1. Haberler
  2. GÜNCEL
  3. Yeni Yöntemle Mitokondriyal Hastalıklara Umut: 22 Aileden 8 Bebek Doğdu

Yeni Yöntemle Mitokondriyal Hastalıklara Umut: 22 Aileden 8 Bebek Doğdu

Her 5.000 bebekten biri mitokondriyal hastalıklarla doğarken, Newcastle Üniversitesi'nin geliştirdiği yeni yöntem, sağlıklı çocuk sahibi olmayı mümkün kılıyor.

featured
0
Paylaş

MİTOKONDRİYAL HASTALIKLAR VE ÇIĞIR AÇAN YÖNTEM

Yaklaşık 5.000 bebekten biri mitokondriyal hastalıklarla hayata gözlerini açıyor. Bu durumlar, vücudu enerji yetersizliği ile baş başa bırakıp kalp sorunları, beyin hasarı, nöbetler, körlük, kas zayıflığı ve organ yetmezliği gibi ciddi problemlere yol açabiliyor, hatta bazı bebeklerin doğumdan birkaç gün sonra hayatını kaybetmesine neden olabiliyor. Daha önce bu hastalıklara maruz kalmış çocukları veya aile bireyleri olan çiftler, kendilerinin de risklo olduğunu biliyorlardı. Yaklaşık on yıl önce Newcastle Üniversitesi ve Newcastle upon Tyne Hastaneleri NHS Vakfı tarafından ortaya konan bu yöntem, anne ve babanın yumurtası ile spermini, sağlıklı mitokondrileri olan bir kadından alınan ek bir yumurta ile birleştiriyor. Bu süreç sayesinde, çocuğun DNA’sının büyük bir kısmı ebeveynlerinden gelirken, ikinci kadından yaklaşık %0,1 oranında küçük bir miktar alınmış olur. Bu genetik değişiklik, sonraki nesillere de taşınıyor. Bu yöntem, mitokondriyal hastalık taşıyan annelere sağlıklı çocuk sahibi olabilme fırsatı sunmak amacıyla geliştirilen ileri düzey bir yardımcı üreme tekniğidir. Bilimsel olarak “pronükleer transfer” adıyla bilinen bu süreç, şu şekilde işler: İlk olarak hem biyolojik anneden hem de sağlıklı bağışçı kadından yumurta hücreleri toplanır. Bu iki yumurta ve babadan alınan sperm laboratuvar ortamında döllenir. Döllenme sonrası her iki embriyoda “pronükleus” adı verilen genetik çekirdekler oluşur. Biyolojik anne ve babanın genetik materyali (pronükleus) alınıp, donör kadının sağlıklı mitokondrilerle donatılmış ama çekirdeği çıkarılmış embriyosuna aktarılır. Böylece oluşan embriyo, anne ve babadan aldığı genetik özelliklerle birlikte donör kadından gelen hücre içindeki enerji üretiminden sorumlu mitokondrilere sahip olur. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof. Dr. Murat Arslan

‘MİTOKONDRİLER SADECE ANNEDEN ÇOCUĞA GEÇER’

“Mitokondriler, hücrelerimizin enerji santralleri gibi işlev görür. Yediğimiz besinleri ve soluduğumuz oksijeni kullanarak hücrelerin ihtiyaç duyduğu enerjiyi üretirler. Mitokondrilerin düzgün çalışmaması durumunda, özellikle beyin, kalp, kaslar ve karaciğer gibi yüksek enerji tüketen organlar zarar görebilir. Bu da çocuklarda epilepsi, gelişim geriliği, kas zayıflığı, körlük ve hatta hayatı tehdit eden organ yetmezlikleri ile sonuçlanabilir” diyen Prof. Dr. Murat Arslan, devam etti: “Mitokondriler yalnızca anneden çocuğa geçer. Çünkü döllenme sırasında spermin mitokondrileri yumurtaya aktarılmaz. Böylelikle çocukların tüm mitokondrileri annelerinden miras kalır. Eğer annenin mitokondrileri bozuksa, bu hastalık riski çocuklarına da geçebilir.”

