
Kamu personel rejimi ve toplu sözleşme sisteminin, mevcut haliyle kamu çalışanlarının ve emeklilerin beklentilerini karşılamakta, sorunlarını çözmekte yetersiz kaldığını aktaran Zengin, bu noktada artık yeniliğe gidilmesi gerektiğini söyledi.
“Daha fazla bekleyecek takat kalmadı”
‘Geçtiğimiz yıl gerçekleştirilen 8. Dönem toplu Sözleşme Görüşmeleri, özellikle sendikalar kanununun ve toplu sözleşme sisteminin defolarını açık bir biçimde ortaya koydu’ diyen Zengin, şöyle devam etti; “Kısır çekişmelerin, gereksiz tartışmaların ve yersiz bir biçimde sorgulanan kurumların gölgesinde verimsiz bir süreç yaşadık. Yetkili sendikanın önce “Kamu Görevlileri Hakem Kuruluna katılmayacağım” deyip sonrasında yaptığı U dönüşü, Hakem Kurulu’nun da adeta bu tartışmaları haklı çıkarırcasına aldığı tek taraflı kararlar, memur ve emeklilerimizi 2026 ve 2027 yıllarında da bir belirsizliğe mahkûm bıraktı. Dolayısıyla, kamuda hakkaniyeti, liyakati, kadrolu ve güvenceli istihdamı, adil bir ücret sistemini esas alan yeni bir kamu personel rejimine; katılımcı, çözüm odaklı, kapsayıcı, uluslararası sözleşmelerle uyumlu, grevli, toplu sözleşmeli, siyasete katılma hakkını esas alan bir toplu sözleşme sistemine acilen ihtiyaç olduğu tescillendi. Ancak bugün, kamu çalışanlarımız ve emeklilerimizin daha fazla bekleyecek takati kalmamıştır.
“Beklentilere cevap vermeli”
Özellikle ekonomik konularda bir desteğe mutlak surette ihtiyaçları vardır. 2026 yılının ilk günlerinde memur ve emeklilerimize can suyu olacak tedbir önerilerimizin mutlak surette dikkate alınması gerekmektedir. Biz, 25 milyonluk büyük bir ailenin sesi olarak buradayız. Ülkemizin her köşesinde deprem, sel, yangın, afet demeden en iyi kamu hizmetini üretmek için çaba sarf eden ve milli gelire büyük katkıda bulunan memurlarımızın beklentilerine cevap verecek tedbirlerin alınması hepimizin arzusudur. Beklentimiz, büyük haksızlıklara uğramış ve ekonomik zorluklar içinde bulunan memur ve emeklilerimizin gözetilmesi ve çalışan memnuniyetinin sağlanması yönündedir. Kamu görevlilerimizin ihmalden kurtulmaları, ailelerin geleceğe umutla bakabilmeleri, ekonomi politikalarının insan odaklı yaklaşımına bağlıdır.”
Kaynak: Haber merkezi
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.



