Antik dönemde Mısır tanrılarına adanan tapınak, 5’inci yüzyılda Hristiyanlığın Anadolu’da yaygınlaşmasıyla kiliseye çevrildi. Cumhuriyet’in ilk yıllarından bu yana ise yapının yuvarlak kulelerinden biri Kurtuluş Camisi olarak kullanılıyor. Selinus Nehri üzerine kurulan tapınak, mimari planı ve düzenlemesiyle antik dünyada benzeri olmayan bir kutsal alan olarak biliniyor.
Ziyarete kapalı olan kutsal alanda; şimdilerde karşılama merkezi, çevre düzenlemesi, koruma ve onarım çalışmaları, yürüyüş yolları ve gece müzeciliğine yönelik altyapı oluşturuluyor.
2026’DA ZİYARETE AÇILMASI PLANLANIYOR
Projenin koordinatör kazı başkanı Manisa Celal Bayar Üniversitesi Arkeoloji Bölümü Başkanı Prof. Dr. Yusuf Sezgin, tapınağın Roma döneminden bugüne kalan en önemli anıtlardan biri olduğunu belirtti ve şu ifadeleri kullandı:
“Kızıl Avlu’nun 2026 yılında ziyarete açılmasını planlıyoruz, insanlar buraya geldiklerinde yepyeni ve çok düzenli bir alanla karşılaşacak.”
Yapının kırmızı tuğlalarla anılmasına karşın antik dönemde mermerle kaplı olduğunu aktaran Sezgin, “Tuğla gördüğünüz kısım aslında binanın çekirdeğini oluşturuyor. Dış yüzeyi, hatta çatısı bile mermer kaplıydı. Karşıdan bakıldığında devasa bir mermer kütlesi görülüyordu” dedi.
“GELECEĞE MİRAS BIRAKMAK İSTİYORUZ”
Tapınağın dini önemini hiçbir zaman kaybetmediğini belirten ve mimari plan ile düzenleme açısından eşsiz bir örnek olduğuna dikkati çeken Sezgin, “Büyük ihtimalle Anadolu’da bu tür tuğla yapı geleneği olmadığı için hem mimarlar hem işçiler Roma’dan getirilmiş olmalı.” dedi.
Sezgin, “Kızıl Avlu, Bergama’nın belki de en önemli kültürel miraslarından biri. Burada yaptığımız onarım, koruma ve çevre düzenlemesi çalışmalarıyla yapıyı geleceğe miras bırakmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
