TBMM Başkanı Kurtulmuş, ʺAnkara Diplomat Akademi Kampıʺnın açılış dersinde konuştu | Fotoğraf: AA
“TÜRKİYE GİBİ BÜYÜK HEDEFLERİ OLAN ÜLKENİN ÇOCUKLARI, DİPLOMASİYİ EN İYİ ŞEKİLDE KULLANMAK ZORUNDADIR”
Meclis Başkanı Kurtulmuş, diplomasinin, insanlık tarihi kadar eski ve kadim bir meslek ve sanat olduğunu dile getirerek, diplomasinin hem barışı kurmayı başardığına hem de savaşı başlatma kabiliyetine sahip olduğuna işaret etti.
Türkiye’nin, asırlardır biriktirdiği diplomasi alanındaki, dış politikayı yönetebilme alanındaki beceri ve tecrübelerini, daha ileri noktalara götürmek ve güçlü bir şekilde diplomasiyi kuvvetlendirmek zorunda olduklarını anlatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dünyanın belki de en büyük kargaşalardan geçtiği dönemlerinden birisindeyiz. Bu dönem içerisinde, dünyanın her yerinde her gün yeni bir olay, her gün bir gelişmeyle karşı karşıya kalacağız. Diyebiliriz ki dünyanın çivisi çıkmış, dünyanın dengesi bozulmuş, dünya daha fazla çatışmalara, tartışmalara maruz kalan bir yer haline gelmiştir. Onun için özellikle Türkiye gibi büyük hedefleri, büyük birikimleri olan ülkenin çocukları, diplomasiyi en iyi şekilde kullanmak, en güçlü şekilde diplomasinin imkanlarından istifade etmek zorundadır.”
GÜÇLÜ BİR DİPLOMASİNİN OLUŞTURULABİLMESİ İÇİN 4 TEMEL MESELE
TBMM Başkanı Kurtulmuş, diplomasinin, sadece bir tek alana tahsis edilen bir konu olmadığını; parlamento, spor, enerji gibi birçok alanda diplomasinin uygulandığı bir dönemde olunduğunu belirtti.
Güçlü bir diplomasinin oluşturulabilmesi için 4 temel mesele bulunduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, iyi bir diplomasinin oluşturulabilmesi için “hikmetle hareket edilmesi”nin şart olduğunu vurguladı. Kurtulmuş, ayrıca iyi bir diplomasi için “müzakere”yi de “olmazsa olmaz bir konu” olarak nitelendirerek, şunları kaydetti:
“Diplomasi, aslında çok farklı fikirlerde olan insanların, çok farklı kanaatlere sahip olan insanların konuşarak, farklılıklarını ortaya koyarak, en çetrefilli konularını dahi bir şekilde müzakere masasına getirerek çözebilme yeteneğine sahip olmasıdır. Türkiye olarak özellikle son zamanlarda bölgemizde yaşanan bütün sorunlara ve küresel ölçekte yaşanan bütün geniş çatışmalara, gerilimlere karşı ortaya koyduğumuz en önemli şey, müzakere masasını açık tutmaktır. Bütün ilgili taraflara da tavsiyemiz, müzakere ederek sorunların çözümünü temin etmektir. Her fikir ayrılığı silahla çözülmeye çalışılırsa, dünyada insan kalmaz.”
Türkiye olarak son yıllarda “Hem masada hem sahada var olabilmek” mottosunda olduklarını ifade eden Kurtulmuş, “En zor konuda dahi masada olmak, en zor konuda dahi masayı terk eden taraf olmamak, en zor konuda dahi masadaki muhataplarımızın ne söylediğini en iyi şekilde anlamak ve ona göre adım atmak zorundayız.” dedi.
Kurtulmuş, “kudret”in de iyi bir diplomasi için şart olduğunu belirterek, “Artık dış politika ve diplomasi meselesi sadece diplomatların yapacağı bir mesele olmanın çok ötesine geçmiş, dış politika ve diplomasi aynı zamanda ülkenin savunmasının da bir parçası haline gelmiştir. Yani güçlü bir orduya, güçlü bir demokrasiye, halkın birliğinin ve beraberliğinin tam manasıyla mükemmel olduğu bir ortama sahipseniz söylediğiniz sözün de tesiri çok fazla olacaktır.” değerlendirmesinde bulundu.
“İtimat”ın da önem taşıdığını söyleyen Kurtulmuş, “Sözü söyleyenin sözüne itimat edilmezse, ne söylerseniz, sözün bir kıymeti yoktur. Bizim milletimizin en önemli özelliklerinden birisi, tarih boyunca söylediği her sözü yerine getirmiş olmasıdır. Biz hiçbir zaman bir tarafa başka, diğer tarafa başka konuşmadık. Bugünün dünyasında, Türkiye’nin birçok, birbirine rakip, hatta düşman ülkeler tarafından takdirle takip edilmesinin temel gerekçelerinden birisi sözüne itimat edilmesidir.” diye konuştu.
Numan Kurtulmuş, Rusya-Ukrayna savaşında Türkiye’nin her iki tarafa da aynı şeyi söylediğini, Filistin meselesinde de her platformda aynı şeyi, en doğru bildikleri şekilde söylediklerini dile getirdi.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



