
Alüminyum folyo radyo dalgalarına karşı gerçekten geçici bir bariyer oluşturuyor; bu kadarı doğru. Ama uzmanlara göre zaten gerçekleşmesi son derece zor bir riske karşı alınmış bir önlem olduğu için pratik faydası yok.
Somut bir zararı da var: Sınır kapısında pasaportu her seferinde folyodan çıkarıp tekrar sarmak işlemi yavaşlatıyor, arkadaki kuyruğu uzatıyor. Euronews’in haberinde bu, trendin en görünür yan etkisi olarak öne çıkıyor. Yani kendinizi güvende hissettiren bir davranış karşılığında herkesin biraz daha beklemesine sebep oluyorsunuz.
Verilerin nerede tutulduğu da ayrı bir merak konusu. Almanya örneğinde pasaport çipindeki bilgilerin toplandığı merkezi bir veri tabanı yok; yetkililerin kayıtlarında elektronik pasaport öncesiyle aynı bilgiler bulunuyor. Parmak izleri yalnızca belgenin kendisinde saklanıyor ve pasaport sahibine teslim edildiğinde üretim sürecinde kullanılan parmak izi verileri Alman Pasaport Yasası’nın 16. maddesi uyarınca geri döndürülemez şekilde siliniyor.
Peki gerçekten yapılması gereken ne?
Pasaport güvenliğinde asıl risk çip değil, belgenin kendisi. Kaybetmek, çaldırmak ya da havalimanı güvenlik tepsisinde unutmak, folyonun çözebileceği hiçbir soruna benzemeyecek kadar gerçek riskler. Pasaportu göz önünde bırakmamak, otel kasasını kullanmak ve kimlik sayfasının bir kopyasını ayrı bir yerde tutmak, folyodan çok daha işe yarar.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
