Ortadoğu’da İran’ın öncülük ettiği ve “Direniş Ekseni” olarak adlandırılan ağın küresel enerji ticaretine etkisi giderek büyüyor. Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilimin ardından bu kez Yemen’deki Husilerin Bab el-Mendep Boğazı’na yönelik hamleleri, petrol sevkiyatının alternatif güzergâhını da tehdit etmeye başladı. ABD merkezli Vox, Suudi Arabistan’ın Hürmüz’e bağımlılığı azaltmak amacıyla yıllardır geliştirdiği ihracat stratejisinin, Husilerin son adımlarıyla önemli ölçüde baskı altına girdiğini aktarıyor.

ALTERNATİF ROTA GÜVENLİ Mİ?
Hürmüz Boğazı’nda artan risk nedeniyle Suudi Arabistan son yıllarda petrolünün önemli bölümünü Doğu-Batı boru hattıyla Kızıldeniz kıyısındaki Yanbu Limanı’na taşıyor, buradan da Bab el-Mendep üzerinden dünya pazarlarına ulaştırıyordu. Ancak Husilerin 20 Temmuz’da Suudi Arabistan’a yönelik deniz ablukası ilan etmesi ve petrol tankerlerini hedef almaya başlaması, bu alternatif güzergâhın da güvenliğini tartışmalı hale getirdi. Kaynakların aktardığına göre Husiler, yalnızca saldırılarla yetinmeyip Bab el-Mendep’ten geçen ticari gemilerden geçiş ücreti alınmasını da değerlendiriyor. Enerji uzmanları, yaşanan gelişmenin sadece bölgesel bir güvenlik sorunu olmadığını vurguluyor. TIME dergisine konuşan uzmanlara göre Bab el-Mendep, Hürmüz üzerindeki baskının artmasıyla son dönemde çok daha kritik hale geldi. ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA) verilerine göre bu koridordan geçen ham petrol ve petrol ürünleri sevkiyatı son yıllarda yeniden yükselişe geçmişti.
YENİ DALGALANMA RİSKİ
Piyasalarda en büyük endişe, iki stratejik boğazın aynı anda risk altına girmesi. Business Insider’ın aktardığı analizlerde yatırım şirketi MRB Partners, Hürmüz ve Bab el-Mendep’in eş zamanlı olarak ciddi biçimde aksaması halinde küresel petrol arzının yaklaşık beşte birinin etkilenebileceği uyarısında bulunuyor. Böyle bir senaryoda enerji fiyatlarının sert yükselmesi ve küresel enflasyon baskısının yeniden hız kazanması bekleniyor. Bu nedenle petrol şirketleri de yeni lojistik çözümler arıyor. MarketWatch, Suudi Arabistan’ın Mısır’daki SUMED boru hattını daha yoğun kullanmaya başladığını, ancak bu seçeneğin hem maliyetleri artırdığını hem de sevkiyat sürelerini haftalarca uzattığını bildiriyor. Afrika’nın güneyinden dolaşan tankerlerin navlun maliyetlerinde de belirgin artış yaşanıyor.
YENİ STRATEJİ
Değerlendirmelere göre, Husilerin İran tarafından desteklenmesine rağmen tamamen Tahran’ın doğrudan kontrolünde hareket eden bir yapı olmadığına dikkat çekiliyor. Vox ve TIME analizleri, Husilerin kendi siyasi hedefleri doğrultusunda hareket ederken aynı zamanda İran’ın bölgesel baskı kapasitesini artıran bir rol üstlendiğini belirtiyor. Böylece “Direniş Ekseni” yalnızca askeri cephede değil, küresel enerji ticaretinin en hassas boğazlarını baskı altına alarak ekonomik alanda da etkili bir caydırıcılık oluşturuyor.

GENİŞ EKONOMİK ETKİ
Analize göre Ortadoğu’da yaşanan son gelişmeler, enerji güvenliğinin artık yalnızca petrol üreten ülkelerin kapasitesine değil, bu petrolün dünya pazarlarına ulaşmasını sağlayan deniz yollarının güvenliğine de bağlı olduğunu gösteriyor. Hürmüz ve Bab el-Mendep çevresindeki gerilimin sürmesi halinde küresel ticaret zincirlerinin yeni maliyetlerle karşı karşıya kalacağı, bunun da petrol fiyatlarından tüketici enflasyonuna kadar geniş bir ekonomik etki yaratabileceği değerlendiriliyor.
Kaynak: Web Özel

Yorumlar kapalı.