Her yıl milyonlarca insan ani kalp krizi nedeniyle hayatını kaybediyor. Ani kalp durmalarında ilk dakikalar hayati önem taşıyor. Temel yaşam desteği ve mümkünse otomatik şok cihazı (AED) hayat kurtaran müdahaleler ancak otomatik şok cihazları sadece belli başlı yerlerde olduğu için her olay anında kullanılamıyor. İşte bu konuda ülkemizde çok önemli bir gelişme yaşandı.
Kısa adı AED olan taşınabilir otomatik şok cihazlarının, önümüzdeki yıldan itibaren spor tesislerinde, benzin istasyonlarında, kent meydanlarında, AVM’lerde, havalimanlarında, terminallerde, festival ve miting alanlarında, öğrenci yurtları gibi kalabalık yerlerde bulundurulma zorunluluğu olacak. Bu cihazlar 2026’ya kadar büyük tesislerde, 2028’den itibaren benzin istasyonlarında bulundurulacak
Erken müdahale sayesinde pek çok ölümün önüne geçilecek çünkü ani kalp durmasında ilk 3-5 dakikada yapılan müdahale, hayatta kalma olasılığını artırıyor.
Peki halka açık alanlarda olacak bu şok cihazlarını kimler kullanacak?
Cihaz herkesin kullanabileceği kadar basit mekanizmayla mı çalışıyor?
Cihazın yanlış kullanım riskleri nelerdir?
Hastanın hayatını kurtarmaya çalışırken kalbine zarar verebilir mi?
Cihazların yerleştirileceği alanlar yeterli mi?
Bu cihazların yaygınlaşması ambulans gelene kadar geçen sürede kritik bir fark yaratır mı?
Bu güzel gelişme sonrası otomatik şok cihazları ve sağlık personeli haricindeki insanların kullanımının artıları ve risklerini Kardiyoloji ve Elektrofizyoloji Uzmanı Prof. Dr. Sabri Demircan ile masaya yatırdık.

Öncelikle bu cihazlar şu anda hangi ülkelerde kullanılıyor?
Prof. Dr. Sabri Demircan: Otomatik Eksternal Defibrilatörler (AED), uzun süredir ABD, Kanada, Japonya, Fransa, Almanya, İngiltere, Singapur ve Avustralya gibi birçok ülkede halka açık alanlarda bulunuyor. Bu ülkelerde havaalanı, tren istasyonu, alışveriş merkezi, spor salonu, konser alanı gibi kalabalık ortamlarda herkesin ulaşabileceği şekilde konumlandırılmış durumda.
Türkiye’de ise bazı hastanelerde ve özel kurumlarda bu cihazlar mevcut olsa da, şimdiye kadar sağlık personeli dışındaki bireylerin kullanımı yasal olarak yaygın değildi. Yeni düzenleme bu noktada önemli bir adım olacak.
SESLİ KOMUT VERİYOR
Bu cihazlar nasıl çalışıyor?
Sabri Demircan: AED cihazları, kalp durması sonucu gelişen ventriküler taşikardi veya ventriküler fibrilasyon gibi tehlikeli ritim bozukluklarını tespit edip kalbe elektrik şoku vererek normal ritmi yeniden başlatmayı hedefler.
Cihaz açıldığında kullanıcıyı yönlendiren sesli komutlar devreye girer. Kullanıcı, cihazın üzerindeki iki yapışkan pedi (patch) hastanın göğsüne yerleştirir. Cihaz kalp ritmini analiz eder ve şok gerekiyorsa otomatik olarak veya onay sonrası uygular. Ardından ritmi izlemeye devam eder.
Şok cihazını sağlık personeli kullanabileceği gibi cihazlarla ilgili teknik bilgi verilecek olay yerindeki ‘kurtarıcı’ olarak adlandırılan kişiler de kullanabilecek.

