
Cidde’nin yaklaşık 350 kilometre kuzeydoğusunda, tarihten beri bakır ve altın yataklarıyla bilinen Arap Kalkanı’nın içinde yer alan Jabal Sayid’deki jeolojik incelemeler dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. Tespit edilen 110 milyon tonluk cevherin yaklaşık 552 bin tonu disprozyum ve terbiyum gibi ağır nadir toprak elementlerinden, 355 bin tonu neodimyum ve praseodimyum gibi hafif nadir toprak elementlerinden, 31 bin tonu ise uranyum kaynaklarından oluşuyor. Washington merkezli Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi’nin (CSIS) değerlendirmesine göre yatak, büyüklük bakımından dünya genelinde dördüncü sırada.
Jabal Sayid, Suudi Arabistan’ın son bir yıldır hız kazanan nadir toprak atılımının yalnızca son halkası. Kasım 2025’te açıklanan verilere göre ülkenin iki ileri arama sahasında toplam 644 milyon ton kaynak belirlenmiş, keşfedilen nadir toprak rezervlerinin toplam değeri 100 milyar dolar olarak hesaplanmıştı. Bu atılımın arkasında, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın aynı ay gerçekleştirdiği Washington ziyaretinde imzalanan kritik madenler işbirliği çerçevesi bulunuyor.
Temmuz 2026’da ABD Enerji Bakanı Chris Wright ile Prens Abdülaziz bin Selman’ın imzaladığı sivil nükleer işbirliği anlaşması, onlarca yıl sürmesi öngörülen milyarlarca dolarlık bir ortaklığın kapısını araladı; anlaşma kapsamında ABD’li şirketlerin Suudi topraklarında uranyum zenginleştirme tesisi kurması da değerlendiriliyor. Wright, anlaşmayı iki ülke arasındaki ticari ilişkileri güçlendirme taahhüdünün bir yansıması olarak nitelendirdi. Aynı hatta Suudi madencilik devi Ma’aden, ABD’li MP Materials ile kurduğu işleme tesisinde yüzde 51 hisseye sahip; kalan yüzde 49’luk pay ABD Savunma Bakanlığı’nın finansmanıyla karşılanıyor.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yorumlar kapalı.