ÜÇ DNA İLE ÇOCUK SAHİBİ OLAN AİLELER

Mahremiyetlerini korumak adına kamuoyuna açıklama yapmayan aileler, Newcastle Doğurganlık Merkezi aracılığıyla isimsiz ifadelerde bulundu. Bir kız çocuğunun annesi, “Yıllarca süren belirsizlikten sonra bu tedavi bize umut verdi ve ardından bebeğimizi kucakladık” diyerek sevincini dile getirirken, bir erkek bebek annesi de “Bu harika gelişim ve aldığımız destek sayesinde küçük ailemizi tamamladık. Mitokondriyal hastalığın oluşturduğu duygusal yük kalktı ve yerini umut, sevinç ve büyük bir minnettarlık aldı” şeklinde hislerini ifade etti.

‘ÖNLEYİCİ BİR YAKLAŞIM OLDUĞU İÇİN ÇOK DEĞERLİ’

“Bebeklerin DNA’sının yaklaşık %0,1’inin donörden alındığı belirtiliyor. Bu küçük miktardaki DNA’nın uzun vadede etkileri olabilir mi?” sorusuna yanıt veren Prof. Dr. Murat Arslan, “Mitokondrilerin DNA’sı, çekirdekteki DNA’ya nazaran çok daha az sayıda gen barındırır. Sadece 37 genlik bir DNA’dan bahsediyoruz ve bunların tamamı enerji üretimi ile ilişkilidir. Bu nedenle çocukların fiziksel görünümü, zekâ düzeyi veya kişilik özellikleri üzerinde herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Ancak enerji metabolizmasını düzenlediği için sağlık üzerinde dolaylı etkileri olabilir. Bu sebeple bu yöntemle doğan bebekler düzenli olarak izlenmekte ve şimdiye kadar elde edilen veriler oldukça olumlu” şeklinde belirtti ve ekledi: “Mitokondriyal hastalıklar hücresel düzeyde, yani temel bir noktada meydana geldiği için tedavisi son derece zordur. Şu ana kadar hastalığın nedenini ortadan kaldıran bir tedavi geliştirilememiştir. Bu nedenle hastalığı önlemek, daha anlamlı bir hale geliyor. İşte bu teknoloji, hastalığı tedavi etmekten ziyade, daha başlangıçta çocuğa bulaşmasını engelleyen önleyici bir yöntem olduğu için çok değerlidir.”

22 AİLE BAŞVURDU, 8 ÇOCUK DOĞDU

New England Journal of Medicine’de yayımlanan iki rapora göre, 22 aile Newcastle Doğurganlık Merkezi’nde bu süreci tamamladı. Sonuç olarak biri ikiz olmak üzere dört erkek ve dört kız çocuğu dünyaya geldi ve bir hamilelik daha devam ediyor. NHS Nadir Mitokondriyal Bozukluklar Yüksek Uzmanlık Servisi Direktörü Prof. Bobby McFarland, “Bu kadar uzun bir bekleyiş ve sonuçlarla ilgili kaygının ardından, bu bebeklerin anne babalarının yüzlerindeki rahatlama ve sevinci görmek, bebeklerin hayatta olması ve normal bir şekilde gelişip büyüdüğünü gözlemlemek harika bir şey” dedi. Bebeklerin tamamı mitokondriyal hastalıktan ari olarak dünyaya geldi ve beklenen gelişimsel aşamalara ulaştı. Bir epilepsi vakası kendiliğinden düzeldi, bir çocukta ise anormal kalp ritmi tespit edilerek başarılı bir tedavi uygulandı. Bu durumların kusurlu mitokondrilerle bağlantılı olmadığı düşünülüyor.

POTANSİYEL RİSKLER VE DEVAM EDEN ARAŞTIRMALAR

Yöntem üzerindeki önemli sorulardan biri, kusurlu mitokondrilerin sağlıklı embriyoya aktarılıp aktarılmayacağı ve bunun sonuçları hakkında. Büyük bir veri setinde, beş vakada hastalıklı mitokondrilerin tespit edilemediği, diğer üç vakada ise kan ve idrar örneklerinde %5 ila %20 arasında kusurlu mitokondri bulunduğu belirlendi. Bu oran, hastalığın sebebi olarak düşünülen %80’in altında. Ancak bu durumun neden ortaya çıktığını ve önlenip önlenemeyeceğini anlamak için daha fazla araştırma yapılması gerekiyor. Newcastle Üniversitesi ve Monash Üniversitesi’nden Prof. Mary Herbert, “Bulgular, umut verici bir zemin hazırlıyor. Ancak, mitokondriyal bağış teknolojilerinin sınırlamalarını daha iyi anlamak amacıyla gerçekleştirilecek araştırmalar, tedavi sonuçlarını daha da iyileştirmek açısından kritik önem taşıyacaktır” şeklinde açıkladı.

