DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde gerçekleştirdiği basın toplantısında, bu hafta Genel Kurul’a sunulması planlanan Suriye, Irak ve Lübnan tezkereleri ile gündemdeki 11. Yargı Paketi taslağına yönelik sert eleştirilerde bulundu.
“Bu Taslağın Resmileşmesini Dahi Kabul Etmiyoruz”
Koçyiğit, henüz resmileşmemiş olan 11. Yargı Paketi taslağının sızdırılmasına karşı hükümeti eleştirdi:
“Bu, AK Parti’nin sıkça başvurduğu bir stratejidir. Önce taslağı sızdırarak kamuoyunun tepkilerini ölçüyor, ardından yasayı Meclis’e getiriyorlar. Ancak biz bu taslağın resmileşmesini bile kabul etmiyoruz. İnsan haklarına aykırı bir düzenleme ile karşı karşıyayız.”
“Çocuk Suçlularda Ceza İndirimlerinin Kaldırılması Kabul Edilemez”
Koçyiğit, 15-18 yaş arası çocukların suçlamalarında ceza indirimini ortadan kaldıracak bir düzenleme getirilmesini, çocuk hakları ve çocuğun üstün yararına aykırı olarak nitelendirdi ve bu durumu kesinlikle kabul edilemez buldu.
“Taslak, İnsan Haklarına ve Eşitlik İlkesine Aykırı”
Koçyiğit, taslakta yer alan “biyolojik cinsiyete ve genel ahlaka aykırı tutum ve davranışlara üç yıla kadar hapis cezası” maddesine değinerek, bunun ifade özgürlüğü ile yurttaşların varoluş hakkını tehdit ettiğini ifade etti:
“Bu düzenleme, LGBT+ bireyler başta olmak üzere toplumsal cinsiyet normlarına uymayan herkesin yaşamını cezalandırma potansiyeline sahiptir. Uluslararası sözleşmelere ve Anayasa’ya aykırıdır. Bu sebeple, biz bu teklife daha resmi hale gelmeden karşı çıkmaya başlıyoruz.”
“Eşitlik, Benzer Olanların Değil, Tüm Yurttaşların Hakkıdır”
Koçyiğit, hükümeti uluslararası hukuk ve insan hakları standartlarına uyum sağlamaya çağırarak, şunları söyledi:
“Eşit yurttaşlık, sadece birbirine benzeyenlerin değil, her bir varlığın hakkıdır. Bu ilkeyi ihlal eden her adım, insan haklarına zıttır. Bu sızan taslak, resmileşmeden reddedilmelidir.”
“Savaş Tezkeresi Süreçle Uyuşmuyor”
Koçyiğit, hükümetin Genel Kurul gündemine yeniden bir “savaş tezkeresi” sunmasını eleştirerek, şu sözleri sarf etti:
“Tam da barış, silahsızlanma ve çatışmasızlığı konuştuğumuz günlerde, iktidarın yeni bir savaş tezkeresi getirmesi kabul edilemez. Bu tezkere ile Türkiye’nin Suriye ve Irak’ta asker bulundurma süresinin uzatılması hedefleniyor. Bu, diğer ülkelerin iç işlerine müdahale anlamına gelir; ne meşru ne de hukuki bir durumdur.”
DEM Partili Koçyiğit, tezkerenin yürütülen süreç ile “uyumsuzluk içinde” olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin bölgeye yönelik güvenlik politikalarının sorunları çözmek yerine daha da derinleştirdiğini ifade etti.
“Halkların Gereksinimleri Esas Alınmalı”
Koçyiğit, tezkere içinde geçen “Suriye yönetiminin gereksinimleri” ifadesini eleştirerek, şunları sordu:
“Dikkate alınması gereken, Suriye yönetiminin mi yoksa orada yaşayan Kürt, Arap, Ezidi, Dürzi, Arap Alevi halklarının gereksinimleri midir? Bizim için esas olan, demokratik ve birleşik bir Suriye’nin inşasıdır.”
Koçyiğit, Türkiye’nin Suriye politikasının “aşırı müdahaleci” olduğunu savunarak, bu yaklaşımın bölge halklarının iradesine zarar verdiğine dikkat çekti.
“Savunma Harcamaları Bütçenin Yüzde 11,4’ü”
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’na gelecek 2026 bütçesine de değinen Koçyiğit, savunma harcamalarının boyutuna dikkat çekti:
“Bütçe açığı 2 trilyon 713 milyar TL. Faiz ödemeleri 2 trilyon 742 milyar TL’dir. Savunma harcamaları ise 2 trilyon 155 milyar TL, yani toplam giderlerin yüzde 11,4’ünü oluşturuyor. Eğitim, sağlık ve refah yerine silaha bütçe ayrılıyor. Bu ülkenin çocukları, okullarda temiz suya ulaşamazken, savunma bütçesi artıyor. Savaşta olmadığımız söyleniyor ama bütçemiz bir savaş bütçesi.”
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
