1. Haberler
  2. GÜNCEL
  3. Gaziantep ve Urfa’da tarihi ve kültürel keşifler için seyahat önerileri

Gaziantep ve Urfa’da tarihi ve kültürel keşifler için seyahat önerileri

Gaziantep ve Şanlıurfa'nın cazibesi, geleneksel zanaat ve öne çıkan turistik noktalarla ağustos sonunda keşfedilmeyi bekliyor.

featured
0
Paylaş

ŞİMDİ Hatay iline bağlı Dörtyol’dan başlayarak Maraş ve özellikle Gaziantep güzergahını keşfe çıkıyoruz. Türkiye sanayisinin %30’unu barındıran bu bölgedeyiz. Atatürk Barajı’nın sağladığı sulama, düz arazinin verimliliğini artırdı; Urfa’nın ekonomik durumunu güçlendirdi. Gaziantep’te Zeugma Müzesi, zenginliği ve özgün yapısıyla dikkat çekerek çevresini kendine çekiyor. Antep Kalesi’nin yenilenen görünümü; çevresindeki pazar yerlerinin restorasyonu; pazar içindeki esnaf atölyeleri, özellikle bakır işlemesi yapılan dükkanlar, kalaycılar ve nefis kutnu kumaşından gömlek, kravat ile şal satın alabileceğiniz tekstil mağazaları kesinlikle ziyaret edilmeli ve alışveriş yapılmalıdır. Gaziantep Belediyesi’nin şehirde gerçekleştirdiği restorasyonlar ve düzenlemeler Türkiye genelinde ilgi uyandırıyor.

URFA BİRİNCİ DERECE ÇARPICI BİR MERKEZDİR

Antep’ten yapılabilecek en keyifli aktivitelerden biri de yakınlarda bulunan Şanlıurfa’ya geçmektir. Fırat üzerindeki Halfeti hala çekiciliğini koruyor ve karşı kıyıdaki Rumkale kalıntıları da öyle. Burası, Fırat’ın en güzel manzaralarına sahip yerlerinden biri. Unutmayalım ki, Urfa ve Ayıntap bir zamanlar Halep’e bağlı iki sancak merkeziydi. Yakın geçmişe kadar Halep’in Kapalı Çarşısı kadar hareketli ve çeşitli el sanatlarının bulunduğu başka bir pazar yoktu. Tüm bölgenin canlılığı ve geleneksel zanaatların varlığı açısından son derece önemli bir merkez olan, resim gibi bir atmosfer içeren bu çarşı, maalesef günümüzde artık yok ve Urfa bu nedenle bölgenin en önemli geleneksel ve ilgi çekici merkezi olmuştur. Bu nedenle Urfa çarşısını; tüm sokakları, kahvehaneleri, ikinci kattaki hanları, üretim ve satış noktalarını ihmal etmeden keşfetmek bir görev olmalıdır. İki şehir arasındaki mesafe oldukça kısadır ve umarız ki, bölgede barış sağlandıkça bu geziye Halep’i de ekleyebileceğimiz günleri göreceğiz. Urfa; yalnızca Balıklıgöl ile değil, aynı zamanda yeniden restore edilen Eyyubi Camii (eski Gregoryen kilisesi) ve çevresindeki eski gayrimüslim mahallesi, Kapalı Çarşı’nın dışına taşan pazar aktiviteleri, merkez belediye binası, Şahin Bey’in yapıtları ve pitoresk sokaklarıyla ağustos sonunda ziyaret edilecek yerlerin başında gelmektedir.

MEZOPOTAMYA’NIN EL DEĞMEMİŞ YÖRELERİ

Şüphesiz ki, Urfa – Antep arasında Harran Ovası’ndan dağlara ve yerleşim alanlarına kadar uzanan sayısız tarihi kalıntı bulunmaktadır. Mardin Kalesi ise ayrı bir gezi konusunu oluşturuyor. Antep ve Mardin kaleleri, Urfa ile birlikte ağustos sonunda gezilecek Mezopotamya medeniyetinin en canlı ve el değmemiş bölgeleri arasında sayılmaktadır. Bu alanlardaki eski kaleleri, Çukurova’dan Anavarza’ya kadar gezmek, eski tarih bilgimizi artıracaktır. Örneğin, Kozan gibi bir kasabayı ziyaret etmek, Çukurova hakkında fikir edinmemizi sağlar. Bugün bu bölge; sanayi ve sulama tarımının ürünlerinin toplandığı ve Türkiye sanayisinin %30’unun yoğunlaştığı bir alandır ve barış açısından ne kadar önemli olduğunun yanı sıra, kontrol altına alınmasının ne denli kaçınılmaz olduğu yalnızca orayı görenlerin, orayı yakından deneyimleyenlerin gözlemleri ile anlaşılabilir. Bu bağlamda, bu gezinin ağustos ayının son on gününde başlayıp eylül’e sarkacak bir zaman diliminde planlanmasını öneriyoruz.

MARDİN

AHMET MATTİA MİNGUZZİ – Bu hafta sonu Minguzzi ailesiyle, Yasemin, Andrea ve kardeşleri Ayşenur ile bir araya geldim. Böyle olgun, bilinçli ve bilgi sahibi insanlarla bir felaket vesilesiyle tanışmak, elbette ki işin trajik yönü. Basında bu konuda beklemediğim kadar duyarlı ve dengeli bir yaklaşım sergileniyor. Ancak dengesizlik, ne yazık ki hukuk çevrelerinden kaynaklanıyor. Baro’nun tavrı kabul edilemez. Kardelen Ateşci, yaşını kendi belirttiği için burada ele alıyorum; 30’lu yaşlardaki genç bir avukatımızdır. Onun gibi barodaki daha kıdemli üyelerin yorumları ise: “Bütün çocuklar masum ve mağdur.” İnsan bazı konuları çevresiyle birlikte ele alarak dile getirmelidir. Hukukçuluk sadece dosyadaki soğuk bilgilerden ibaret olmamalıdır. Yani çarşıda bıçaklanan Ahmet Minguzzi de, ekmek çalarken yakalanan çocuk da eşit derecede mağdur, bu doğru. Ancak ekmek çalarken yakalanan kişi bu olayın içinde değil. O, hayali bir senaryo. 20’li yaşlarda katillerin durumunu, ekmek çalan küçük bir çocukla kıyaslamak mantıklı görünmüyor.

