Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE

Netanyahu’dan Alçak Sözler: Erdoğan Osmanlı’yı Yeniden İnşa Etmek İstiyor İddiası

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala
Netanyahu’dan Alçak Sözler: Erdoğan Osmanlı’yı Yeniden İnşa Etmek İstiyor İddiası Haberi sesli dinleyebilirsiniz
00:00 --:--

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alarak Osmanlı Devleti ve Türkiye üzerinden yaptığı açıklamalar, sadece bir dış politika polemiği değil, aynı zamanda derin bir tarihsel revizyonizm çabasıdır.

Netanyahu’nun, Osmanlı Devleti’nin Filistin topraklarındaki 400 yıllık yönetimini “kötü” olarak nitelendirmesi ve Erdoğan’ın “Osmanlı’yı yeniden inşa etmek istediği” iddiası, kendi siyasi sıkışmışlığının bir dışa vurumudur. Bu makalede, Netanyahu’nun iddialarının neden tarihsel gerçeklerle bağdaşmadığını ve bu söylemlerin arkasındaki asıl amacı inceleyeceğiz.

Tarihsel Gerçek: “Pax Ottomana” ve Bölgesel Huzur

Netanyahu’nun “kötü yönetim” iddiası, Orta Doğu tarihçilerinin genel kabulü olan Pax Ottomana (Osmanlı Barışı) kavramıyla taban tabana zıttır. Osmanlı Devleti, 1517’den 1917’ye kadar Filistin topraklarında hüküm sürerken, bölge bugün mumla aranan bir istikrar ve dinsel hoşgörü iklimi içindeydi.

Kudüs’te Dinlerin Kardeşliği

Osmanlı idaresi altında Kudüs; Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler için kutsal bir sığınaktı. Padişahların çıkardığı fermanlarla her dinin ibadet özgürlüğü güvence altına alınmış, “Statüko” yasalarıyla kutsal mekanlardaki denge korunmuştur. Bugün Netanyahu hükümetinin uyguladığı ayrımcı politikaların aksine, Osmanlı dönemi Filistin’i hiçbir zaman sistematik bir etnik temizlik veya apartheid rejimi görmemiştir.

Yönetim Modeli ve Sosyal Adalet

Osmanlı Devleti, bölgeyi yerel dinamikleri gözeterek yönetmiştir. Bölgedeki aşiretler ve dini liderler, merkeze bağlı ancak kendi iç işlerinde özerk bir yapıya sahipti. 400 yıl boyunca bölgede büyük çaplı mezhep savaşlarının veya kitlesel sivil ölümlerinin yaşanmaması, Netanyahu’nun “kötü yönetim” tezini çürüten en büyük kanıttır.

Netanyahu’nun “Yeni Osmanlıcılık” Korkutması

Netanyahu’nun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “Osmanlı’yı inşa etmek istemekle” suçlaması, Batı dünyasına yönelik bir algı operasyonudur. Bu söylem, Türkiye’nin bölgesel bir güç olarak yükselişinden duyulan rahatsızlığın bir yansımasıdır.

Türkiye’nin İnsani Diplomasisi

Türkiye’nin bugün Gazze ve Filistin meselesindeki dik duruşu, emperyal bir yayılmacılık değil, tarihi bir sorumluluk ve insani bir görevdir. Erdoğan’ın “Dünya beşten büyüktür” vizyonu, Osmanlı’nın mirası olan adalet anlayışının modern dünyaya uyarlanmış halidir. Netanyahu, bu adalet arayışını bir “tehdit” gibi göstererek uluslararası toplumda Türkiye’yi marjinalleştirmeye çalışmaktadır.

Siyasi Sıkışmışlık ve Hedef Şaşırtma

Hakkında yolsuzluk davaları bulunan ve Gazze’deki operasyonlar nedeniyle Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) tarafından savaş suçlusu olarak yargılanma riskiyle karşı karşıya olan Netanyahu, dikkatleri başka yöne çekmek zorundadır. Türkiye’yi hedef almak, onun için hem iç siyasette aşırı sağcı tabanını konsolide etme hem de dış dünyadaki imajını “radikal bir güce karşı savaşan lider” olarak pazarlama aracıdır.

Siyonist İdeolojinin Tarih Nefreti

Netanyahu’nun Osmanlı nefretinin bir diğer sebebi de, Osmanlı’nın siyonist yerleşim planlarına karşı gösterdiği dirençtir. II. Abdülhamid Han’ın Filistin topraklarını satmayı reddetmesi, bugün hala modern İsrail siyasetinin aşamadığı bir tarihsel engeldir.

Sonuç: Tarih Kirli Siyasete Alet Edilemez

Netanyahu’nun açıklamaları, tarihi gerçekleri tahrif ederek bugünkü zulmü meşrulaştırma çabasından başka bir şey değildir. 400 yıl boyunca barış içinde yaşayan bir coğrafyayı, son 75 yılda kan ve gözyaşına boğan bir zihniyetin tarih dersi vermeye kalkışması trajikomiktir. Özetle:

  • Osmanlı Devleti, Filistin’de sömürgeci değil, koruyucu bir güç olmuştur.
  • Türkiye’nin bugünkü dış politikası, bölge halklarının huzurunu ve egemenliğini savunmaktadır.
  • Netanyahu’nun saldırgan üslubu, kendi siyasi sonunu geciktirme çabasıdır.

Tarih, kimin adaletle hükmettiğini ve kimin insanlık suçu işlediğini çoktan kaydetmiştir. Türkiye, bu hakikatleri haykırmaya devam edecektir.

Sıkça Sorulan Sorular

Netanyahu, Türkiye’nin Filistin davasındaki liderliğini zayıflatmak ve kendi hükümetinin uyguladığı şiddeti unutturmak için Osmanlı tarihini bir karalama aracı olarak kullanmaktadır.
Osmanlı dönemi, bölgede 400 yıl süren “Pax Ottomana” (Osmanlı Barışı) olarak bilinir. Farklı din ve mezhepler barış içinde yaşamış, kutsal mekanlar titizlikle korunmuştur.
Hayır, Türkiye’nin hedefi toprak genişletmek değil, gönül coğrafyasındaki mazlumlara sahip çıkmak, bölgesel istikrarı korumak ve uluslararası hukuk çerçevesinde adaleti savunmaktır.
Türkiye, bu açıklamaları “tarihsel cehalet” ve “siyasi hezeyan” olarak nitelendirerek reddetmekte, İsrail’in Gazze’deki eylemlerinin uluslararası hukuk önünde hesabının sorulacağını vurgulamaktadır.

En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Netanyahu’dan Alçak Sözler: Erdoğan Osmanlı’yı Yeniden İnşa Etmek İstiyor İddiası
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

En son tv ile Sohbet Et

En son tv ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Merhaba, Ziyaretçi 👋

Bugün nasıl yardımcı olabilirim?

DÜNYA Netanyahu’dan Alçak Sözler: Erdoğan Osmanlı’yı Yeniden İnşa Etmek İstiyor İddiası

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir