ABD hükümeti, Güney Afrika’daki beyaz azınlığı gerekçe göstererek Güney Afrika Cumhuriyeti’ne yönelik baskısını yaptırım noktasına kadar getirdi. Dışişleri Bakanı Marco Rubio, beyazlar ve diğer azınlıklara karşı ayrımcı politikalardan sorumlu veya bu politikalara ortak olduğunu düşündükleri Güney Afrikalı yetkililerin vizelerinin iptal edileceğini veya yeni vize başvurularının reddedileceğini açıkladı. Yaptırım uygulanacak isimler ise henüz açıklanmadı. Washington özellikle toprakların bazı koşullarda tazminatsız kamulaştırılmasına izin veren yasayı, siyahların ekonomik hayattaki konumunu güçlendirmeyi amaçlayan pozitif ayrımcılık politikalarını ve beyaz çiftçilere yönelik saldırıları gerekçe gösteriyor. Ancak iddialar kanıtlanabilir olmadığı gibi ülkenin geçmişi nüfusun büyük bölümünü oluşturan siyahilere karşı ayrımcılık ve katliamlarla dolu.
ETNİK AYRIMCI MÜLTECİ PROGRAMI
ABD Başkanı Donald Trump hükümetinin Güney Afrika politikası yeni değil. Trump, 7 Şubat 2025’te imzaladığı başkanlık kararnamesiyle Güney Afrika’ya Amerikan yardımlarının kesilmesini emretti. Aynı kararname, çoğunluğu Hollandalı ve Fransız sömürgecilerin soyundan gelen Afrikanerlerin ABD’ye mülteci olarak yerleştirilmesine öncelik verilmesini istedi. Beyaz Güney Afrikalılar böylece Washington tarafından özel olarak korunan bir grup haline getirildi. Güney Afrika yaklaşık 62 milyon nüfusa sahip ve ülkede yaklaşık 4,5 milyon beyaz yaşıyor. Apartheid rejimi 1994’e kadar siyah çoğunluğu siyasi, ekonomik ve toplumsal haklardan sistemli biçimde dışladı. Bu dönem siyahilerin kitlesel kıyımlara uğradığı ya da cezaevlerine atıldığı karanlık bir dönem olarak da tarih sayfalarına geçti. Trump hükümeti ise bu geçmişi yok sayarak ülkede “beyazlara karşı ırk ayrımcılığı yapıldığını” iddia ediyor.

GAZZE DAVASI DA GERİLİMİN İÇİNDE
Washington ile Pretoria arasındaki kavga yalnızca Güney Afrika’nın iç politikasıyla sınırlı değil. Trump’ın 2025 tarihli Başkanlık Kararnamesinde, Güney Afrika’nın İsrail’i Gazze’de soykırım yapmakla suçlayarak Uluslararası Adalet Divanı’na taşıması da Pretoria’ya karşı alınan önlemlerin gerekçeleri arasında sayıldı. Kararnamede Güney Afrika’nın İran’la ilişkileri de eleştirildi. Trump sonrasında Güney Afrika’yı ABD’deki G20 toplantılarından dışladı ve ülkedeki sağlık programlarına verilen Amerikan yardımını azaltmaya başladı. Washington vize yaptırımlarının da “yalnızca ilk adım” olduğunu ve yeni önlemlerin gelebileceğini söylüyor.
BAŞKA AYRIMCI YAPTIRIMLARI VAR MI?
Trump yönetiminin göç ve vize politikaları onlarca ülkeyi hedef alıyor. 1 Ocak 2026’dan itibaren 19 ülkenin vatandaşlarına vize verilmesi büyük ölçüde durduruldu, 19 ülkeye ise kısmi kısıtlama getirildi. Afganistan, İran, Libya, Somali, Sudan, Suriye ve Yemen tam kısıtlama kapsamındaki ülkeler arasında bulunuyor. Filistin tarafından verilen seyahat belgeleri de yasak kapsamına alındı. Bu ülkelere yönelik yaptırımların gerekçesi ise güvenlik. Güney Afrika politikası ise farklı bir yerde duruyor: Trump yönetimi burada doğrudan belirli bir beyaz etnik topluluğun korunmasını dış politika gerekçesi haline getirdi.
GERÇEĞİ YANSITMAYAN İDDİALAR
Güney Afrika Dışişleri Bakanı Ronald Lamola, Washington’un suçlamalarını reddetti. Lamola, ABD’nin ayrımcı olarak nitelediği politikaların apartheid ve yüzlerce yıllık sömürge yönetiminin yarattığı eşitsizlikleri gidermek amacıyla uygulandığını söyledi. Lamola ayrıca Washington’daki “beyazlara yönelik sistematik zulüm” anlatısının gerçeği yansıtmadığının da altını çizdi.
En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin
Subscribe to get the latest posts sent to your email.
