
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katkılarıyla, İstanbul Aile Vakfı tarafından “21. Yüzyılda Aile Olmak” temasıyla düzenlenen ve Anadolu Ajansının (AA) global iletişim ortağı olduğu “3. Uluslararası Aile Sempozyumu” oturumlarla devam ediyor.
Demokrasi ve Özgürlükler Adası’nda düzenlenen program kapsamında, “Din ve Aile” başlıklı oturum emekli akademisyen Prof. Dr. Recep Kaymakcan’ın moderatörlüğünde gerçekleştirildi.
Ordu Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ali Akdoğan, oturumdaki “Modern Dünyada Bir Sığınak Olarak Aile ve Dinin Fonksiyonelliği” başlıklı konuşmasında, insanın en önemli can damarı olan ailenin, huzur, mutluluk ve güven sağladığını söyledi.
Aileyi korumanın eş, çocuk, toplum ve devlet açısından son derece önemli olduğunu belirten Akdoğan, “Evrenin en temel varlığı insandır. İnsanı sırça saraylara da koymuş olsanız, insan eğer ruh dünyasında, iç dünyasında ve gönül dünyasında huzur, güven ve mutluluk hissini duyamıyorsa, inanın o insan bütün dünyanın maddi imkanlarını önüne serseniz bile mutlu olmaz. Onun için temel gaye insanın huzur, güven ve mutluluğunu sağlamaktır.” ifadelerini kullandı.
Prof. Dr. Akdoğan, insanın iç ve dış olmak üzere iki boyutunun olduğunu vurgulayarak, “Dışa yönelik boyut dışarıya çıkarken giyindiğimiz, dışarıda yiyip içtiğimiz boyuttur. İnsanın bir de manevi, kalbi ve moral dünyası var. Kendimiz ve çocuğumuz için daha çok yatırımı dış dünyaya yapıyoruz. Çocuklarımızın toplumda kabul gören bir takım dış faktörlere yönlendiriyoruz. Biz buna dünyevileşme ve maddileşme diyoruz. Bu da bizi materyalist bir dünya görüşüne götürüyor.” diye konuştu.
Maddi konularda insanın dünyevileşmeden kendisini koruması gerektiğine dikkati çeken Akdoğan, modern dünyanın insanı, milli ve manevi değerlerden uzaklaştırdığını belirtti.
Akdoğan, Avrupa orijinli bu dünya görüşünün değerlerden uzaklaşmaya yol açtığını dile getirerek, “Kendi değerlerimizden uzaklaşınca kendimizi ve mana dünyamızı ihmal ederken ailemizi, anne ve babamızı da ihmal ettik. Müslüman bir toplumda huzurevleri olmaz. Bu bizim değerler dünyamızda örtüşmeyen bir yaşam biçimidir. Dolayısıyla mutlu ve huzurlu yuvaların gittikçe azaldığını, parçalanmış ailelere doğru bir gidişat olduğunu görüyoruz. Türkiye’de 2022 yılının verilerine göre, ortalama 550 bin nikah kıyılmış, bunların 190 bin civarına ise mahkemelerde boşanma kararı verildi.” şeklinde konuştu.
Kaynak: AA
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
