
İlk bakışta yeni bir sosyal medya platformunun geri dönüşü gibi görünse de aslında geri dönen şey sadece bir uygulama değildi. Geri dönen; insanların görünme arzusu, onaylanma ihtiyacı ve “beni fark edin” çığlığıydı.
Birkaç gün platformu gözlemledim.
Sonra şunu fark ettim…
Threads aslında insanların düşündüğümüzden çok daha fazla “görülmek” istediğini ortaya çıkaran dijital bir laboratuvar.
Eskiden insanlar Instagram’da kusursuz fotoğraflar paylaşırdı.
X’te fikirlerini savunurdu.
LinkedIn’de başarılarını anlatırdı.
Threads ise bunların hepsini tek bir potada eritmiş.
Biraz günlük, biraz itiraf, biraz flört, biraz yalnızlık, biraz da “beni biri fark etsin.”
Aslında platform bize teknolojiyi değil, insan psikolojisini anlatıyor.
İlk günlerde ilginç bir tablo oluştu.
Herkes birbirini takip etmeye başladı.
“Dayanışma.”
“Destek olalım.”
“Hep birlikte büyüyelim.”
Ne kadar romantik…
Sonra birkaç gün geçti.
Takipçi sayıları yükseldi.
Ve aynı insanlar sessizce takipten çıkmaya başladı.
Çünkü amaç dostluk değildi.

Yorumlar kapalı.