Son dönemlerin en çok tartışılan konularından biri olan depremler hakkında konuşan Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, canlı yayında sergilediği tepkilerle dikkat çekti. İstanbul’da meydana gelen ve büyüklüğü 5 olarak açıklanan depreme dair düşüncelerini aktarmak üzere yapılan bir yayında, Üşümezsoy’un tepkileri izleyicide şaşkınlık yarattı. Bu makalede, Prof. Dr. Üşümezsoy ile yapmış olduğumuz röportajı okuyacaksınız.
Kim? – Prof. Dr. Şener Üşümezsoy Kimdir?
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy, Türkiye’nin önde gelen deprem bilimcilerinden biridir. Daha önce birçok ulusal ve uluslararası projede yer almış, deprem güvenliği üzerine çalışmalar yapmıştır. Ayrıca, İstanbul Teknik Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapmaktadır.
Ne? – Canlı Yayındaki Tepkisi
Üşümezsoy, canlı yayında depremin büyüklüğü hakkında kendisine sorulan sorulara karşı tepkisini açık bir şekilde gösterdi. “Türkçe konuşuyorum, beni çıldırtıyorsunuz” diyerek, izleyicilerin belirli bir anlayış eksikliği olduğunu ifade etti. Üşümezsoy, depremin büyüklüğünün halk arasında yanlış anlaşıldığını düşünmektedir.
Neden? – Tepkisini Neden Gösterdi?
Üşümezsoy, bu tür büyük depremlere dair halkın endişelerinin yerinde olduğuna ancak, medyada yer alan bazı abartılı açıklamaların zarar verebileceğine dikkat çekmektedir. “Bu büyük bir depreme benzemiyor. İnsanları gereksiz yere korkutuyoruz,” şeklindeki ifadeleri, geniş bir yorum kütlesine de ışık tutmaktadır.
Nasıl? – Tepkisini Nasıl İfade Etti?
Üşümezsoy, yayında oldukça duygusal bir şekilde konuştu. Ses tonu ve vurguladığı kelimelerle izleyicilere hislerini aktarmaya çalıştı. “Biz bilim insanıyız, doğru verileri sunmakla yükümlüyüz,” diyerek, medyanın sorumluluğuna da atıfta bulundu. Hangi verilerin kullanılmasının uygun olduğunu vurguladı.
| Karşılaştırma |
|---|
| Depremin Gerçek Büyüklüğü ve Medya Algısı |
Sonuç
Prof. Dr. Şener Üşümezsoy’un canlı yayındaki tepkisi, halkın deprem korkusu karşısında bilim insanlarının sorumluluklarını bir kez daha gözler önüne serdi. Tepkisi, doğru ve sağlam bilgilerle halkı bilgilendirme çabasının bir parçasıydı. Özetlemek gerekirse, “bu büyük deprem değil” vurgusu, Üşümezsoy’un mesleki duruşunu yansıtmaktadır.
SSS
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Gerçekten bu tür kaynaklardan bilgi almak önemli. Ama Üşümezsoy’un tepkisi biraz aşırı gibi geldi.
Medyanın bu tür konulardaki rolü cidden önemli ama halkın korkularını da dikkate almak gerek.
Üşümezsoy’un tepkisini anlıyorum ancak insanların korkuları da göz ardı edilmemeli.
Büyük bir deprem korkusu içerindeyken, uzmanların bu konudaki açıklamaları oldukça önemli.
Prof. Dr. Üşümezsoy gibi bilim insanlarının görüşlerine daima saygı gösterilmeli.
Kendisi çok yetkin bir bilim insanı, ancak iletişim tarzı daha yumuşak olabilirdi.
Depremler riskli bir konu, Prof. Dr. Üşümezsoy’un görüşleriyle ilgili daha fazla bilgi almak isterim.
Üşümezsoy’un açıklaması bir yandan aydınlatıcı, diğer yandan halkın endişelerini nasıl azaltabiliriz?
Gerçekten de medya bazen panik yaratabiliyor. Ama bu durum halkın bilgilendirilmesini engellememeli.
Prof. Dr. Üşümezsoy’un dediği gibi, doğru verilerle halkı bilgilendirmek şart.
Canlı yayındaki tepkisini izlerken tedirgin oldum. Korkularımızı da göz önünde bulundurmalıyız.
Bilim insanlarının medyaya ve halkın algısına dair bu tür uyarıları yapması önemli.
Bu yazı depremler hakkında bilgi edinmek isteyenler için oldukça faydalı. Prof. Dr. Üşümezsoy’a katılıyorum.
Bir bilim insanı olarak bu denli duygusal olmak zor ama halkın endişelerini de anlamak önemli.
İstanbul’daki deprem hakkında spekülasyonların fazla olduğunu düşünüyorum, Prof. Dr. Üşümezsoy’u destekliyorum.
Böyle bir konuda böyle duygusal çıkışlar yapılması anlaşılabilir, fakat soğukkanlılık da gerekli.
Üşümezsoy’un sözleri cesaret verici ama halkı korkutmaktan kaçınmalıyız.
Prof. Dr. Üşümezsoy’un açıklamaları çok önemli, özellikle medyanın hassas konuları nasıl ele aldığını sorgulaması takdire şayan.
Bu tür konularda daha dikkatli olunmalı, halkın korkusu azaltılmalı.