Namaz vakitleri —
  • İmsak 00:00
  • Güneş 00:00
  • Öğle 00:00
  • İkindi 00:00
  • Akşam 00:00
  • Yatsı 00:00
  • Sonraki namaza kalan süre
    00
    SAAT
    :
    00
    DAKİKA
    :
    00
    SANİYE

Yargıtay kararı sonrası nafakanın tarihi gündemde

featured
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Türkiye’de nafaka tartışması, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin son kararıyla yeniden gündemde. İstanbul’daki bir boşanma davasında, emekli olan ve düzenli geliri bulunan kadının eski eşiyle gelirinin birbirine yakın olduğu belirtildi. Yerel mahkemenin verdiği yoksulluk nafakası kararı istinaf tarafından onanırken dosyayı inceleyen Yargıtay, kadının ekonomik durumunu dikkate alarak nafaka koşullarının oluşmadığı sonucuna vardı ve kararı bu yönden bozdu. Ancak bugünkü nafakanın hikâyesi bu kararla başlamadı. Hatta “nafaka” kelimesinin kendisi Cumhuriyet dönemine ait bile değil.

ARAPÇA ‘İNFAK’ KÖKÜNDEN

“Nafaka” Arapça infâk kökünden geliyor ve genel anlamıyla harcama, geçindirme, ihtiyaçların karşılanması anlamını taşıyor. İslam hukukunda nafaka, yalnızca boşanma sonrasında ödenen bir para olarak değil, kişinin bakmakla yükümlü olduğu kimselerin temel ihtiyaçlarını karşılaması şeklinde çok daha geniş bir hukukî kavram olarak gelişti. Evlilik devam ettiği sürece kadının yiyecek, içecek, giyecek ve barınma ihtiyaçlarının karşılanması kocanın yükümlülüğü kabul ediliyordu. Evlilik sona erdiğinde ise bazı durumlarda iddet süresince nafaka söz konusu olabiliyordu. Bunun yanında çocuklar, anne-baba ve belirli şartlardaki diğer yakınlar için de nafaka yükümlülükleri bulunuyordu. Dolayısıyla bugünkü “boşanma nafakası” kavramı, tarih boyunca kullanılan nafaka kavramının yalnızca bir bölümünü oluşturuyor.

Nafakanın 100 yıllık hikayesi! Eskiden boşanınca ödenen para değildi - Resim : 1
Bugün kamuoyunda sıkça kullanılan “süresiz nafaka” kavramı, Cumhuriyet’in ilk Medeni Kanunu’nda mevcut değildi.

İLK NAFAKAYI KİM ÖDEDİ?

Tarihte “ilk nafakayı şu kişi ödedi” denilebilecek bir kayıt bulunmuyor. Çünkü nafaka tek bir hukuk sistemi tarafından icat edilmiş bir kurum değil. Aile içinde ekonomik bakım yükümlülüğü, yazılı hukuklardan çok daha eski bir toplumsal uygulama. Eski Mezopotamya’da evlilik, çeyiz ve boşanma halinde malvarlığının ne olacağına ilişkin düzenlemeler bulunuyordu. Hammurabi Kanunları’nda da evlilik bozulduğunda kadının bazı durumlarda çeyizini korumasına ilişkin hükümler vardı.

ROMA HUKUKUNDA DA VAR

Roma hukukunda ise aile, evlilik, çeyiz ve miras ayrıntılı biçimde düzenlenmiş olsa da modern anlamdaki boşanma nafakasının bugünkü karşılığıyla aynı yapıda olmadığı görülüyor. Roma hukukunda çocukların bakımı ve eşler arasındaki boşanma sonrası ekonomik destek, modern hukuk sistemlerindeki kadar merkezi bir kurum değildi. Asıl önemli dönüm noktalarından biri, İslam hukukunda nafakanın ayrıntılı bir hukuk kurumu haline gelmesiydi.

SOFRADAN EV KİRASINA

Osmanlı hukukunda nafaka esas olarak İslam hukukunun kuralları çerçevesinde uygulanıyordu. Kocanın eşinin geçimini sağlaması; yiyecek, giyecek ve konut ihtiyaçlarını karşılaması hukukî bir yükümlülük olarak kabul ediliyordu. Bu yükümlülük, kocanın zengin veya fakir olması gibi ekonomik durumlarla bağlantılı biçimde değerlendiriliyordu. Kadının evlilik sırasında geçiminin sağlanması, boşanma sonrasında belirli şartlarda iddet süresindeki ihtiyaçları ve çocukların bakımı gibi farklı nafaka türleri bulunuyordu.

SAVAŞLAR NAFAKA HUKUKUNU DEĞİŞTİRDİ

Osmanlı’nın son döneminde mesele daha da karmaşık hale geldi. Peş peşe gelen savaşlar, özellikle eşleri cepheye gidip geri dönmeyen kadınları ekonomik ve hukukî bir belirsizliğin içine soktu. Kocası kaybolan fakat öldüğü kesin olarak bilinmeyen kadın, mevcut hukuk düzeni nedeniyle uzun süre evliliğini sona erdiremeyebiliyordu. 1916’da çıkarılan bir düzenlemeyle, kocası altı ay veya daha uzun süre kaybolan ve nafaka bırakmayan kadınlara belirli şartlarla tefrik, yani evliliğin sona erdirilmesini isteme imkânı tanındı.

CUMHURİYET NAFAKAYI YENİDEN TANIMLADI

Cumhuriyet döneminin asıl büyük kırılması 1926’da geldi. Türk Medeni Kanunu’nun kabulüyle birlikte aile hukuku, İsviçre Medeni Kanunu esas alınarak yeniden düzenlendi. Artık nafaka, İslam hukukundaki geleneksel aile yapısından farklı bir medeni hukuk sistemi içerisinde ele alınıyordu. Fakat 1926’daki düzenlemenin en dikkat çekici tarafı, bugün tartışmanın merkezinde bulunan süre meselesiydi. Eski Türk Medeni Kanunu’nun 144. maddesine göre boşanma nedeniyle büyük bir yoksulluğa düşecek eş lehine hükmedilen yoksulluk nafakasının ödeme süresi bir yıl ile sınırlıydı.


En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Yargıtay kararı sonrası nafakanın tarihi gündemde
0

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.

En son tv ile Sohbet Et

En son tv ile Haber Hakkında Sohbet

Yapay zeka asistanı

Yapay zeka yanlış bilgi üretebilir