CİHAZ YÖNLENDİRME YAPIYOR, HERKES KULLANABİLİR
Bu cihazları herkes kullanabilir mi, yoksa eğitimli kişiler mi müdahale edebilir?
Sabri Demircan: AED’lerin en önemli özelliği, herkesin kullanabileceği kadar basit olmalarıdır. Kullanıcıdan tıbbi bilgi beklenmez. Cihazın kendi yönlendirmeleri sayesinde ilk yardım eğitimi olmayan biri bile birkaç dakika içinde doğru adımları uygulayabilir.
Yine de, temel yaşam desteği (CPR) eğitimi almış kişiler veya olay yerinde bulunan sağlık personeli bu cihazı daha etkin şekilde kullanabilir.
AMBULANSIN ULAŞAMADIĞI İLK DAKİKALARDA HAYATİ ÖNEM TAŞIYOR
Kullanmak için tıbbi bilgi şart mı?
Sabri Demircan: Hayır. Cihazın tasarımı, acil durumda herkesin kullanabilmesi üzerine kuruludur. Açıldığında Türkçe sesli komutlar verir, ne yapılması gerektiğini adım adım tarif eder.
Dolayısıyla olay yerinde bulunan herhangi biri, talimatları izleyerek cihazı kullanabilir. Bu sayede ambulansın ulaşamadığı ilk dakikalarda hayati müdahale mümkün hale gelir.

Yanlış kullanım riski var mı?
Sabri Demircan: AED cihazları, otomatik ritim analizi yapar. Yani cihaz, kalbin şok gerektiren bir ritimde olup olmadığını kendi değerlendirir. Şok verilmesi gerekmiyorsa kullanıcıya şok yaptırmaz.
Bu özellik, yanlış zamanda veya yanlış kişiye şok verilmesi riskini ortadan kaldırır. Doğru kullanıldığında kalbe zarar verme olasılığı yok denecek kadar azdır.
İLK 3 DAKİKADA UYGULANIRSA HAYATTA KALMA ŞANSI %70’E ÇIKIYOR
Bu cihazlar hayatta kalma oranlarını ne kadar artırabilir?
Sabri Demircan: Ani kalp durmalarında en önemli faktör zamandır. Ani kalp durmasında beyin ve kalp dokusu dakikalar içinde geri dönüşsüz hasar görmeye başlar.
Yapılan araştırmalara göre, ilk 3 dakika içinde AED ile şok uygulanabilirse hayatta kalma oranı yüzde 70’e kadar çıkabilir. Müdahale geciktikçe bu oran hızla düşer.
AED olmayan toplumlarda ani kalp durması sonrası yaşama oranı yüzde 1-3 civarındayken, AED’nin yaygın kullanıldığı ülkelerde bu oran yüzde 10’un üzerine çıkmaktadır.

Sizce cihazların yerleştirileceği alanlar yeterli mi?
Sabri Demircan: Mevcut plana göre cihazlar öncelikle şu alanlarda bulunacak:
• Havaalanları ve sivil uçaklar
• Kamu ve özel spor tesisleri
• Fitness salonları
• AVM’ler
• Kent meydanları
• Yolcu terminalleri
• 500’den fazla çalışanı olan işletmeler
• Öğrenci yurtları
• Festival ve miting alanları
Bu alanlar başlangıç için oldukça önemli. Ancak okullar ve üniversiteler gibi genç nüfusun yoğun bulunduğu yerlerin de bu listeye eklenmesi büyük fark yaratabilir. Erken müdahale imkânı, her yaş grubunda hayat kurtarıcı olacaktır.

İLK DAKİKALAR ÇOK KRİTİK
Ambulans gelene kadar geçen sürede fark yaratır mı?
Sabri Demircan: Kesinlikle evet. Türkiye’de ortalama ambulans ulaşma süresi 8-10 dakikayı bulabiliyor. Oysa ilk 3-5 dakika, kalp durması sonrası en kritik dönemdir.
AED’nin bulunduğu bir ortamda, olay yerindeki bir vatandaşın müdahalesi, ambulans gelmeden önce kan dolaşımını yeniden başlatabilir. Bu da hem yaşam şansını artırır hem de organ hasarını önleyebilir.
Nitekim AED kullanımının yaygın olduğu ülkelerde, ani kalp durması sonrası hayatta kalma oranlarının neredeyse on kat arttığı bilimsel araştırmalarla gösterilmiştir.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