SLOGANDAN İBARET KALDI

Dünyanın bir köşesinde, 16 yaşındaki bireylerin oy kullanma tartışmaları sürerken, bu toplulukların var olduğu bir gerçek. Bir tarafta bu gelişmeler yaşanırken, hanım kızımızın baronun çocuklarla ilgili biriminden yaptığı açıklamada sadece slogandan ibaret şeyler çıktı. Oysa hukukçuluk, bu hafta değerli meslektaşım Prof. Dr. Ümit Kocasakal’ın çok güzel bir şekilde ifade ettiği gibi, “maddi delilleri serin kanlılıkla değerlendirmekten” geçmektedir. Ceza hukuku -hatta Roma hukuku ve İslam hukuku- kesin kurallar ve mantıklı bir yaklaşım içerdiği oldukça açıktır. Hukukçular, nesiller boyunca ortak ilkelere, konseptlere ve kuruma hâkim olması gereken bir meslek grubudur. Bu nedenle, genç hukukçuların öğrenim gördükleri bilgileri slogana dönüştürmelerini asla doğru bulmuyorum. Bir ceza davasına, bir vakaya yaklaştığımızda “memleketin fakirliği, 20 yılda gelişmelerin insanları ne hale getirdiği” gibi ifadeleri tekrar etmek, sorunun çözümüne katkı sağlamıyor. Bunları pazar dükkanlarında herkes konuşabiliyor. Ceza hukukçusu olma iddiasında bulunan bireylerin -bunu genç hukukçulara iletiyorum- mümkünse Dostoyevski, Çehov gibi yazarları okumaları gerektiğini düşünüyorum. En azından Victor Hugo’nun Sefiller’inde Jean Valjean ve Müfettiş Javert karakterlerini bir araya getirip yansıtabilmelidirler. İnsan, bu tür incelemelerle de olgunlaşır.

Sevgili dostum, gerçek bir hukukçu olan İdare Hukuku Profesörü Tekin Akıllıoğlu’na, mezarlıklar üstüne ufak bir deneme yazdığımda başvurdum. Bana, André Malraux’un Fransız edebiyatından ve mezarlıkların medeniyetleri nasıl temsil ettiğine dair ilginç pasajlar sunmuştu. Hukukçuluk, kesinlikle insanı dosyadan ve karşılaştığı olayların somut gerçekliğinden uzaklaştırmamalıdır. Bir Roma hukukçusu gibi olmalısınız; ama aynı zamanda tüm zamanlara ışık tutan, geçmişte yaşamış meslektaşlarınızla mantıksal bir birlik içinde olduğunuzu unutmamalısınız. M.Ö. 2. yüzyılda Romalılar, Faler şehriyle savaş halindeydi. Romalı komutan Camillus’a, şehrin dışında dolaşan Falerli öğrenciler getirildi. “Bunları rehin alıp şehri savunmadan uzak tutabilirsin” dediler. Camillus’un yanıtı ise “Eğer ben çocuklara karşı savaş açarsam, alçak olurum” şeklinde oldu.

Andrea Minguzzi – Yasemin Akıncılar Minguzzi AİLESİ RAHAT BIRAKILMIYOR

Çarşıda, masum hayatlarının son anlarında hunharca katledilen çocuğun ebeveynleri ve ailesi de huzursuz bırakılmıyor. En son, avukat dostum Rezzan Epözdemir’e gönderilen tehdit mesajlarını gördüm. Görünüşe göre iş, çocuk masumiyeti ve mağduriyetinin çok ötesinde bir noktaya ulaşmış. Seçime girecek yaşta olan katil zanlılarının, mezar tehditleri gibi akıldışı eylemlerle çeteler oluşturduğu Uruguay ve İngiltere üzerinden bu faaliyetlerini yürüttüğü anlaşılıyor. İşlerin gidişi, bildiğimiz gibi değil. Elbette çıkacak ve değişecek olan yasaların (geçmişe uygulanılmaz) olmayacağı, yani eski olayları kapsamayacağı ortada; ancak suç ve cesaretin, aynı zamanda saldırganlığın da giderek arttığı ve bunun ardından başka sorunlar doğduğu açıktır. Adalet Bakanlığı’nın ve yasaları yapıcılarının tedbir alması gecikmemelidir. Baroya dikkat çekelim: Adaletin üç temel ayağından birini temsil ediyorsunuz. Fuzuli tepkiler vermemenizi tavsiye ederiz; bu, hepimizin güvenliği açısından gereklidir. Genç hukukçulara da daha fazla deneyim kazandıktan sonra bu tür işlere dâhil olmalarını, daha az konuşup daha çok düşünmelerini öneriyorum. İçişleri Bakanımızın bu durumun farkında olduğunu umuyorum. Adalet Bakanımıza da aynı şeyi öneririz. Yurt dışından gelen tehdit içeren mektup ve mesajların anlamı nedir? Görünüşe göre bazı şüpheler gün yüzüne çıkmaya başladı.


En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Tepki Ver | Tepki verilmemiş
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.