ABD Başkanı Donald Trump, İran‘ın son 7 günlük ateşkes teklifini reddetti ve Kasım’daki ara seçimlerin ardından İran’ı yeniden bombalamayı düşündüğü açıkladı. Wall Street Journal’ın ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Tahran, ABD’nin deniz ablukasını kaldırması karşılığında Hürmüz Boğazı‘nı yeniden açmayı ve nükleer görüşmelere dönmeyi önerdi. Trump ise ekonomik ve askeri baskının sürdürüleceği cevabını verdi.
İLK ATEŞKES İKİ HAFTA DAYANDI
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırmasıyla başlayan savaşta ilk önemli diplomatik sonuç Pakistan’ın arabuluculuğuyla geldi. ABD, İran ve İsrail 7 Nisan’da ateşkes ilan etti. Hürmüz’ün yeniden açılması da düzenlemenin parçasıydı. Ancak İsrail, Lübnan’daki operasyonlarının ateşkes kapsamında olmadığını açıkladı. Washington daha sonra İran limanlarına yönelik deniz ablukasına yönelirken karşılıklı saldırılar yeniden başladı.

HAZİRAN’DA 14 MADDELİ ANLAŞMA
İkinci ve en kapsamlı girişim Haziran ayında gerçekleşti. Pakistan ve Katar’ın arabuluculuğunda hazırlanan 14 maddelik İslamabad Mutabakatı, 17 Haziran’da Trump ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan tarafından uzaktan imzalandı. Anlaşma 60 günlük müzakere süresi öngörüyor; askeri operasyonların durması, Hürmüz’den ticari geçiş, İran’ın nükleer programı, yaptırımların kaldırılması ve dondurulan İran varlıklarının serbest bırakılması gibi başlıkları kapsıyordu. Taraflar daha sonra İsviçre’nin Luzern kentinde ve Katar’ın başkenti Doha’da da müzakereleri sürdürmeye çalıştı. Ancak Temmuz başında İran’ın Hürmüz’deki tutumunu gerekçe gösteren ABD yeniden İran hedeflerini vurup petrol yaptırımlarını devreye soktu. Trump 8 Temmuz’da ateşkesin “fiilen bittiğini” açıkladı.
NEDEN KALICI ATEŞKES OLMUYOR?
Reuters’ın Temmuz ayında uzmanların görüşlerine yer vererek hazırladığı analiz yazısına göre temel sorunlardan biri 14 maddelik metindeki kritik başlıkların farklı yorumlanmasıydı. İran, Hürmüz’ün gelecekteki yönetiminde söz sahibi olmak isterken Washington serbest geçişte ısrar etti. ABD’nin petrol yaptırımlarını yeniden devreye sokması Tahran tarafından anlaşmanın ihlali olarak görüldü. İran ise Hürmüz’deki askeri ve ekonomik baskıyı Washington’a karşı en önemli pazarlık araçlarından biri olarak kullanmayı sürdürdü. Dünyanın en etkin düşünce kuruluşlarından İngiltere merkezli Chatham House’un değerlendirmesine göre ikinci temel sorun ise nükleer program, yaptırımlar ve güvence mekanizmasının birbirine bağlanması. Değerlendirmeye göre Washington önce İran’ın uranyum zenginleştirme kapasitesinde sınırlamalar isterken Tahran, yaptırımlar kaldırılmadan elindeki pazarlık gücünden vazgeçmek istemiyor. İsrail’in İran ve Hizbullah’a yönelik saldırıları da Tahran açısından ateşkesin güvenilirliğini doğrudan etkiliyor.
ÜÇÜNCÜ ATEŞKES DE REDDEDİLDİ
Ağustos’ta 60 günlük düzenlemenin uzatılması girişimi de sonuç vermedi; Trump ateşkesi uzatmayı reddetti. İran bunun ardından yeniden saldırı tehdidinde bulundu. Eylül’de Katar ve diğer bölgesel aktörler tarafları yeniden masaya getirmeye çalışırken Tahran bu kez 7 günlük yeni bir ateşkes formülü sundu. Ancak ABD Başkanı Trump’ın bu teklifi de reddettiği ifade ediliyor.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
