1. Haberler
  2. Yerel haber
  3. Mustafa AKDEMİR / İMAN, İnsanı insan yapan değer

Mustafa AKDEMİR / İMAN, İnsanı insan yapan değer

featured
0
Paylaş

Bir insanın zengin, ünlü, tanınmış ya da yüksek tahsilli olması; onun ahlâklı, merhametli veya güvenilir biri olacağını garanti etmez. Bu sıralar çok gündemde olan Epstein belgelerinde; devlet başkanları, büyük iş insanları, yatırımcılar ve hukukçular gibi toplumun “elit” kesimi olarak görülen bazı kişilerin; gizli, gayri meşru ve insanlık onurunu zedeleyen fiillere karıştıklarına dair kanıtlar görülmektedir. Bu olaylar, statü ve eğitimin ahlâk için yeterli bir teminat olmadığını açıkça ortaya koymaktadır. Aksine, manevî değerlerden yoksun bir akıl, insanı hayvandan daha tehlikeli bir varlık hâline dahi getirebildiğini ortaya koymaktadır. Bu noktada insanı gerçekten insan yapan temel unsurun iman olduğu gerçeği karşımıza çıkmaktadır.

Aklı gözüne inmiş, maneviyatta körleşmiş bir insan; sahip olduğu zekâyı ve gücü yapıcı değil, yıkıcı bir araç olarak kullanabilir. İmanla terbiye edilmemiş bir akıl, insanı en vahşi hayvanlardan bile daha zararlı bir “tahripçi” hâline getirebilir. 

İnsan fıtratı, imtihan sırrı gereği sınırlandırılmamış duygularla yaratılmıştır. Kader eliyle insanın içine hem güzel huyların hem de kötü eğilimlerin tohumları ekilmiştir. Bu tohumların hangisinin filizleneceği, hangi kaynaktan beslendiğine bağlıdır. Eğer bu tohumlar iman ve hidayet suyuyla beslenirse, hayır ve fazilet ortaya çıkar. Ancak nefsin arzuları bu tohumu suladığında, şer gelişir ve insan giderek “canavarlaşan” bir varlığa dönüşür. Dolayısıyla mesele, duyguların varlığı değil; onları yönlendiren manevi pusulanın olup olmamasıdır.

İman, yalnızca kalpte bir inanç değil; aynı zamanda zihinde sürekli işleyen bir manevî denetim sistemidir. Mümin bir insan günaha niyetlendiği anda, imanındaki bu iç yasakçı ona Allah’ın huzurunda olduğunu, meleklerin her davranışı kaydettiğini ve sonunda hesaba çekileceğini hatırlatır.

Bu bilinç, insanı çoğu zaman kötülükten alıkoyar. Böylece sadece bireysel ahlâk değil; aile düzeni, toplumsal güven ve barış da korunmuş olur.

Dünyevî kanunlar ve hapis korkusu, çoğu zaman yalnızca “yakalanma” endişesi oluşturur. Kendisini gizli kalacağına veya cezadan kurtulacağına inandıran bir kişi, iman yoksa her türlü kötülüğü işlemeye cesaret edebilir. Hukuk, davranışı denetler; iman ise niyeti terbiye eder. Bu yüzden iman olmadan yapılan ahlâkî düzenlemeler, her zaman eksik ve kırılgan kalır.

YAZININ DEVAMI BURADA


En Son Tv sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Tepki Ver | Tepki verilmemiş
0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter

Giriş Yap

En Son Tv ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Uygulamayı Yükle

Uygulamamızı yükleyerek içeriklerimize daha hızlı ve kolay erişim sağlayabilirsiniz.