiğini
hatırlatıyor.
Güvenlik uzmanları, özellikle eski çalışanlara ait hesapların
kapatılmaması veya şifrelerin güncellenmemesinin büyük riskler
doğurduğunu vurguluyor. 8,8 milyon kişinin verisinin bu kadar basit
bir yöntemle ele geçirilmesi, dijital güvenlik standartlarının
önemini bir kez daha kanıtlıyor.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.