İNGİLTERE’NİN ÖNCÜ ROLÜ VE ETİK TARTIŞMALAR

İngiltere, ‘üç kişilik bebek’ bilimini geliştiren ilk ülke olmanın yanı sıra, 2015 yılında Parlamento’da yapılan oylamayla bu tür uygulamalara onay veren yasaları hayata geçiren ilk ülke olmuştur. Mitokondrilerin kendi DNA’larına sahip olması, bu teknolojinin tartışmalara yol açmasına da neden olmuştur. Bazıları, bunun genetik olarak değiştirilmiş ‘tasarım bebeklere’ kapı aralayacağı endişesini dile getirdi.

TÜRKİYE’DE ‘ÜÇ KİŞİLİK BEBEK’ UYGULAMASI VAR MI?

İngiltere’nin bu teknolojiyi bilimsel ve hukuki açıdan ilk hayata geçiren ülke olduğuna işaret eden Prof. Dr. Murat Arslan, şu bilgileri verdi: — 2015 yılında parlamentoda yapılan oylama ile bu yönteme izin verildi ve etik çerçevesi belirlendi. Arkasından Avustralya da benzer bir yasal düzenleme gerçekleştirdi. — Ancak genetik mirasın değiştirilmesi ile ilgili kaygılar nedeniyle bazı ülkelerde etik soru işaretleri oluştu. Çünkü bu teknikle doğan kız çocukları, donör kadınının mitokondrilerini kendi çocuklarına da aktarabilir. Bu durum, kalıcı bir genetik değişiklik anlamına gelir. — Türkiye’de ise şu anda bu yönteme ilişkin özel bir düzenleme bulunmamaktadır. Mevcut ÜYTE (Yardımcı Üreme Teknikleri) yönetmeliği ise donör yumurta ve embriyo kullanımını yasakladığı için bu yöntemin hukuken uygulanması mümkün değildir. Ancak otolog yani kişinin kendi hücrelerinden elde edilen mitokondrilerle yürütülecek araştırmalar, etik kurul onayı ile gerçekleştirilebilir.

ÜÇLÜ DNA İLE TÜP BEBEK ARASINDA NASIL BİR FARK VAR?

SMA gibi bazı hastalıkların önüne geçebileceği bilinen tüp bebek yöntemi, mitokondriyal hastalıkları da önleyebilir mi? Prof. Dr. Murat Arslan, tüp bebek (IVF) tedavisinde genetik hastalık riski taşıyan çiftlerde embriyolara PGT-M adı verilen genetik tarama yöntemi uygulanarak SMA, kistik fibrozis veya talasemi gibi çekirdek DNA’sında bulunan hastalıkların tespit edilebildiğini belirtti. Sağlıklı embriyolar seçilerek rahme transfer edildiğinde, birçok genetik hastalığın önüne geçilebildiği ifade edildi. “Ancak mitokondriyal hastalıkların benzeri görülmemiş bir genetik yapısı vardır. Bu hastalıklar, çekirdek DNA’sında değil, hücrelerin enerji üretim merkezleri olan mitokondrilerin kendine ait DNA’sında (mtDNA) bulunur. Üstelik, mitokondriyal DNA tüm hücrelerde eşit şekilde dağılmadığı için bir hücrede hem sağlıklı hem de hasta mitokondriler aynı anda bulunabilir. Bu duruma heteroplazmi denir.” diyen Arslan aşırı detaylandırarak şöyle devam etti: — Mitokondriyal hastalıklarda, embriyolardan alınan birkaç hücreyle gerçekleştirilen biyopsi, tüm embriyodaki hastalıklı mitokondri oranını doğru şekilde yansıtmayabilir. Ayrıca, günümüzde embriyodan sitoplazmik biyopsi yaparak mitokondrileri analiz etme ve buna göre seçim yapma gibi klinik uygulamaları kabul edilen bir yöntem mevcut değildir. — Bu nedenle mitokondriyal hastalıklar, tüp bebek ve PGT-M gibi geleneksel yöntemlerle güvenli bir biçimde önlenemez. İşte tam bu noktada ‘üç kişilik bebek’ yöntemi devreye girmektedir. — Sağlıklı bağışçıdan elde edilen mitokondriler kullanıldığında, embriyo içinde hastalıklı mitokondri kalmamış olur. Böylece doğacak bebekte bu hastalıkların görünmesi engellenmiş olur.


En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Tepki Ver | Tepki verilmemiş
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.