Kafkas Kartalı: Otuz Beş Yıl Bir Ordunun Karşısında Duran Adam
Rus İmparatorluğu’nun yüz binlerce askerini çeyrek asırdan fazla bir süre Kafkas dağlarına çakılı tutan bir isim vardı: Şeyh Şamil. Üçüncü İmam. Dağlıların gözünde bir efsane, Çarlık için ise bir türlü kapatılamayan bir dosya.
General Yermolov köyleri ateşe verdiğinde Şamil dağa çekildi. 1832’de Gimri’de kuşatıldığında üç süngü darbesi onu düşürmedi; rivayete göre karısı, kırılan kemiklerini kendi elleriyle yerine oturttu. Ahulgo’da Çar’a küçük yaştaki oğlu Cemaleddin’i rehin bırakmak zorunda kaldı; yıllar sonra Gürcü prenseslerini esir alarak oğlunu geri getirtti. Dargı’da ise Vorontsov’un ordusunu ormanın içinde adım adım eritti — Rus tarihi bu seferi “Peksimet Seferi” olarak anacaktı.
Kırım Savaşı sırasında Osmanlı Devleti kendisine Kafkas Naibi unvanını gönderdi, ama beklenen yardım hiçbir zaman dağlara ulaşmadı. Erzak ve mühimmatın tükenmesiyle 1859 yazında Gunib’de kuşatma altına alındı. Kayalıklardan inip Prens Baryatinski’nin karşısına çıktığında, halkının kırıma uğramaması için silah bıraktı. Çar İkinci Aleksandr onu bir esir gibi değil, saygın bir konuk gibi karşıladı; Kaluga ve ardından Kiev’de sürgün yıllarını geçirdi.

Yorumlar kapalı.