İsviçre Federal Konseyi, dün Yeni Güvenlik Politikası Stratejisi’ni kabul etti. Rusya-Ukrayna Savaşı, büyük güçler arasındaki rekabet, hibrit tehditler ve kritik ekonomik bağımlılıkları merkeze alan belge, İsviçre’nin önümüzdeki yıllardaki savunma politikasının temelini oluşturacak. Stratejide ülkenin direncinin artırılması, kritik altyapının korunması ve silahlı bir saldırıya karşı askeri kapasitenin güçlendirilmesi üç temel öncelik olarak belirlendi. Toplam 10 hedef ve 46 önlem içeren planın uygulanmasına da başlandı. Rapordaki Türkiye detayı da dikkat çekti.
İSVİÇRE TARAFSIZLIKTAN ÇIKIYOR MU?
Uzmanlara göre yeni strateji İsviçre’nin tarafsızlığını kaldırmıyor ya da ülkenin NATO’ya katılımını da planlamıyor. Ancak Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından İsviçre’nin Avrupa ve NATO ülkeleriyle güvenlik işbirliğinin entegrasyona gitmesi gerektiği yönündeki baskılar ülkedeki en önemli siyasi tartışmalardan biri haline geldi. Federal hükümet, tarafsızlığın uluslararası askeri işbirliğine engel olmadığını savunuyor. İsviçre’nin gerektiğinde başka ülkelerle birlikte savunma yapabilmesi için bunun barış döneminde hazırlanması gerektiğini belirten hükümet, NATO dahil yabancı ortaklarla eğitim ve güvenlik işbirliğini de geliştirmek istiyor. İsviçre’nin tarafsızlığı uluslararası düzeyde 1815’ten beri tanınıyor. Tarafsızlık prensibi 1848’den beri federal sistemin temel unsurlarından birisi durumunda. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın ardından ise Bern, tarafsızlıkla uyumlu uluslararası güvenlik işbirliğine giderek daha fazla yöneldi.
TARAFSIZLIK REFERANDUMU YAPILACAK
Tartışma yalnızca yeni güvenlik stratejisiyle sınırlı da değil. İsviçreliler 27 Eylül’de “Tarafsızlığın Korunması Girişimi” için sandığa gidecek. Teklif kabul edilirse İsviçre’nin tarafsızlığının “sürekli ve silahlı” olduğu anayasada daha katı biçimde düzenlenecek. BM kararları dışında savaşan devletlere ekonomik yaptırım uygulanması da büyük ölçüde yasaklanacak. Yerel yönetimlerin ısrarla talep ettiği bu teklife Federal Konsey ve Parlamento karşı çıkıyor. Hükümetin görüşüne göre daha katı tarafsızlık, İsviçre’nin Avrupa ülkeleriyle güvenlik işbirliğini ve krizlere karşı hareket alanını daraltacak.

TÜRKİYE “BÖLGESEL GÜÇLER” ARASINDA
Yeni güvenlik stratejisindeki dikkat çekici bölümlerden biri de değişen dünya düzenine ilişkin değerlendirme oldu. Belgede Türkiye, Hindistan, Brezilya ve Suudi Arabistan, etkisini artıran “bölgesel güçler” arasında gösterildi. Kamu belgesindeki değerlendirmeye göre bu ülkeler güç hedeflerini genişletirken büyük güçler arasındaki rekabette kendi hareket alanlarını da büyütüyor. Raporda bazı bölgesel güçlerin Çin ile ekonomik ve siyasi ilişkilerini derinleştirirken aynı zamanda ABD ile işbirliğini sürdürdüğü de belirtiliyor. Bu tablo, belgede “giderek daha parçalı ve değişken hale geldiği” ifade edilen uluslararası sistemin temel özelliklerinden biri olarak değerlendiriliyor.
DENGELERİ DEĞİŞTİREN SAVAŞ
İsviçre’nin güvenlik politikasındaki dönüşümün merkezinde ise Rusya-Ukrayna Savaşı bulunuyor. Bern, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısının ardından Avrupa Birliği’nin Moskova’ya yönelik yaptırımlarının büyük bölümünü uygulamaya koydu. Bu karar İsviçre’nin tarafsızlığının sınırları konusunda da merkezi yönetim ve yerel yönetimler arasında ülkede yeni bir tartışma başlattı. Yeni stratejiye göre siber saldırılar, sabotaj, dezenformasyon, kritik altyapıya yönelik tehditler ve Avrupa’daki askeri gerilim, İsviçre açısından doğrudan güvenlik sorunları arasında değerlendiriyor.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
