Temmuz ayı enflasyon rakamlarının duyurulmasının ardından, piyasalardaki güncel duruma odaklanıldı. TÜİK’in verilerine göre, temmuz ayındaki enflasyon, aylık olarak yüzde 2.37 olan tahminin altında kalarak yüzde 2.06 seviyesinde gerçekleşti ve yıllık artış yüzde 33.52 oldu. Ancak enflasyondaki bu olumlu gelişmelere rağmen, imalat sanayisinden gelen veriler ekonomideki dalgalı durumu ortaya koyuyor. İstanbul Sanayi Odası tarafından açıklanan Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), Temmuz’da 45.9’a düşerek son dokuz ayın en düşük seviyesine indi. Haziran ayında 46.7 olarak ölçülen bu endeks, bu şekilde sekiz ay boyunca 50 eşik değerinin altında kalarak imalat sektöründeki daralmanın devam ettiğini gösterdi. Analistler, sanayi üretimindeki gerilemenin “enflasyonla mücadelede uygulanan sıkı para politikasının bir sonucu” olduğunu ifade ediyor.
Prof. Dr. Şener, “Aslında imalat sanayinin yaşadığı daralma, yüksek faiz oranlarının sonucu olarak sıkı para politikasından kaynaklanıyor.” dedi.
İvme Kaybediyor
PMI verilerinde 50’nin üzerindeki her değer sektörde büyümeye, altındaki değer ise daralmaya işaret etmektedir. Temmuz 2025 itibarıyla ulaşılan 45.9’luk değer, yalnızca daralmanın devam ettiğini değil, aynı zamanda bu daralmanın hızlandığını da göstermektedir. Zira son sekiz aylık dönemde, PMI değerleri sırasıyla Ocak’ta 48.3, Şubat’ta 47.6, Mart’ta 47.4, Nisan’da 47.3, Mayıs’ta 47.2, Haziran’da 46.7 ve Temmuz’da 45.9 olarak gerçekleşti. Bu tablo, üretimdeki ivme kaybının sürekli bir artış gösterdiğinin bir göstergesidir.
Maliyetler Artıyor
Öte yandan şirketlerin hammadde ve malzeme satın alımları, Ekim 2024’ten bu yana hızlı bir şekilde azalmaya devam ediyor. Firmalar, stoklarını kullanarak maliyetleri düşürmeye çalışırken, fiyatlarda karmaşık bir durum söz konusu. Girdi maliyetleri yükselmeye devam ederken, firmaların ham madde ve malzeme için ödedikleri fiyatlar da artış göstermekte. Analistler, piyasalardaki rekabetin firmaların kârlarını azaltmasına yol açtığını vurgulamaktadır.
Tekstil Sıkıntıda
Sektörel açıdan incelediğimizde, tekstil, kimya, metal işleme, makine ve mobilya sektörlerindeki daralma oldukça dikkat çekici. Otomotiv ve gıda sanayi gibi bazı alt sektörlerde ise görece düz bir seyir gözlemleniyor. Genel tafegere, sektörün büyük bir kısmında üretimin azaldığı, siparişlerin daraldığı ve istihdamda baskı yaşandığı görülmektedir.
Yüksek Faiz Etkisi
Yüksek faiz oranları ve enflasyonun azalma eğilimi göstermesinin önemi üzerine İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Sefer Şener, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 27-28 olarak belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı: “Enflasyonla yoğun mücadele sürerken, bir yandan sıkı para politikası aracılığıyla faizlerin yüksek seviyelerde tutulması, doğal olarak imalat sanayinde ciddi durgunluk ve sıkıntılara neden olmaktadır.”
Finansman Sıkıntısı
Türkiye’deki işletmelerin büyük bir bölümünün finansman ihtiyacını banka kredileri ile karşıladığına işaret eden Prof. Dr. Şener, “Bu nedenle işletmelerin sermaye yeterlilik oranlarının düşük olması, yüksek faiz dönemlerinde imalat sanayinde önemli sorunlara yol açıyor. Bu durum özellikle tekstil sektöründe kendini daha fazla hissettiriyor. Ancak bu sorunun doğrudan kur seviyesindeki düşüklükten kaynaklandığını söylemek zordur. Kurların etkisi olmakla birlikte, esas etki finansmana erişimin zorluğundandır.” şeklinde konuştu.
Beklenen Sonuç
Enflasyon algısı nedeniyle hem sanayicilerin hem de toplumun fiyatlama davranışlarının normalin çok üzerinde seyrettiğini vurgulayan Prof. Dr. Şener, “Bu nedenle enflasyon algısı iyileştirildiğinde ve fiyatlama normal seviyeye döndüğünde, sanayi sektörü rahatlayacaktır. Özetle, bu kadar sıkı para politikası uygulanan bir dönemde imalat sanayi ve PMI verilerinin sürekli düşüş göstermesi beklenen bir sonuç. Bu durumun finansmana erişimin kısıtlı olmasından kaynaklandığı ve uzun vadeli yapısal sorunlara neden olmayacağı bilinmelidir.” dedi.
Üretimdeki azalma ile birlikte istihdamda da bir düşüş yaşandığı belirtilirken, özellikle küçük ve orta ölçekli üretici firmalar arasındaki kapasite kullanım oranlarında azalmaların dikkate değer olduğu vurgulanmaktadır.
Yapısal Reform Gerek
Volkan Tebrizcik (Kamuoyu Araştırmacısı) “Temmuz 2025 PMI verileri, Türkiye’nin imalat sektöründe yapısal bir durgunluk yaşandığını ve bu durgunluğun önümüzdeki aylarda da devam etme riski taşıdığını ortaya koyuyor. Ekonomik büyümenin sürdürülebilirliği açısından üretimi destekleyecek yapısal reformlara ihtiyaç vardır. Temmuz ayı özelinde hem yeni siparişlerde hem de ihracat siparişlerinde düşüş yaşanmıştır. Yeni siparişlerdeki daralma, son dört ayın en sert seviyesine ulaşmış durumda. Bu durum, üretimin de aynı oranda yavaşlamasına neden olmuştur.”
Kaynak: Web Özel
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.




