ABD ile Avrupa’yı İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana birbirine bağlayan siyasi ve ekonomik ilişkiler yeni bir dönemden geçiyor. Son işaret ise dün Strasbourg’dan geldi. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Kanada Başbakanı Mark Carney’nin de izlediği Avrupa Parlamentosu konuşmasında, Kanada’nın Avrupa Birliği’nin ilk “associate member”, yani ortak üyesi olabilmesi için çalışmak istediğini açıkladı. Carney ise birkaç gün önce Kanada’nın AB’ye tam üye olmak istemediğini ancak Avrupa ile “benzersiz bir ittifak” kurmayı hedeflediğini söylemişti.
TRUMP KANADA’YI AVRUPA’YA YAKLAŞTIRDI
ABD Başkanı Donald Trump bu güncel gelişmenin tetikleyicisi durumunda. Kanada ekonomisi onlarca yıldır ABD ile neredeyse tam bir ekonomik entegrasyona sahip. Ancak Donald Trump’ın ikinci başkanlık döneminde iki komşu arasındaki ticaret ilişkileri ağır darbeler aldı. Trump Temmuz’da bazı Kanada ürünlerine yüzde 50 ek gümrük vergisi getirdi. Ottawa ile Washington arasındaki ticaret görüşmelerinin bozulması da Kanada’nın yeni pazarlar aramasını hızlandırdı. Kanada bir yandan Çin ile ticari ilişkilerini güçlendirirken diğer yandan Avrupa ile hali hazırdaki güçlü ticari ilişkisini de arttırmayı hedefliyor. Avrupa Birliği (AB) ile Kanada arasında hali hazırda CETA serbest ticaret anlaşması bulunuyor. Von der Leyen’e göre iki taraf da savunma, yapay zeka, kritik mineraller, enerji ve Arktik bölgesinde çok daha yakın çalışmak istiyor.
SAVUNMADA YOLLAR BİRLEŞTİ
Kanada, Şubat’ta AB’nin 150 milyar euroluk SAFE ortak savunma programına katılmak için anlaşma imzaladı. Böylece Kanada şirketlerinin Avrupa’nın ortak savunma ihalelerine katılmasının önü açıldı. Kanada ayrıca 2021’den beri AB’nin PESCO askeri hareketlilik projesinde de yer alıyor. Batılı savunma yayın organlarına göre Avrupa ile Kanada’nın kendi savunma sanayilerini ve ortak satın alma sistemlerini güçlendirmesi, Washington’a olan bağımlılığı azaltma arayışının önemli bir parçası durumunda.

AB İLE ABD GERÇEKTEN KOPUYOR MU?
Tüm siyasi, savunma ve ticari gerilimlere karşın ekonomik rakamlar taraflar arasında henüz bir “kopuş” göstermiyor. AB ile ABD arasındaki mal ve hizmet ticareti 2025’te 1,77 trilyon euroya ulaştı. Tarafların karşılıklı yatırımlarının toplam büyüklüğü ise 4,8 trilyon euronun üzerinde. AB ayrıca ABD hükümeti ile 2025’te yeni bir gümrük anlaşmasına vardı ve anlaşmanın bazı hükümleri de Haziran ayında yürürlüğe girdi. Uzmanlara göre ABD’den kopmadan ancak Washington’u merkeze de almadan yeni bir Batı bloğu oluşturulmaya çalışılıyor.
ORTAK ÜYELİĞİN STATÜSÜ YOK
Von der Leyen’in önerisinin önünde önemli bir engel de bulunuyor. AB hukukunda “ortak üyelik” adı verilen hukuki bir statü yok. Kanada’nın hangi haklara sahip olacağı, AB bütçesine katılıp katılmayacağı, ortak pazara ne ölçüde gireceği veya karar mekanizmalarında nasıl temsil edileceği bu çerçevede belli değil. Diğer yandan Von der Leyen’in tek başına Kanada’yı böylesine bir ortaklık modeline alması da mümkün değil. Bunun gerçekleşmesi için AB ülkelerinin siyasi ve hukuki bir model üzerinde anlaşması gerekiyor. Bu çerçevede AB hazırlıkları da sürüyor. Yeni ortaklık statüsüne ilişkin ilk toplantının 29-30 Ekim’de Montreal’de yapılması planlanıyor.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
