Nadir Şah: Kölelikten İran Şahlığına Uzanan İnanılmaz Hikâye 1688 yılında Horasan’da, bir Afşar Türkmen çadırında dünyaya geldi. Babası sıradan bir çobandı. Çocukluğu ise bir hükümdarın hayatına hiç benzemiyordu. Adı Nadr Kulu’ydu. Henüz çocuk yaşta Özbek esircilerin eline düştü ve Hive’de köle olarak yaşadı. Ancak kaderi burada sona ermeyecekti. Kaçmayı başardı ve Horasan’a geri döndü. Tam bu sırada İran’ın büyük Safevi Devleti çöküşün eşiğindeydi. Afgan Hotaklar İsfahan’ı ele geçirmiş, Safevi Şahı’nı etkisiz hale getirmiş ve devletin düzenini parçalamıştı. Sürgündeki Şehzade Tahmasb, tahtını geri almak için yardım ararken Horasan’da genç ve hırslı bir Türkmen komutan yükselmeye başladı. Bu adam Nadir Kulu’ydu. Nadir, kısa sürede olağanüstü bir askerî güç oluşturdu. Afgan Hotakları İran topraklarından çıkardı ve Tahmasb’ın yeniden güç kazanmasını sağladı. Ardından dikkatini Osmanlı İmparatorluğu’na çevirdi. Osmanlı ile yapılan savaşlardan birinde Topal Osman Paşa karşısında ağır bir yenilgi aldı. Fakat Nadir Şah’ın en önemli özelliklerinden biri burada ortaya çıktı: Yenilgiden ders çıkarması. Osmanlı ordusunun savaş yöntemlerini inceledi ve kısa süre sonra aynı cephede yeniden üstünlük sağladı. Nadir artık yalnızca bir komutan değildi. İran’ın gerçek gücü haline gelmişti. 1736 yılında Muğan Ovası’nda toplanan büyük kurultayda Nadir Kulu, İran şahı ilan edildi ve tarihe Nadir Şah adıyla geçti. Fakat onun hedefi yalnızca İran tahtına oturmak değildi. Nadir Şah, Osmanlı ile İran arasındaki uzun süreli mezhep ve siyasi çatışmayı sona erdirmek istiyordu. Bunun merkezinde ise Caferilik meselesi bulunuyordu. Nadir Şah, Caferi mezhebinin Sünni dünyada beşinci fıkıh mezhebi olarak kabul edilmesini ve Mekke’de Şiiler için özel bir ibadet alanı oluşturulmasını istiyordu. Böylece yüzyıllardır devam eden Osmanlı-Safevi rekabetinin yerini daha büyük bir İslam birliğinin alabileceğini düşünüyordu. Ancak İstanbul bu önerileri kabul etmedi. Bu ret, Nadir Şah’ın Osmanlı ile ilişkilerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Köle olarak başlayan hayatı, İran tahtına kadar uzanan Nadir Şah; askerî dehası, sert yönetimi ve büyük hedefleriyle 18. yüzyılın en dikkat çekici hükümdarlarından biri haline geldi. Bir çobanın oğlu olarak başlayan hikâyesi, onu İran’ın şahı yaptı. Fakat Nadir Şah’ın hikâyesi yalnızca bir yükseliş hikâyesi değildi. Aynı zamanda savaşlarla büyüyen bir imparatorluğun, mezhep ayrılıklarını aşma arayışının ve sonunda kendi gücünün altında ezilen bir hükümdarın hikâyesiydi.
Nadir Şah Kimdir? Kölelikten İran Şahlığına Uzanan İnanılmaz Hikâyesi
0
Paylaş

Yorumlar kapalı.